siir ekle
trsohbet.name Hos geldiniz sitemize katkıda şiir eklemek ve googlede yanınlanmasını istiyorsanız üye olmanız gereklidir. üye olmanız 1 dakıka almıyacaktır artı nasıl şiir atılır resimli anlatım koyacagız sıte yapım asamasında sıtemize ziyaret ettiginiz için tesekür ederiz.
şiir veya fıkra veya hikay ekleyebilirsiniz onun hariçinde s*x alakalı konular eklenmez eklemek için tıklayınız >>> içerik ekle
Nasıl Anlatsam
Aziz’lerin mamur ettiği şehir,
Mamur-atül-aziz’de,
Sıcak bir haziran günü,
Takvim yaprağına düşen.
Anamın gönlü bir gonca gül,
Babamın yüreği şen…
Harput’un boz bayır eteklerinde,
Kenger yiyip,ışgın soyan,
Çelik çomak oynayıp koşan,..
Karadeniz’in hırçın dalgarında,
Hamsi yiyip,haçan çılgınlaşan…
Duygularla hasbihal olup,
Şiirlerle sevişen…
Günün biirinde şiirkolik’le tanışıp,
Biraz daha harman olup pişen.
Toroslar’ın kekik nanesini,
Ciğerlerine çekip hayatla yoğuşan.
Akdeniz’le birlikte sevdalanıp,
Akdeniz’le birlikte coşan…
Ege’nin sergüşest maviliğinde,
Deli dolu biraz daha asileşen,
ve o…
Asi yaşamla kıyasıya boğuşan,
Bir tuhaf sevdalı,
Bir garip gakkoş’um ben..

süper 20 yılönceye gittim
Haziran 28th, 2009 at 21:31GÖZÜMÜN NURU
Doğduğunda yetimdin
Baba şefkati görmedin
Çocuklar sarılırken babalarına
Gözümün nuru ne hissettin?
Yıllar geldi geçti
Bir kez olsun sarılmadın babana
Hastalanıp yattın da
Gözümün nuru kim sabahladı başında?
Altı yaşına basmıştın, öksüz kaldın
Anneler evlatlarını öpüp koklarken
Sen annesiz, sessiz…
Gözümün nuru ne hissettin?
Annesizlik zordur herkes bilir
Boynu bükük olur öksüzün
Yatağına her girdiğinde
Gözümün nuru ne hissettin?
Allah sahiplendi seni bırakmadı kimseye
Çocuklar taşlarken bile Taif’te
Avuçlarını açtın dua ettin Rabbine
Gözümün nuru en sevdiğinden ayrılırken ne hissettin?
Ümmetin için aşkla yanarken
Temmuz 4th, 2009 at 11:58Şefkatinle âleme bakarken
Veda hutbesinde son nasihati yaparken
Gözümün nuru, gözümün nuru ne hissettin?
DUT AĞAÇLARI
Ben şimdi bir kilise mumunun karşısında
Güneşin doğuşunu diliyorum
Saçlarımın sanem duruşlarını eğirirken
İnançlarımın sunağına
Bütünlükten düştüm
Tezat uçurumunda kırıldı bacağım
Topal çıktım yüksek tepelere
Kanatsız yakınlaştım kiliselere
Moshos’um ben
Tımarhane adasından
Ayios Dimitrios Ta Salina’ya kaçtım sonra
Ay
Ve
Su
Ay
Ve
Su
Güzel bir kokuyum şurada
Şurada bir korsan
Savrulup duruyorum
Dut ağacı dallarından
Dut ağacı dallarına
Dengemdir deli aklımda uzayan bu sessizlik
Bir tarafımı diğer tarafımdan duymaya
Göğsümdeki bu oyuk
Bir çan sesinden kalma
Ben şimdi bir kilise mumunun karşısında
Güneşin doğuşunu diliyorum
Ve şahadetini
Memelerimin ucunu
Ve göbeğimin kabarığını sırlayan
Aramızdaki aynanın
Seni kokladığıma
Gözümün damlalarında uzayan
Kırık ışıkları camların
Binlerce soyunağından geçirip dünyanın topal bacağımı
Sözün tanrısına geldim
Ben şimdi bir tek şey
Ben şimdi bir tek şey
Geceden
Ak bir eğiliş istiyorum.
Necla Maraşlı
Temmuz 26th, 2009 at 18:01annemmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm benide allllllllll yanına sensizlik zor
Temmuz 27th, 2009 at 11:33annemmmmmmmmmmm bıraktın yaralı ceylan gibi bir basıma
Temmuz 27th, 2009 at 11:34ZAMANI KOLLUYORUM
Zamanı kolluyorum her an,
Geçen günler ömürden,
Düşündükçe donuyor içimdeki kan,
Sana olan düşkünlüğümden.
Yıllar geldi geçti hep yalan oldu,
Sayılı günler tez geçermiş diyorlar,
Sana olan hasretimden rengim sararıp soldu,
Seven sevdiğine kavuşucunca açarmış diyorlar.
Bırak açmasam da olur senin yanında.
***
Zamanı kolluyorum geçen günler ömürden,
Düşündükçe donuyorum sevgiliye düşkünlüğümden,
Yıllar geçti yalan oldu, sayılı günler talan oldu,
Sana olan hasretimden rengim sararıp soldu.
Ey güzeller güzel Nebi layık olmak sana sana,
Sen ümmetin için yandın, bizler layık olamadık sana.
***
Beni hasır olarak serin ayağının altına.
Her bastığında üzerime; ruhum semaya açılır.
Senin ayağının tozu cennetten daha tatlıdır.
Ey güzeller güzeli efendim,
Layık olabilmek mümkün mü sana,
Sen ki ümmetin için şevkle yandın,
Bizler layık olamadık sana.
Kılavuz belli anlayan yok,
Ağustos 23rd, 2009 at 12:52Gelse de görse o Nebi hâlimizi,
Şefaati hangimiz hak ettik diyebiliriz?
Bizim için üzülmesin o gül kokulu efendimiz.
***
Yıllar geçti yalan oldu, sayılı günler talan oldu,
Sana olan hasretimden rengim sararıp soldu.
Ey güzeller güzel Nebi layık olmak sana sana,
Sen ümmetin için yandın, bizler layık olamadık sana.
KABİRDE YÜZLEŞME
Bütün yaşantım koca bir balonmuş,
Ta ki patlayınca anladım.
Yediklerim, yaptıklarım hepsi yalanmış;
Ta ki kabre konulunca anladım.
Hani evlatlarım, eşim, dostum nerede?
Hepsi bırakıp gittiler beni bu karanlık yerde,
Kim bir mum yakacak şimdi?
Bu kabirde her yer karanlık, zindan gibi.
Kaldım şimdi kabirde tek başıma,
Feryadım karıştı gözyaşıma,
Korkuyorum korkuyorum huzuruna varmaya,
MEDET! MEDET YA RASÜLALLAH!
***
Bütün yaşantım koca bir balonmuş,
Ta ki patlayınca anladım.
Yediklerim, yaptıklarım hepsi yalanmış;
Ta ki kabre konulunca anladım.
Hani evlatlarım, eşim, dostum nerde?
Beni bırakıp gittiler bu karanlık yerde…
***
Ah… çekmek nafile biliyorum.
Dönüş var mı acaba geçmişe?
Sorgu melekleri gelmeden,
Kim tutar elimi kurtarır kabirden?
Hayatım film şeridi gibi geldi karşıma,
Ne ahmak adammışım be!
Her gün binlerce kişi ölürken,
Bana da bir gün sıranın geleceğini bilmeden.
***
Ah… çekmek nafile biliyorum.
Dönüş var mı acaba geçmişe?
Sorgu melekleri gelmeden önce,
Kim tutar elimi benim kabirde?
Hani evlatlarım, eşim, dostum nerde?
Ağustos 23rd, 2009 at 13:08Beni bırakıp gittiler bu karanlık yerde…
Duyğularım sə ndə hə bsdə
Duyğularım sə ndə hə bsdə ,
Hisslə rim sə nə qandallı,
Dilimdə hə srə t nə ğmə si,
İçimdə də rd növbə lə ri…
Baxışların öldürücü,
Eşqin qan davası sonsuz.
Otağım soyuq, boğucu,
Gecə lə r qaldım mə n yalnız.
Hə r gün yazıram sə nə mə n,
Taleyimdə n gileyliyə m.
Göndə rdiyim namə lə rdə
Bir ürə k, bir ox çə kirə m.
Duyğulara qə m qatmayaq,
Sevirə m mə n, inan, sə ni,
Misraların arasında
Sevgin mə hv edibdir mə ni…
(Şeir : yakup icik)
Eylül 13th, 2009 at 18:07(tə rcümə : Sima Ə nnağı, Azə rbaycan)
SOBE
Hiçbir yerdeydim sen geldiğinde bana hiçbir yerden. Hani elimi tutmuştun ya, hani kaçırmıştın beni kendimden. Hani sen vardın bir de seni takip eden peşinden. Hani kaçmıştık her şeyimizden.
Evlerimizin ışıklarının loş hüznünden açıp kapılarımızı yürüdük, bakir bahçelerin bizi bekleyen alacakaranlığında sobelemek için birbirimizi. Yürüdük gizli bahçemize, öpmek için masum bir yalanı “Sobe” diyen dudaklarımızla…
Üstlerimizde kirli elbiseler, yorgun ayakkabılar ayaklarımızda, bacaklarımızda diken yırtıkları, dudaklarımızda sobeyle kilitlediğimiz yürek sesi, başkalarını almadık oyunumuza, bir biz bildik bahçemizi, bir de bahçemiz bizi.
Birbirimizi sobeleyerek yaşadık bu saklambaç oyununda. Hep saklandık, sonra hep yakalandık birbirimize. “Sobe” dedik yalnız duvarlarımıza elimizi vurarak ‘gördüm seni’ birlikte oynadığımız kaçışlarda. “Bir, iki, üç” diye sayarken peş peşe zamanı, kolumuz alnımızda gözlerimiz kapalı, yalnız duvarlarımıza dayadık başımızı, düşündük hep “nerede şimdi?”
Nerede olsan da fark etmezdi ki, aynı oyunun içinde sobeleyecektim seni, belki de benden önce sen beni…
Ben hep sana yakalanmak istedim, seni sobelemek, seni düşünmek. Gözlerimi kapatıp zamanı sayarken… Çünkü bu oyun en güzel seninle oynanırdı. Çünkü bu oyunda oynamak istediğin bendim…
Şimdi düşünüyorum da ne bekliyorduk ki hayattan da sobelerimi çaldın dudaklarımdan.
Işığından ayrılan sessiz gölgem seni çağırdığında ardımdan, yalnız duvarlarıma değil sana yaslanmak istiyordu alnım. O an var ya, tutsaydın gölgemin karanlığından, sobelerim sobelerinde kalırdım…
Ne bekliyorduk ki hayattan.
Necla Maraşlı
(Kitap: Beni Ne Ölümler İstedi de Vermedim)
Ekim 5th, 2009 at 11:36Kiyamet
Bilene ömür kisa olur
gercekler insana dokunur
neden diye hic sormaz kendisine
düsmüs zaten dünyanin derdine
calisiyor gece gündüz durmadan
ölümü yasar hic hatirlamadan
bakan gözler görmez
icindeki nefis hic ölmez
isiten kulak duymaz
bir kerede olsa kurani acip okumaz
dünya kime kalmis bir hatirlasa insan
gercekler elbet yakalar insani olursun pisman
Allah insana kiralik vermis bu bedeni
akil vermis iyi anlamasi icin kendini
ama zamanla unutmus kendi benligini
her yerde zulüm her yerde fitne fesat
neydi acaba yaratilistaki maksat
Allah melekleri ve insanlari kendisine ibadet etsindiye yaratti
bizi dünya dedigimiz evrene birakti
ne oldu bize nerde kaldi din ve iman
herseyi unuttuk bir anda
oku bakalim ne yaziyor Kuranda
Insanlar niye yasar niye ölür
bir nefes kadar kisadir bu ömür
bu dünya fani ahiret baki anlasana
kiyamet yaklasiyor bir baksana
Adem den türemis insanoglu
Kuran gösteriyor bize gercek yolu
gelecek elbet yalanlarin sonu
o zaman görecek herkes hakikati
saklanacak yer kalmadi ne dogu nede bati
uyan artik ac kalp gözünü
unutma Allaha verdigin sözünü
nediyor bize Kuran bir dinle
sana namazda yön olsun kible
kiyamat gününü cekiyorum iple
Allah melekleri ve insanlari kendisine ibadet etsindiye yaratti
bizi dünya dedigimiz evrene birakti
ne oldu bize nerde kaldi din ve iman
herseyi unuttuk bir anda
oku bakalim ne yaziyor Kuranda
Dünya hayati cok kisa ahiret hayati ise sonsuz
böyle kidisin senin icin olumsuz
karardi bir an gecen gündüzün
inanmayanlari kaplar bir hüzün
inan Allaha kara cikmayacak yüzün
hayira kos hic durmadan
zorlu olsada bu yollar
gercegi sonunda anlayacak insanlar
kiyamet günü korkudan donacaklar
Allaha son bir sans diye yalvaracaklar
ama is isten kecmistir
dünya hayiti sona ermistir
kim nereyi hak etmisse oraya girmistir
o yüzden gec olmadan dogru yolu bul
Allaha inan ol sende bir kul
Allah melekleri ve insanlari kendisine ibadet etsindiye yaratti
Kasım 9th, 2009 at 04:48bizi dünya dedigimiz evrene birakti
ne oldu bize nerde kaldi din ve iman
herseyi unuttuk bir anda
oku bakalim ne yaziyor Kuranda
Kurtar Yarab
Aya kalkip yürüdügümde
celme takiyor bana her özgürlügümde
ellerimi actim semaya
yalvardim beni yaradana
kul olduk insanligi satanlara
icimden yine bir feryat seli koptu
esgiden sevenlerim coktu
zor günlerimde hic birisi yanimda yoktu
savastim tek basima bu alemde
sildiler hayellerimi tek kalemde
düsüne vuran cok olur derler
ben düsünce yüzüme bakip güldüler
genc yasimda isyankar ettiler beni
cikamassam bu yoldan yakarim bu bedeni
acilarim hic dinmesede
göz yaslarimi hic silemesemde
dualar bitmez dillerimde
yazdigim anilarim ellerimde
Dertlerim ve cillerim yoldas oldular bana
günahkar bir kul oldum Allahima
ben yanlizken kelmedi kimse yanima
girdiler benim kanima
acimadilar hic gencligime vurdular yerden yere
akan gözyaslarima bile aldirmadilar bir kere
karanlik odalarda isik aradim
bos hayellerle kendimi avuttum
ben bu hayatta anilarimi unuttum
nereye kideyim kime dert yanayim bilmem
nakadarda istesemde kacip gidemem
geride kalan anilarimi silemem
acilarim hic dinmesede
göz yaslarimi hic silemesemde
dualar bitmez dillerimde
yazdigim anilarim ellerimde
Bosa akan terler
kolumu kanadimi kiran eller
bu kaderime bilmem ne derler
sadece insan gibi yasmakdi hayelim
simdik günahlarla yanmakta bu bedenim
benide kendisi gibi etti bu bozuk düzen
sorsam kimdi beni böyle üzen
artik icimde sadece intikam melegi
hic acimadan vurdular gücük bebegi
alin bu canim sizin olsun
alinda doymayan gözleriniz doysun
yeterki cekin elinizi günahsiz kullardan
elbet bir gün sorulacak bunun hesabi sizden
sökemessiniz imanimizi kalbimizden
duman olur ruhum benden ucar
elimden bir melek beni tutar
Allahim sen bizleri bu zalimlerin elinden kurtar
acilarim hic dinmesede
göz yaslarimi hic silemesemde
dualar bitmez dillerimde
yazdigim anilarim ellerimde
yazar :Zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 04:49Bozuk Düzen
Biktim artik bu dert bu cilelerden
cok gördüm sevibde sonra terk edip gidenlerden
gönlüm yoruldu bu yalanci savastan
insanlar zaten kayp etmis bastan
Adem ve Havva yemisler yasak agactan
sonumuz belli olmus zaten ezzelden
dünya sarsiliyor zerzeleden
gülen ve aglayanlar bir arada
asil gercekler yaziyor kuranda
ne okuyan var nede anlayan herkesin akli iki karis havada
insan insani ezermi
mecbur olmassa bir dilenci gibi sokaklarda gezermi
közler kör olmus gönüller zalim
ne dünüm var nede yarinim
gece gündüz bu halimize aglarim
bakin su bozuk düzene
güvenmez artik kimse kendi sözüne
akil fikir dayanmaz bu hale
kimse almaz Kurani kale
Yürüyoruz his düsünmeden bu alemde
siliyoruz bütün gercekleri bir kalemde
insanliga deger veren kalmamis bu dünyada
bizler sanki uyuyoruz hale bir rüyada
elbet bizlerde uyanacagiz bu derin uykudan
o zaman hesap sorulacak insanoglundan
yasarken hic hesap etmedik
hic birbirimizi sevmedik
kan ve cile verdik
öfkeylen kalkan zararla oturur derler
hani nerde insanoglu hani nerde bir birini sevenler
arkamizdan kuyu kazipda biz siz deniz derler
uyan ey insanoglu vakit daraldi
tek kalan bizi Yaradandi
bakin su bozuk düzene
güvenmez artik kimse kendi sözüne
akil fikir dayanmaz bu hale
kimse almaz Kurani kale
Kiyamet kopunca anlariz
kendimizi cehennemde yakariz
gercekleri bir sir gibi saklariz
bir sey olmamis gibi yüz yüze bakariz
anlamak cok zor bu insanoglunu
hic düsünmez ezzelden beri sonunu
yasamak artik cok zor geliyor
para hirsi kaplamis kalpleri
can dayanmaz ölmek istiyor
zaten kimse ölümü düsünmüyor
ahiretten kime söz etmiyor
sanki hersey bos misali
kafarlarini sok muslar kuma
göründe bekliyin kiyamet kopacak cuma
bakin su bozuk düzene
güvenmez artik kimse kendi sözüne
akil fikir dayanmaz bu hale
kimsel almaz Kurani kale
yazar:Zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 04:50Bosa gecen Yillar
Tarihde gizli benim hayatim
bilmem hangi anilarimi anlatayayim
hangi kavgalarimi sayayim
günler seneler nede cabuk geldi gecti
bir rüzgar misali akti gitti gönlümden
ben bir kenarda beklerken anilarim geciyor önümden
zaman gelir gülerdim zaman gelir aglardim
aksamlari ay ve yildizlara bakardim
icimdeki yarayi söylemez hep saklardim
bazen düsünür bazende üzülür
hayata sarilmak deyildi hic niyetim
Allah ne verdiyse derdim kismetim
Allaha hic isyan degil hep sükür ederdim
hep dogru bildigim yoldan giderdim
geride kaldi esgi günler
yalan oldu bütün sözler
yaslandi artik gönüller
Para ve söhret cekmedi ilgimi
Allah esirgemez kimseden rahmatini
ne yapsanda degistiremesin yazilan kaderini
hayata gözünü kapatmadan heseyi birak
uyumadan her gece kendini bir hesaba cek
ne oldum degil ne olacagim de
Allah verir sana bol bereket
sen yeterki sabir et
simdikten ahiret gününü iyi hesap et
dogrulari görüp yanlislari terk et
zaman su gibi akip geciyor
amellerin teker teker yaziliyor
hesap günü hepsine teker teker bakiliyor
o yüzden yasadigin her saniyeyi iyi harca
bak insanoglu oy yüzden yaniyor yillarca
geride kaldi esgi günler
yalan oldu bütün sözler
yaslandi artik gönüller
Bir günlük dünya icin harcama bu ömrü
giden yillari geri ceviremessin
bosa harcadigin ömrü bil sende cekeceksin
Allah bilir belki sende cehenneme gideceksin
bu dünya kime kalmis ki bir bak
es günler geride kaldi anilarini yak
Kurani duvara degil kalbine tak
sana belki hersey bir anlam ifade etmez
insan olmak icin sadece beden yetmez
Allah kendisine ibadet etmeyini sevmez
gecmisinle övünme gelecegin icinde üzülme
esgi günler geride kaldi umutunu kesme yarindan
sen yeterki kul olmayi iste Allahdan
geride kaldi esgi günler
yalan oldu bütün sözler
yaslandi artik gönüller
Yaazr:zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 04:51Islam
Hayata gözünü actin bilmeden
hep agladin hic gülmeden
sen ölürsün kiyameti görmeden
dönüyor dünya hic durmadan
ay ve yildizlar hep bir arada
anlamazmisin hala herseyi Allahdir yaradan
bak son Peygamber cikti magradan
melekler var saginda solunda sen görmesende
yazarlar herseyi sen bilmesende
tutunacak bir dalin olsun
islam olmadan sen hic yoksun
hava karardi aksam oldu ay cikti
bu yalanci dünyada bedenin senden bikti
rüzgar eser yapraklar ucar havada
rahmet kapisi sadece Allahda
seni senden daha iyi bilendir O dünyada
ruhun ve bedenin uyumakta uzun bir rüyada
düsün gündüz gece
dogrulari bul sece sece
Kurani ögren hece hece
Havada kuslar denizde baliklar
at üstünde savasan ordular
sadece islamiyet icin kostular
gel görde simdiki ümmeti ne halde
hersey yalan hepsi sahte
ac kapali olan gözlerini bak semaya
kapilma sende yalanci dünyaya
unutmaki hesapi sorulacak senden
belki utanacaksin kendinden
gel gör hakikati sende saril Allahin ipine
duy ve kulak ver Kuranin Allah Allah diyen sesine
sende bir tas at su naletli seytani gözüne
ezzelden beri bize düsman olan
kandirdi bizi hep yalan dolan
hersey fani tek Allahdir baki kalan
sonunda hersey bitecek cünkü bu dünya bir yalan
düsün gündüz gece
dogrulari bul sece sece
Kurani ögren hece hece
Fitne ve fesatdir bizi bizden ayiran
para ve san söhret icin kendini satan
degersiz seyler icin göz yasi döken
bir hic ugruna ölen
asil islamdir insani insan yapan
sehitlerdir Allah icin toprakta yatan
herseyi yoktan var etti yüce Yaradan
iste budur gercek sözler
ama gör olmus yalan gözler
mahser günü yenikten dirilecek bütün ölüler
teker teker varilacak Allahin huzuruna
bakilacak amelindeki durumuna
o yüzden dikkat et namazina niyazina
ayrilma hic bizaman hak yolundan
yazilsin herseyin sagindan
calis cabala Allah icin
kalmasin kimseye bir nefretin ve kinin
Islam olsun ahirette dinin
düsün gündüz gece
Kasım 9th, 2009 at 04:51dogrulari bul sece sece
Kurani ögren hece hece
Insan
Neden hep yanlis yoldan giderler
insani insan Yapan degerler
dünya tersine dönmüs tersine akiyor seller
bize bu bedeni veren Allah almasinada bilir
bunu bilmeyen sonunda kendini bitirir
anlamaz bosa kürek cektigini
unutmus yaratilis gayesini
tanimaz olur kendi benligini
yasar bu dünyada bir kör mecnun gibi
sadece kendine bakar
cok sikistimi kendini satar
cikmaz sokaklarda kendini yakar
isik olsun sana bu sözler
bedenin Namazi özler
artik gercekleri görsün gözler
cok derine batmadan geri dön
olsun sana kible bir yön
Bizler ruhlar aleminde yasarken
Allaha sen bizim Rabbimizsin derken
basta Ademin yolunu izlerken
ne olduda bize degistik
neden günah kuyusuna girdik
aslimiza dönelim bize yaradani bilelim
yanlis yoldan degil hak yolundan yürüyelim
kendimizi aldatmayi birakalim dogruyu söyleyelim
gercekler eninde sonunda zaten bizi bulacak
Allaha ibadet edini Allah kurtaracak
isyan edenide bu dünya yutacak
ölüm ansizin seni yakalar
gök yüzünde ucan kargalar
seni senden alan yalanlar
nedir gözünü böyle kör eden
sana kiralik verildi bu beden
isik olsun sana bu sözler
bedenin Namazi özler
artik gercekleri görsün gözler
cok derine batmadan geri dön
olsun sana kible bir yön
Sonunu kimse bilemez
hatalar icinde olupda ben dogruyum diyemez
Allahi bilen günahlarin arkasindan gidemez
her yokusun bir inisi vardir
her basin bir sonu vardir
unutma insani insan yapan sabirdir
icindeki nefsi yen
kimseye kaldiramacagi kadar yüklememis Yaradan
son Peygamber cikti Nur dagindan
bizlere Allahin sözlerin anlatiyor Kurandan
sende ac kulaklarin dinle
her sabah kalkma kinle
Allah hepimize versin hidayet
Allah bilir koptu kopacak kiyamet
isik olsun sana bu sözler
Kasım 9th, 2009 at 04:52bedenin Namazi özler
artik gercekleri görsün gözler
cok derine batmadan geri dön
olsun sana kible bir yön
Son Peygamber
Günes ve yildizlar bir arada
3 gün 3 gece bekler magrada
garip bir ses gelir anlamasada
dünya dönmüyor durdu sanki
karanlik cöktü bu evrene
kimseler yok dön bak cevrene
yanliz kaldik bu alemde
yeni bir ufuk acildi sayende
artik saklanmak günah oldu bize
nurun sacildi gönlümüze
seni bekledi bu gözler
hasret bitti geldi artik son Peygamber
isik oldun gönlümüze
rahmet yagdi üzerimize
Kurani verdin ellerimize
sevgi asiladin kalbimize
Herseyi yazdin sil basdan
her sözün gelir Allahdan
basladi cileli yillar
sakli kalmayacak artik sirlar
sana bu sevgi hic bitmeyecek gecsede asirlar
bir sel gibi akiyor ümmetin
sen gönlümüzde yasiyorsun hic ölmedin
düsmanlarina karsi bile bitmedi merhametin
günahlarimiza cektin bir perde
herkes seni bekler medinede
sen bizim icin bir yasam
hasretim bitmiyor senin icin gece gündüz aglasam
sana kavusmak ister bu can
sensiz akmiyor damarimdaki kan
seni anlatiyor bize Kuran
isik oldun gönlümüze
rahmet yagdi üzerimize
Kurani verdin ellerimize
sevgi asiladin kalbimize
Melekler bile zikir eder ismini
kelimeler yetmez seni anlatmaya
selamlar olsun Muhammed Mustafaya
sükür gerek seni bize getirene
bir ay gibi dogdun üzerimize
nur sacdin karanlik gönlümüze
sana bu can olsun feda
gözlerimiz seni bekler bu yolda
imam oldun bütün Peygamberlere Miracda
öksüz kaldik sen gidince
hasret biter elbet cennete girince
akla sen gelirsin Allah Allah deyince
kalbler dayanmaz bu aciya
merhem oldun sen kanayan yaraya
selamlar olsun Muhammed Mustafaya
isik oldun gönlümüze
rahmet yagdi üzerimize
Kurani verdin ellerimize
sevgi asiladin kalbimize
yazar:zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 04:52Kalb Gözü
Kendime hakim olamuyorum
kimseye söyliyemem cok utaniyorum
yanlisi görüp yinede hata isliyorum
her hatadan sonra yeni bir güne umutla bakiyorum
kafamda sorular ve cevaplar takili kaliyor
beni gün ve gün acimadan yakiyor
belki uzak diyarlara gitmem lazim
yeni bir sayfa acmam gerek
yoksa bu halde ne kisim var nede yazim
her gün eriyorum yavas yavas
icimde bir kipirti bir telas
ölsemde bu ugurda bitmeyecek bu savas
izin ver acilsin kalp gözün
Allah Allah olsun her sözün
Yaradan yoktan yaratti
yalanlar günesini kararti
Her yerde kendimi ariyorum
sanki kayp olmusum bu dünyada
gercekleri anlatsamda insanlara
aldirmam bu cileli halime
calisirim gece gündüz demeden dersime
ben böyleyim dünya dönsede tersine
var olan coktu ama onu gören közler yoktu
her canli ölümü görecekse
neden hale bosa gürek cekmek deyiz
neden hala yanlislarin arkasindsan kosmaktdayiz
sonunda hepimiz Yaradanin huzuruna varacagiz
gelin din kardeslerim el ele verelim
bizden olmayanlarida sevelim
düsene vurmak deyil amacimiz
herkese acik olsun sevgi kapimiz
izin ver acilsin kalp gözün
Allah Allah olsun her sözün
Yaradan yoktan yaratti
yalanlar günesini kararti
Gercekleri yalanlarla örtmek dogru deyil
insanlari aldatmak kendini iki kurusa satmak
elbet yalan sözler sahibini bulur
gerceklere deger vermessen zaman gelir unutulur
ne kadarda ugrasanda bosa gider
unutma her yalanin sonu günahla biter
ölümü hatirladikca korkasin
sende elbet bir gün öleceksin
sahte sözlere kendini inandirma
nefes alip verirken
cehenneme girerken Allaha yalvaracaksin
son bir sans daha ver diyeceksin
merak etme yanliz degilsin orda
inandigin insanlardan cehennemde coktu
zaman doldu sesini duyan artik yoktu
izin ver acilsin kalp gözün
Kasım 9th, 2009 at 04:53Allah Allah olsun her sözün
Yaradan yoktan yaratti
yalanlar günesini kararti
Sehir
Yagmur yayiyor bu aksam sehire
icimden acilmak geliyor firtinali denize
kulak verin rüzgarin sesine
bende kapildim bu sehrin yeline
dört mevsim her yerde
bazen kar bazende yagmur arada sirada günes acar
insani hic acimadan harcar
yagmurdan önce gelen kara buluttur
bu sehirde insan hersesyini unutur
sende yok olma bu dünyada
kalk uyan artik rüyadan
anlamasan bile seni yutar
zaman gec olmadan kendini kurtar
isiklar sönüyor yine
göz yaslarimi döktüm bu sehire
uzak durma sende katil bize
bu sehirde gelecek elbet bir gün dize
Hayel kurmak yasak bu sehirde
herseyini kayp edersin ne avucda kalir nede elde
rüzgarin önünde bir yaprak gibi ucarsin
hayellerini yasamadan yakarsin
sevgi beklersin insanlardan
kimse unyandirmaz seni bu kötü rüyadan
umudunu kesersin yalanci dünyadan
bos sokaklarda adim adim gezersin
göz yaslarini gördükce gülersin
bende gectim bu yollardan
biktim artik yalan hayeller kurmaktan
hersey baslamadan biter
seni seviyoruz diyenler teker teker gider
yanliz birakir insani bu sehir
suyundan bile icilmez olmus zehir
isiklar sönüyor yine
göz yaslarimi düktüm bu sehire
uzak durma sende katil bize
bu sehirde gelecek elbet bir gün dize
Feryat basti yine icimi
tutan yokki bos kalan elimi
esgi anilarim gelir bazen aklima
neler geldi bu sehirde basima
yasarken öldürdüler beni
gülerken aglatdilar beni
herseyim varken yok ettiler beni
sakin güvenmeyin bu sehire
insani yutuyor yavas yavas
kurtulmak icin savas savas
kim mutlu olmus ki zaten bak bir cevrene
bozuk düzen hakim olmus sanki bütün evrene
kurtar bizi Yarap
bu sehirde olduk biz harap
kara bulutlar cöktü üzerime
gec kaldim dönemem artik özüme
isiklar sönüyor yine
göz yaslarimi döktüm bu sehire
uzak durma sende katil bize
bu sehirde gelecek elbet bir gün dize
yazar:zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 04:54Yabanci
Yollara düstü bu ayaklar
geride kaldi bütün yalanlar
sonunda sevenlerim bana yabanci kaldilar
yeni bir ufka acildi bu gönül
ne zaman ve nerde yakalar bu ölüm
sonunda geldim bir dört yola verdim biraz mola
nereye gitsem diye sorudum kendime
bir an caresizlik güstü gönlüme
geriye dönemem artik
yabanciyim ben esgi günlerime
nereye gitsem diye düsündüm durdum
yildizlarda anlamaz benim bu halimden
yorgunluk cöktü üstüme
isik oldu günes gündüzüme
sebeb oldu yollar ölümüme
yürü gönlüm uzaklara
düsme sakin tuzaklara
aldirma sana yabanci bakanlara
Yürüyorum uzun ince bir yolda
varamadim hala yolun sonuda
susdum cikmadi agzimdan bir hece
yürüdüm yeni umutlara
aldirmadim bana tuzak kuranlara
yollar siralanmis önüme
kapildim rüzgarin yönüne
durmaz bu ayaklar gider gönlünce
aksam olur yine isiklar sönünce
günler gelir bes bese
yollar bitmez yürürüm gündüz gece
sabret ayaklarim az kaldi
dayan gönlüm dayan
zaten yok senin icin aglayan
yürü gönlüm uzaklara
düsme sakin tuzaklara
aldirma sana yabanci bakanlara
Yeni bir sayfa actim kendime
yagmur yagar üzerime
siril siklap oldum yine aldirmam
yollar zor gelsede mum gibi sönmem
yoluma devam eder geriye asla dönmem
herkes yapanci oldu bana
taniyamadim bir an kimseyi
hor görmeyin üstümdeki yirtik elbiseyi
cok uzun bir yoldan geldim
geldigim yerde hep ezildim
bir yudum sevgiyi cok özledim
icimdeki yarayi hep gizledim
hor görmeyin yabanciyi
sadece sizin deyil gülmek
kaderimde yazilmis bir yabanci olarak ölmek
yürü gönlüm uzaklara
Kasım 9th, 2009 at 04:54düsme sakin tuzaklara
aldirma sana yabanci bakanlara
Musalla Tasi
Hayat beni benden alip gidiyor
felek bana her ayaga kalkip yürüdügümde celme takiyor
kader degil senin hasretin beni yakiyor
bilmiyorum bana böyle ne oluyor
sordum seni benden ellere
isyankar oldum senin sevdigim günlerime
beddua ettim seviyorum deyipte gidenlere
yalan hersey yalan oldu gitti
icimdeki sevgi alevi yanmiyor söndü
tek seni benden ayiran ölümdü
hala hatirlarmisin eski günleri bilmem
sensiz mutlu oluyorum diyemem
ben ölürümde senden baskasini sevemem
asiklar kervani geciyor önümden
senin hayelin koptu gönlümden
korkuyorum sensiz ölümden
zehir bile olsa icerdim elinden
ayirdilar seni benden
kurtulamiyorum artik derten kederden
sevenlerin sonu hep ayni mi olacak
musalla tasimda mecun oldu yazacak
yine sevenlerin göz yasi akacak
Neden niye beni terk edip gittin
beni böyle ucurumlara attin
beni karanlik aksamlara biraktin
hayellerimi yasayamadan yaktin
herseyi unuttum ama seni unutamadim
herseyi yaktim ama senin fotarafini yakamadim
yanlizligi sen gidince anladim
ölmek kurtulus degil benim icin
neydi öfken neydi kinin
neydi seni benden ayiran
kimdi aramiza giren
söyle kimdi beni ucurumlara iten
yarali gönlüme batan bu tiken
hancerledin beni haince arkamdan
senin yalanci sevgindir beni böyle aglatan
acirim senin icin yanan bu gönlüme
inanmam birdaha asiklarin sözüne
ayirdilar seni benden
kurtulamiyorum artik derten kederden
sevenlerin sonu hep ayni mi olacak
musalla tasimda mecun oldu yazacak
yine sevenlerin göz yasi akacak
Asik olmak nekarda zormus bilemedim
seni sonkez görmeden gidemedim
benim degil ellerin olsanda
feryat dolu aglayisimi duymasanda
yinede seni seviyorum
seni musalla tasima bekliyorum
cünkü ben sensiz ölüme gidiyorum
derman kalmadi artik bende
biktim artik yalanci hayattan
gözlerimde yas kalmadi aglamaktan
ne sevenim var nede soranim
nede bas ucumda bir aglayanim
ben bu aciya dayanamam
sana bir yabanci gibi bakamam
senin üzerinde bir beyaz gelinlik
benimde üzerimde beyaz bir kefen
sana mutluluklar dilerim
sen sevmesende ben seni hala severim
kafama bir kursun sikar giderim
ayirdilar seni benden
kurtulamiyorum artik derten kederden
sevenlerin sonu hep ayni mi olacak
musalla tasimda mecun oldu yazacak
yine sevenlerin göz yasi akacak
yazar:Zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 05:02Yalanci Dostlar
Hersey yalanmis anlayamadim
bu dünya yalanmis birakamadim
her dafasinda kendimi aldatmisim farkina varamadim
gözümü kör etmis yalan sözler
benim gibi garipler hic gülmezler
yetim kalan bir cocuk gibi kaldim ortada
yuvasini kayp etmis bir kus gibi ucarim yokluga
yürürüm arkama pakmadan sonsuzluga
kirildim beni benden alan dostlara
haram ettim beni aglatanlara
darildim ümütlerimi calanlara
inanmam artik dostlara
kiymet nedir bilmeyene
seviyorum deyipde sevmeyene
düsene el vermeyenlere
tövbe bir daha inanmam
Sevinirsin bir dost kapisi acilinca
anlamassin seni senden calinca
bir bakarsinki herseyin elinden alinmis
iste beni böyle feryat ettiren dostlara
haram olsun bütün ümitlerimi calanlara
güvendigim daglara kar yagdi
bütün anilarimi sormadan yakti
yalanci dostlarin eline düsürdü beni bu hayat
kimsede degil sadece bende kapahat
kör ettim gözlerimi tutdum yalan elleri
sonunda bos kaldi ellerim hani nerde sevenlerim
düstünmü bir kere vuran cok olur
paran varsa dostunda cok olur
kiymet nedir bilmeyene
seviyorum deyipde sevmeyene
düsene el vermeyenlere
tövbe bir daha inanmam
Hersey para olmus bu dünyada
boynu bükük garipler yürür yolda
para diye tapanlara
insanligi iki kurusa satanlara
dost diye kapimizi actik
kalbimiz temiz hep güvendik
sonunda hep kaybeden yine bizler olduk
inanmam artik birdaha beni sevenlere
seni seviyorum diyenlere
tek basimada kalsamda inanmam
savasirim yanliz basima
birdaha güvenmem dostlarima
sonunda kurtuldum sükür Allahima
kiymet nedir bilmeyene
Kasım 9th, 2009 at 05:05seviyorum deyipde sevmeyene
düsene el vermeyenlere
tövbe bir daha inanmam
Hak yolunda yürümek
Günahlar Bataginda aci ceker bu bedenim
her namazdan sonra semaya acilir ellerim
hesap soracak Yaradan bosa gecen günlerim
cehennem atesinden beni kurtaracak olan iyi amellerim
her gecenin sabahinda bir umutla baslarim hayata
benim bu halime Melekler bile aglamakta
bu bedenim günahlar icinde yanmakta
bir an kurtulmakdir niyetim
böyle bitmemeli benim kaderim
bazen suskun bazende bir rüzgar gibi eserim
aklima gelir iyi ameller islerim
nekadar aci olsadsa gercekler
zaman icinde kayp olan kavimler
günah bataginda yanan bedenler
hic susmasin Allah Allah diyen sesler
Geceler karartsada gündüzümü
hak yolunda tüketirim son gücümü
göze almisim zaten Allah icin ölümü
kör ettim yalanlara gözümü
Tövbe gerek Müslümana
yardim eder Allah garip Kullarina
o zaman cennetin kapisi acilir insana
herseyi yoktan var eden
dogrulari gören yinede yanlislari izleyen
bilmezki aci ceker bu beden
mezara götürecegi sadece 3 metre bir kefen
Allahin yaratma sanati sonzus bir mucize
hidayet versin Allah bu kör olan kalbimize
kurani vermis Hz.Muhammed s.a.v elimize
Allah kelami kelsin diye dilimize
yanlislara karsi savasmak dogrular icinde ölmek gerek
huzuru mahserde Allah sana hakkini verecek
Allahin rizasini gazanmak isteyen cihat edecek
Geceler karartsada gündüzümü
hak yolunda tüketirim son gücümü
göze almisim zaten Allah icin ölümü
kör ettim yalanlara gözümü
Elbet bir gün Kiyamet kopacak buna inanmayanlar olsada
Kurani Kerim Ademoglunu uyarsada
Allahin izniyle yer yerinden oynayacak
inanmayanlar korkudan gücük dilini yutacak
sadece iman edenler kurtulacak
Allah inanmayanlari cehennemde yakacak
sen sen ol hak yolunda yürü
aksam oldu belki göremessin gündüzü
ölmeden önce gel Islama
dört elle saril Kurana
akil yetmez Allahin Nuruna
Allah acir yarattigi kuluna
son ver günahlar icinde gecen günlerine
gel sende katil Hz.Muhammedin Ümmetine
Geceler karartsada gündüzümü
hak yolunda tüketirim son gücümü
göze almisim zaten Allah icin ölümü
kör ettim yalanlara gözümü
yazar:Zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 05:05Es Deli Rüzgar
Kahr olsada bu hayatim
acima gencligime vur bu sineme
alismisim zaten cileye dertlerime
gülsemde dönemem esgi günlerime
döndüm durdum cevremde
yanliz kaldim bu alemde
yazdim hayatimi bir kalemde
garip bir kul yatiyor bu kefende
zaten dogdugum günden beri
sanki kim yasatti beni
cileler dostum olmus dönemem artik geri
es deli rüzgar es
nasil geldiysen öyle es
ses verin bu feryatlarima
bakmayin akan gözyaslarima
es deli rüzgar es
Boynu bükük
dertlerim bu dünyadan büyük
mutluluk nedir bilmem
hep aglar hic gülmem
nedense hic sevilmem
kimsesiz kaldim tek basima
terk etti hep sevenlerim
geride kalan bana dertlerim ve cilelerim
yikilan ümütlerim bos kaldi yine ellerim
herkes güler keyfine bakar
garipler bir köse basinda aglar
bizim bu halimizden kim anlar
utansin beni benden alanlar
es deli rüzgar es
nasil geldiysen öyle es
ses verin bu feryatlarima
bakmayin akan gözyaslarima
es deli rüzgar es
Aldirmam artik dertlere cileye
zaten kimseler aldirmaz bilmem niye
muhtac kalmisim sevilmeye
tek kalsamda bu dünyada hic gülmeyen
tek kalsamda hic sevilmeyen
herkes icin dönen bu dünya ama benim icin dönmeyen
ne olsada düstük bir kere vurmayin beni yerden yere
kurban ettiler beni bu yalanci dünyaya
haram oldu sanki bana gülmek
dilenirim yaradandan ölmeyi
unutmusum zaten gülmeyi
ses verin bu feryatlarima
bakmayin akan gözyaslarima
hayel kurmak bile oldu haram
ben bu aciya daha dayanamam
Alem dört köse olmus gülmekten
bende biktim artik her gün ölmekten
es deli rüzgar es
Kasım 9th, 2009 at 05:06nasil geldiysen öyle es
ses verin bu feryatlarima
bakmayin akan gözyaslarima
es deli rüzgar es
Cekilin Basimdan
Cekilin basimdan gitin ne olur
ben kendi halime kendim yanarim
istemem elimden kimse tutmasin
gelmesin kimse halimi sormasin
benim icin kimse aglamasin
yanliz basima kalir kendim aglarim
sormayin aramayin beni
herseyimi kapy ettim dönemem artik geri
birakin beni tek kalayim
neden niye diye kendime sorayim
ölsemde derdime kimse derman olmasin
kayp olsamda bu alemde
aramayin sormayin bir daha beni
yolumu ben kendim ararim
üzülmeyin kirilsada kollarim
birakin beni kendime
kulak vermeyin cileli sözlerime
derman olmayin dertlerime
Sizene dertlerimden sizene acilarimdan
dertlerimi kendim sararim
bos sokaklarda yanliz aglarim
birakin yanliz kalayim
kullara kulluk etmem kulluk edenide sevmem
ben kendi yolumu kendim ararim
girdim cikmaz sokaklara
birakma beni Yarap kullarin eline
muhtacim tek senin sevgine
her yanim düsman olsada
istemem elimden tutani
yikilsamda cileden istemem bu halime aglayani
birakin beni kendime
kulak vermeyin cileli sözlerime
derman olmayin dertlerime
Insafsiz kullara birakma beni Allahim
icimdeki kederleri kendime saklarim
ates olur dertlerim kindimi yakarim
cekilin basimda gitin ne olur
bir söz söylemeyin bana
üzülmeyin sakin bu halime
alir basimi giderim uzaklara
birakma beni insafsiz kullara
ben kindime yeterim
cilelerim arkadasim olmus severim
kelmeyin sakin yanima
kimseye degil sadece güvenirim Allahima
karismayin benim cileli dünyama
birakin beni kendime
kulak vermeyin cileli sözlerime
derman olmayin dertlerime
yazar:Zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 05:07Sevene sevme denilmez
Hata benim Günah benim
yoldasim olmus dertlerim
zor geliyor sensiz gecen günlerim
terk etti hep sevenlerim
sevene sevme denilmez
aglayana bakip gülünmez
gercekten seven birakip gitmez
atma beni firtinali denize
kapilmisim zaten rüzgarin yeline
düstüm bir zalimin eline
oda beni yerden yere vuruyor
yasli gözlerim her yerde seni ariyor
senin icin bak bir can ölüyor
ilk görüste asik oldum sana
neden gelmessin yanima
saygi duy bu garip askima
Ilk bakis ilk heycan
sevmeyi bilmessen beni nasil anlayacan
beni anlamak icin gözümün icini bakacan
yürürüm gündüz gece yagmurun altinda
unutamadim seni eski anilarimiz hale aklimda
bir duva oldun dilimde
sevgini atamadim sakli kaldi kalbimde
kolay degil herseyi bir anda silip gitmek
kolay olmuyor sensiz bu hayatta gülmek
mutlu oldunmu sonunda eserinle
öldürdün beni kendi elinle
yine sana kirgin deyilim
cünkü senin icin bir avare deyliyim
ilk görüste asik oldum sana
neden gelmessin yanima
saygi duy bu garip askima
Benim degil ellerin oldun
sana olan askimi hice saydin
rüzgarin önüne bir yaprak gibi attin
daglara taslara vursam kendimi
söndüremez kimse sana olan sevgimi
kim tutacak simdik bos kalan ellerimi
geri verin ne olur calmayin benden güzel günlerimi
zaten kayp ettem herseyimi sen gidince
vurdun sineme hic acimadan gönlüce
dünya dönmüyor sen olmayina bana
icinde hicmi sevgi kalmamis
bu dünyada gercek sevmek yalanmis
mecnun degilmiydi leylasin icin kör olan
simdik ise hersey yalan dolan
herkes gülerken ben aglayan
az kaldi gönlüm sen dayan
ilk görüste asik oldum sana
Kasım 9th, 2009 at 05:09neden gelmessin yanima
saygi duy bu garip askima
Göz Yaslarim
Dertlerimle bas basayim
cöllerde gezen bir avareyim
beni soranlara öldü deyin
ne olur bu garip askima gülmeyin
sevmek ne kadarda zormus bilemedim
seni görmeden ölemedim
alir basimi giderim uzaklara
kimseler gelmesin kimseler sormasin
ben zaten kayp etmisim ezzelden
artik yoruldum tutun ellerimden
bir yildiz kaydi gök yüzünden
ben seni sevdim dönmem sözümden
ben bende deyilim
ben senzis neyleyim
aci bu askima izin ver gideyim
Sevenlere soramadim
mecnun olmusum bilemedim
sevgine inandim birakip gidemedim
sen sözünü tutamadin
beni boynu bükük biraktin
sirtimda bicak darbesi
yikildi gönlümün sevda kalesi
beni hic sevmemisin anlayamadim
sevgim kör etmis gözlerimi
gelde duy bu feryatlarimi
neden niye hic acimadinmi bana
gittin arkana dönüp bakmadan
hayati zehir ettin sen bana
askimdan ölüyorum su halime bir baksana
ben bende deyilim
ben senzis neyleyim
aci bu askima izin ver gideyim
Gitmem lazim böyle olmuyor
göz yaslarim dinmiyor
kime yanayim kime anlatayim bu askimi
yildizlarda kayar durmaz yerinde
gidiyorum bir mechule resmin hale ellerimde
sevmeyen sevenin halinden anlamaz
gercek sevmeyen bu aciya dayanamaz
ne söylesem ne yapsam
seni birakip nereye kacsam
aska yenildim
sevdim ama hic sevilmedim
günesin batisini izliyorum baska diyarlarda
senzis yasamak cok üzüyor beni
ben bende deyilim dönemem artik geri
ne soran var nede arayan
dayan gönlüm dayan
tek ben miyim aski icin aglayan
ben bende deyilim
ben senzis neyleyim
aci bu askima izin ver gideyim
yazar:Zül-Karneyn
Kasım 9th, 2009 at 05:42Elveda
Yalanci Baharlara kaldi benim askim
silinimiyor anlimdaki kara yizim
askimdan beyaz oldu siyah sacim
aska yenildim
hep sevdim ama hic sevilmedim
seni gölgenden bile kiskandim
herseyimi feda etmistim senin yolunda
ölümü bile göze almistim ugrunda
neden pirakip gittin sen beni
bu kadar zormu bana geri dönmen
senden baskasini ben sevemem
sen olmassan yasiyorum diyemem
Sen orada ben burada
yem olduk kurta kusa
ayirdi kader ikimizi
duymuyormusun feryat dolu sesimi
Elveda sevdigim elveda herkese
gidiyorum bu aksam bu sehirden
gönlüm kirildi derinden
tutmak isterdim son defa elinden
artik hersey bosa
gönlüm koptu bu diyardan
tat alamiyorum bu yalanci bahardan
yollar uzak kalir sana
isik olmaz günesin bana
aldirmazlar aski icin aglayana
dünyam sanki bir anda bosaldi
bu aci dolu kalbim sana derinden darildi
canimi almak isterim beni Yaradan affetse
bu keder bu ciller ah beni bir terk etse
benim gibi deli mecnunu bir kez sevse
hayellerim bile feryat etmekte bu halime
ates düstü bir gez gönlüme
Sen orada ben burada
yem olduk kurta kusa
ayirdi kader ikimizi
duymuyormusun feryat dolu sesimi
Sevmek sonuda mecnun olmak demekmis
bu askin bu sevdan beni kendine esir etmis
beni sonunda boynu bükük birakmis
bu kadar zalim bukadar duygusuz olmaz bir insan
beni bir anlasan yanima gelip su halime bir baksan
sucum sevmekmis bilemedim
seni son defa görmeden gidemedim
her seven benim gibi aglarmi
her seven sevdiginin arkasindan bakarmi
inanmak istemiyorum görmök istemiyorum
sen dönmessen bana ölmek istiyorum
bu aksam bu sehirden gidiyorum
yürürüm yagmurun altinda
merak etme ölüm haberimi alirsin yakinda
Sen orada ben burada
Kasım 9th, 2009 at 05:43yem olduk kurta kusa
ayirdi kader ikimizi
duymuyormusun feryat dolu sesimi
Osmanli Ordusu
Osmanli Ordusu kusanmis geliyor
havada sessiz bir rüzgar esiyor
at üstünde saha kalkmis Fatih
sürmüs atini denize
kulak verin bu yigit Ordunun sesine
kapilmasin sakin kimse bu Ordunun yeline
sultanlar sultani kanuni
kilavuz etmis Kurani kendisine
korku tanimaz düsman bilmez
garipleri korur hic ezmez
sana karsi kimse kilic kaldirmaz
bu orduyu bizans bile durduramaz
Ey sanli Ordu ey sanli asker
kim sana hancer vuracakmis sasarim
sen benim icimde bir ask hep göz yaslarim
Osmanli Ordusu geliyor
askerlerin hazir olda seni bekliyor
at üstünde cin setine kadar variyor
bu göz bu kalb senin icn agliyor
Zaman geldi artik cik ortaya
namini sal yine dünyaya
dünya sana yine muhtac
sen olmyanica bu gönlüm gezer kacak
elinde tutdugun bu ulu sancak
nerdesin Osmanli gözüm yollarda seni bekler
seni bulmak icin ayagima batsada tikenler
seni bilen seni taniyan
yillardir icimdeki hasretdir aglayan
ilac ol bu kanayan yarama
bin sükür gerek bu Orduyu Yaradana
dilimde sanki bir siir bir dua oldun
diliren seni Allahdan
cikarim gizemli karanliktan
Osmanli Ordusu geliyor
askerlerin hazir olda seni bekliyor
at üstünde cin setine kadar variyor
bu göz bu kalb senin icin agliyor
Peygamber bile Övmüs bu Orduyu
nam salmis dört cihana güzel huyu
kara bulut gibi cök düsmanin üzerine
Allah güzellik vermis senin yüzüne
kapilmayin hemen hüzüne
elbet bir gün bu ordu gelecek
bütün acilar gözyaslari dinecek
Allahdan hak yerini bulacak
kuslar bile sevincten alcak alcak ucacak
cicekler bile göz olup sana bakacak
nerdesin Osmanli gelde dindir bu hasreti
gelde sevindir bu siiri yazan sahsiyeti
Osmanli Ordusu geliyor
Kasım 13th, 2009 at 15:06askerlerin hazir olda seni bekliyor
at üstünde cin setine kadar variyor
bu göz bu kalb senin icin agliyor
Islamiyet dünyaya Hakim olcak
Dünyayi bir anda var eden Allah
bir andada yok etmesinide bilir
güzel olan hersey Allahdan sevilir
güc ve kudret sahibi olan
insanoglunun icinde fitne fesat yalan dolan
günahlar icinde bir yaprak gibi solan
dogrular varken yanlislari izleyen
varmi günahdan korkup ayibini gizleyen
kendini kayp etmis yolunu bilmeyen
kime kalmiski bu yalan dünya
hersey yalan bütünü bir rüya
islami ara, cölde kalan mecnun misali
sevmeyi bilmeyen gönülden yarali
küfre karsi savas
hemen korkup yapma telas
su testisi su yolunda kirilir
islam olmayinca bu can sikilir
cihad eden hemen zindana tikilir
senu kurtaracak din islamdir
Aslinda bizler aciz bir kuluz
islam olmassa biz bu evrende yokuz
sende kurtar kendini bu alemden
sil bütün kötülükleri kalbinden
bazen aglar bazende gülersin sevincinden
uzak dur seytanin kahbe yelinden
karamsar olma sende biliyorsun
elbet bir gün islamiyet dünyaya hakim olcak
heryeri bir anda güzellik sevinc kaplayacak
islamin nur isigi seninde kalbini aydinlatsin
bütün evrende Ezan-i Muhammediye duyacaksin
dilinden Allah kelami
gönlünde Allah selami
bilenler bilmeyenlere söylesin
hepimiz din kardesiyiz
kavaga düvüs kin ve nefretle degil
sevgi sefkat ile gönülleri fet edecegiz
su testisi su yolunda kirilir
islam olmayinca bu can sikilir
cihad eden hemen zindana tikilir
senu kurtaracak din islamdir
Bir birimizi Allah rizasi icn gönülden sevecegiz
kanayan yaralar akan kanlar
bir hic ugruna giden canlar
sonara erecek hepsi islam hakim olunca
korkma sakin az kaldi dayan
senin ceddindir romayi yakan
ufukta zafer vad etmis yaradan
islam gelince bülbül olup ucacaksin havadan
sakin ümidini yitirme
bu yalan dünya cicn kendini bitirme
güzel günler bizi bekler
sen yeterki sabir et Allahu Ekber
su testisi su yolunda kirilir
Kasım 13th, 2009 at 15:07islam olmayinca bu can sikilir
cihad eden hemen zindana tikilir
senu kurtaracak din islamdir
Insanlarin Atasi Adem
Ol dedi ve oldu Adem
insanlarin atasi madem
neden bosa aramaktayiz
neden yanlis sorulardayiz
dogrular varken yine batila gitmek
her insanin heykelini dikmek
sapkin inanclari savunmak neden
konusurlar hep bilmeden
nerden geldigimiz belli zaten
buna inanmayanlardir beni böyle kahr eden
putlarin dili sesi kulagi akli yokken
buna hale inananlar cokken
kiramazlar aci dolu gönlümü
her nefis tatacaktir ölümü
Dile gelecek her söz
atese dönüsdü yanan kös
elbet hakikat ortaya cikacak
inmayanlarida gurur ve kibir yakacak
Asirlardir yikilmadi bu sapik inanc
nedense gercekler aci olur insana duy utanc
uyanin ey Ademogullari anlatin gercekleri
susmayin sakin bana bir bakin
insan olarak bir insan gibi takin
yalan dolan sözleri hemen yakin
Allahin sonzus yaradma gücü belli olmuyormu
yoksa gercekler kaninami dokunuyor
bilin bu sapkin inanc her devirde yok oluryor
basimizda yine bela nedense gitmedi hala
zamani geldi insallah Yaradan yartmis masallah
insani putlastirmak nekadar cahil bir olay
bunu anlamak cok zor deyil aslinda kolay
bedenin sana kiralik verildi
islam karsisinda her yalan yenildi
teker teker tüm putlar yikildi
Dile gelecek her söz
atese dönüsdü yanan kös
elbet hakikat ortaya cikacak
inmayanlarida gurur ve kibir yakacak
Ben bu gidisi böyle izleyemem
evet heykel dikme dogru diyemem
gercekleri kimseden gizleyemem
Yaradan bizlere imtihan dünyasi kurdu
bunu böyle bilmek ve öyle anlamak belki zordu
ama sapitmak bizde yoktu
savasirim tek basima kimseler olmasada
beni ömür boyu zindana tiksalarda
dönmem davamdan ayet okumakdan
yikilmam bu sapik inanca
ayaga kalkarim yikilnca
evet ey insanoglu türedik Adem ve Havvadan
pikmadikmi hala yalan dolandan
bir ayet söyleyeyim size Kurandan
Allah birdir,Allah tekdir esi benzeri yoktur,
düsünen icin gercek ve anlamli coktur
ahirette aglayan gözler
sonu gelmeycek inan bu dava icin ölenler
bende ölmek isterim hak yolunda
bil islam kazanak eninde sonunda
Dile gelecek her söz
Kasım 13th, 2009 at 15:08atese dönüsdü yanan kös
elbet hakikat ortaya cikacak
inmayanlarida gurur ve kibir yakacak
Yuvazis Kuslar
Elimde bir kalem yazar
bu gönlüm garip garip bakar
gözümden yine yaslar akar
yagan kar taneleri beyaz beyaz
durma sair yaz gönlünce yaz
zaten kim anlamiski senin bu halini
kara bulut ufku sarmis dünyani
cökmüs yine bir hüzün icime
isyankar degilim kaderime
amacim sadece kederimi dile getirmek
yalan sözleri kendimce silmek
zamani geldiginde mechule gitmek
sormayin sakin kimdi neden
ölüyorum hasretden aci ceker bu beden
yuvazis kus misali gönlüm
ucuyor belli degil yönüm
gidiyorum uzaklara aldirmam tuzaklara
isyanim beni böyle aglatanlara
Yaz geldi gecti haberim olmadan
hayellerimi calmislar bana sormadan
sorarim kendime nereye gidersin
gün ve gün aci cekersin
seni böyle isyankar yazdiran
herkes gülerken seni aglatan
ne sen sor nede ben anlatayim
izin ver sonu gelmeyen mechule gideyim
hayeli olmayan bir insan düsün
hep karanlik bir zindan yokki gündüzün
beni anlatmaya kelimeler yetmez
cile ve dertlerim arkadasim olmus beni terk etmez
bizim gibi gariplerin cilelerin zaten hic bitmez
yazmakdan baska carem kalmadi
ölürken bile careler ilac olmadi
yuvazis kus misali gönlüm
ucuyor belli degil yönüm
gidiyorum uzaklara aldirmam tuzaklara
isyanim beni böyle aglatanlara
Acimayin hic gencligime vurun sineme
zaten zindan gibi kanlik cöktü gönlüme
umudunu yitirmis bir mecnun var
bem beyaz üzerime yagan kar
en sevdigim firtinali aksamlar bile esmez oldu
acan cicekler bile bana bakarak soldu
dert kar etmez bu yarali gönlüme
es deli rüzgar es bagrima
yok et beni sonum ol küle cevir hayatimi
unutmusum ezzelden yasamanin anlami
göremedim hic günesin sabahini
hayatim hep karanlik geceler
hüzün dolu kalemimde bitmeyen heceler
gidiyorum artik duramam burda
zaten yem olmusuz kurda kusa
yuvazis kus misali gönlüm
Kasım 13th, 2009 at 19:41ucuyor belli degil yönüm
gidiyorum uzaklara aldirmam tuzaklara
isyanim beni böyle aglatanlara
Sevgili siir sevenler ve siir yazarlar,Bu konu cok okunup ve buna karsi savasmamizi gerektiriyor ,yoksa okullarda hala okutulur ve genclerimiz yok olur ve din,kültür ve ahlak dan yoksun olarak yetisir ve yetisiyorda onlarin istedigide bu zaten ve hep kargasa ve siddet ortami yaratmak amac kendi düzenlerini kurmak tabiki sadece ülkemizde degil dünyda bir egemenlik kurmak icin adamlar icimize kadar girmisler biz anlamsakta yavas yavas sizdilar icimize ve hala girmekteler yetistirdikleri insanlari icimize sokup bize ayirmaya kadar savasiyorlar iste busavasin tek nedeni bunlarin sapik görüsleri genclerimiz anlamasada bunlarin cizdigi yola giriyorlar ve kavga basliyor artik bu gidise dur demenin zamani geldi ve geciyor,konuyu biraz düsünmeniz ve her yerde her evde iyi anlatmamiz lazimki bu konu tamamen cökmesi icin yoksa herkes saklanip ve kendini düsünürse bu teori daha cok can yakacak ve bir ülke yokluga sürünür degerlerimizi iyi korumamiz lazim bunun icin yazimi biraz düzeltip ve cogaltip,ilk basdan ayni ola bilir ama cok vahim durumdayiz su an aldirmazsak ilgilenmezsek yarin bizim cocuklarimizda ayni hayataya düse bilir el birligiyle savasmaliyiz o yüzden bir defa daha yayinladim yazimi ve sonuna kadar iyi okunmasini isterim ve sorulariniz varsa bu konu hakkinda bana yaziniz lütfen saygilarimla selamlarim ,simdikten iyi okumalar.
Insanlarin Atasi Adem
Ol dedi ve oldu Adem
insanlarin atasi madem
neden bosa aramaktayiz
neden yanlis sorulardayiz
dogrular varken yine batila gitmek
her insanin heykelini dikmek
sapkin inanclari savunmak neden
konusurlar hep bilmeden
nerden geldigimiz belli zaten
buna inanmayanlardir beni böyle kahr eden
putlarin dili sesi kulagi ve akli yokken
buna hale inananlar cokken
kiramazlar aci dolu gönlümü
her nefis tatacaktir ölümü
Dile gelecek her söz
atese dönüsdü yanan kös
elbet hakikat ortaya cikacak
inanmayanlarida gurur ve kibir yakacak
Asirlardir yikilmadi bu sapik inanc
nedense gercekler aci olur insana sende duy utanc
uyanin ey Ademogullari anlatin gercekleri
susmayin sakin bana bir bakin
insan olarak bir insan gibi takin
yalan dolan sözleri hemen yakin
Allahin sonzus yaradma gücü belli olmuyormu
yoksa gercekler kaninami dokunuyor
bilin bu sapkin inanc her devirde yok oluryor
basimizda yine bela nedense gitmedi hala
zamani geldi insallah Yaradan yartmis masallah
insani putlastirmak nekadar cahil bir olay
bunu anlamak cok zor deyil aslinda kolay
bedenin sana kiralik verildi
islam karsisinda her yalan yenildi
teker teker tüm putlar yikildi
Dile gelecek her söz
atese dönüsdü yanan kös
elbet hakikat ortaya cikacak
inanmayanlarida gurur ve kibir yakacak
Ben bu gidisi böyle izleyemem
evet heykel dikme dogru diyemem
gercekleri kimseden gizleyemem
Yaradan bizlere imtihan dünyasi kurdu
bunu böyle bilmek ve öyle anlamak belki zordu
ama sapitmak bizde yoktu
savasirim tek basima kimseler olmasada
beni ömür boyu zindana tiksalarda
dönmem davamdan ayet okumakdan
yikilmam bu sapik inanca
ayaga kalkarim yikilnca
evet ey insanoglu türedik Adem ve Havvadan
pikmadikmi hala yalan dolandan
bir ayet söyleyeyim size Kurandan
Allah birdir,Allah tekdir esi benzeri yoktur,
düsünen icin gercek ve anlami coktur
ahirette aglayan gözler
sonu gelmeycek inan bu dava icin ölenler
bende ölmek isterim hak yolunda
bil islam kazanacak eninde sonunda
Dile gelecek her söz
atese dönüsdü yanan kös
elbet hakikat ortaya cikacak
inanmayanlarida gurur ve kibir yakacak
isim: Charles Darwin
Kasım 21st, 2009 at 03:41dogum yeri: ingiltere
dogum: 12.02 1809
ölüm tarihi:19.04.1882
Bundan 150 yıl kadar önce Charles Darwin canlılığın nasıl oluştuğu konusunda ortaya mantıksız bir teori attı. Bu teori, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir hikayeden ibaretti. Herşeyin tesadüfen meydana geldiği yanılgısına kapılan Darwin, cansız maddelerin tesadüfen bir araya gelip bir canlı hücresi oluşturduklarını, sonra da bu hücreden diğer canlıların kendi kendine oluştuğunu iddia etmişti. Yani etrafınızda gördüğünüz tüm hayvanların kedilerin, köpeklerin, kuşların, balıkların, tavşanların, karıncaların ve tüm bitkilerin birbirlerinden oluştuklarını sanıyordu. Üstelik, insanlarla maymunların da aynı canlıdan meydana geldiğini söylemişti. Sizin de artık çok iyi bildiğiniz gibi, Darwin’in ve evrimi savunan diğer kişilerin bu iddiaları gerçek değildir. Evrim teorisi bilime her yönden aykırıdır. O dönemin teknolojisindeki gerilik nedeniyle teorinin iddialarına bilimsel olarak yeterli bir cevap verilememiş ve teori bir süre kabul görmüştür. Ama günümüzün teknolojisiyle yıllardır sürdürülen bilimsel araştırmalar, evrim teorisinin bir yalandan ibaret olduğunu, yeryüzünde evrim diye bir olayın yaşanmadığını ispatlamıştır. Bunu idda eden ve bolca kitap yazan kisinin hayatida cok kizemli ve soru isaratleriyle dolu bir hayatini yakindan ele alalim .Kendisi varlikli bir aileden gelen ve babasi bir dinsiz bir Doktor ken ama Annesi inancliydi,yatili okula giderken dersleri kötü oldugundan ders yardimi almakdaydi,gücük yasda ilgisini ceken evrim ,abisinin evde kurdugu kücük ve zamanin kisik teklenojisiyle hayvanlar üzerinde arastirmaya basladilar,ve bir zaman sonra abisi gibi üniversteye medizin okumak icin basladi ama bir zaman sonra ilgisini kayp edince ve okulda derslerde geri kalinca babasi onu manastir sayilan bir okula yazdirdi ve orada okumaya basladi ama ilgisi hep evrim le ilgili konular oldu .Sonunda okulu zar zor bitirerek okuldan cikti ama derslerde basariziz oldugu icin ve ilgisini sadece evrim teorisi cekdiginden ,devam okumadi.Bu aradada eski yunan eski misir ve eski sümerliler teorileri ilgisinide cok cekmisdi ve ilgiyle takip eddi .Evrimi baska üniverstelerde arstirmaya basladi ve kendisine yandas bulmaya amacladi ,tabiki bunda babasinin dinsiz ve dedesininde ayni sekilde olmasi darwini bu yola sanki itmeye zorladi,ve zamanin yetersiz teknolejisiyle gercekleri tam anlayamamisdi bunun üzerine Kanarya adalarina kitmeyi planladi ve ispanyolca ögrenmeye basladi ve 1831 in kis aylarinda yola cikti 1832 in birinci ayinda amerikan bir adasina vardi Salvador da Bahia ve orda arastirmaya basladi ilk basta bitgisel deneyler ve hayvanlar üzerinde arastirmasini yapti ve sene 1832 ci 9 cu ayinda bir fosil ögreni bulmusdu,o da bir kafa tasi sadece tam ne olarak bilinmedi bir fosil örnegini ingiltereye getirdi ve insalara yavasdan yavasdan evrimi anlatmaya basladi tek bir örnkelen kendisi bile tam emin olmayarak evrimi anlatmaya calisdi.Sene1835 kadar amarika kitasini karis karis arastirmaya basladi ve 1835 son aylarinda pasifik okyonusunda Tahiti-ye vardi,.tabiki bu aradada misyoner masonlarla tanismisdi ve hep bilgi alis versindelerdi.Sonunda 1836 da hic birsey elde edemeden ingiltereye geri dönmeye karar verdi. Hemen hemen tüm yer tabakalarini kazarak fosil umuduyla kazmisdi ve yüzlerce isci calisdi ona ramen bir tane bile ewrimi destekleyen bir fosil bulamadi sadece yaninda hayvan iskeleti ve bitkisel dokular almisdi ,ama buldugu sadece zamanin hayvanlari yani asirlar önce yasiyan ve simdiki zamanin Hayvanlarina ayni benezrlikleri tasiyan örnek fosil bulmusdu.Evet ingilterede taninan birisi olmusdu zaten ve mason lar tarafinda desteklenen bir adam haline gelmisdi,ve 1837 de ilk evrim teorisini toplamaya calisdi ,konulari bir biriyle baglamaya ve isbatsiz delillerle kitabini yazmaya basladi.’Bu arada kücük kücük makaleler yazdi buda cok ilgi cekti ve hayran kitlsi artmaya basladi.Evet Darwin 1839 kusinesi ile evlendi ve iki cocugu oldu ,tabiki insanin nasil var olusugunu anlamamkla kalan darwin ,herseyi tesadüflerle anlatmaya basladi,1842 de Londona tasindilar ama hep Hastalik sorunlari baslamisti ,vucudu agrilarla kivranmakdaydi,ve toplaminda 8 cocugu olmusdu.Artik sadece Ewrimle ilgilene bilirdi 1844 de 230 sayfalik bir kitap cikardi Ewrimi anlatan ama hep hastaliklarla savasan ikide bir Kursa kiden yani terapi gören insan haline geldi.hayvanlar ve pitkiler üzerinde durmadan deney yapan darwin bu arada devlet görevlisi olmusdu simdik onun icin daha kolay olacakti evrimi anlatmak ve insanlarin beynini yikamak ve ilk büyük baskisini 1859 da cikardi ve toplaminda 5 tane evrimi anlada baski cikardi. ve 1868 de yalan teorise bir halka daha ekleyerek Insanlarin hasa hasa hayvanda türedigini Anlatan bir kitap cikardi.
simdik onun Evrim teorisi Devlet tarafindan desteklenen ve kabul gören ve avrupada büyük ilgi gören yalan dolan dolu ’Kitaplari yayildi,ve devletlerin okullarda okutulan bir ders haline geldi ve zamanimizda hala okullarda okutulan ve bizim ülkemizdede okutulan buyalan teori,ve 1875 bir 559 sayfalik bir baski daha cikardi ve ogullari tarafindanda desteklenen ve probagandasi yapilan evrim teorisi artik saglam zeminler bulmusdu dünyada,dünyada kitaplari okunmaya ve derslerde mecburi kilinmaya basladi ,tabiki 8 tane evladi olmasi onun icinde büyük bir avantacdi cünkü Darwinden sonra en büyük brobagandayi yaspacak olan onlardi,ve 40 yili askin ewrimi anlatti ve hic bir gercek delil olmadan bunu savundu tabiki misyoner masonlarin desteklemesinle büyük bir rant sagladi,tabiki bu sapik inanci iski yunan ve iski misir ve sümerlilerden esinleyerkten yazdi kitaplarini, ve cok sayida ödül aldi bu sayede.Sonunda 73 yasinda evinde öldü.
Ve sahte iskelet ve eksik kemikleride tamir ederek sonucunda bir evrimi anlatan sahte resimlerinle cizdiler cünkü simdik bile hep ellen cizma resimle anlatmaya calisiyorlar gercek bir Fosil yok hic ama bir Yaradicini oldugunu ispatlayan milyonlarca gercek fosil örnekleri var buna ragmen yapmacik deneylerlen insanlari kandirmaya calisdirlar ve cahil insalari kandira bilmislerdi o zamanin kisitli teknolejisi ile savunduklari teoriyi kimse tam cürütememisti birde masonik devletlerin korumasi aldina girmisti bu sapik teori ve kimsenin cesaret edip karsi koyamadigi kisa zamanda büyük zemin buldu .Malesef cahil insanlarin cok olamsindan kaynaklanan bu sorun 19 yüzyiln ilk ceyreginde cok rant sagladi.Insanlari bir tesadüfe dayanan teorisini kabul ettirdi.Simdik gelelim yazdigi bazi Kitablari biraz anlatmaya ,mesela bir yazisinda demis Darwin;neden hic erwrimi destekleyen fosili bulamamaktayiz eger fosil yoksa buda demektirki benim teorim yanlistir veya su aldinda ve yer yüzünde yasayan hayvanlar var bir saldiri oldugunda kendini nasil sakliyor da düsmani onu fark edemiyor ( kamofilas) dedigimiz sey yapabiliyor bunu kelimelerle anlatamadi bunlarin tesadüflerle anlayatamacagini yazmis kitabinda ve dünyada ki bu mucize sistem nasil olupata hic bozulmadigini anlayamadigini da kitapinda yazmis ve tesadüflerle olmayacagini anlatmis. Insanin Ruh yaspisini hic anlatamadi ve nasil bir sey oldugunu anlayamadi ve hayvandaki ve insandaki göz yapisini tam olarak bilemedi cünkü zamanin kisitli teknelojisiyle bunlari cözmesi imkansizdi ve DNA yida tam bilmeyerek kitaplarini yazdi buna benzer mucize olaylarin hic anlatamadi kitabinda,zaten adam yazmis bu teori cökücek diye neden bu inat hala anlamis degilim ,gercek cok acik ortada önce bir insan kendi bedenine bir baksin ve incelsin ,tesadüfen ortaya gele bilirmi bu beden veya hayvanlarda ve bitkilerde ayni sekilde tesadüfen ortaya hic bir sey cikmaz,düsünün bu ülkeyi bu hale getiren insanlar tesadüfen olmuslar ,hayret dogrusu buna inanmak veya savunmak .Birde insan irklari üzerinde üstünlük oldugunu yazdi yani beyaz ve siyah irkler kendisinin beyaz oldugundan birazda mecbur kaldi beyaz irki üstün görmede ve avrupali irklarinda beyaz oldugundan sonuc belli olmusdu zaten, ve o yüzyilda sencileri köle olarak satin veya kulandilar bunuda bir güzellik gibi yaptilar hic cekinmeden insanlari pazarladilar ,bunu da hep Darwinin kitaplarindan esenlenerek yaptilar ,ama asil karsi oldugu nokta dindi ,dine karsi olan yazilari hayli coktu,ve dinin zararli ve uydurma oldugunu yazdi kitaplarinda ve islamiyeti ve türkleri karaliyan yazilari cikti.Örnek olarak Türklerin barbar ve geri kalmis bir irk oldugunu yazdi amac burda Türkiyeyi bir yok edilmesi bir devlet olarak göstermesidir,adam osmanliyi gücük bir imparatorluk olarak nitelendirdi.Malesef simdiki zamanda ben türküm ve evrim teorisi savunan bir bilim adamiyim diyen cok cahiller var,hic bir gercek kaynagi olmayan teoriyi savunmak nekadarda cahilce ve sapikca cükü 150 yildan beri hep bir arayis icinde oldular ama hic netice alamadan.Okullarda hic gercek bir fosil göremessiniz ewrimi destekleyen,mantik almiyor eger bir fosil veya baska bir sey yoksa nasil oluyorda düynya buna inaniyor tabiki bunda dinsizlik cok büyük bir rol oynuyor.Birkere devlet kanunu olmus bu Ewrim teorisi buna karsi olan ya hemen susuduruluyor veyda okullardan atiliyor ,buna benzer örnekler sayabilirim.Asirlardir bitmeyen bu sapik inanc eski yunan iski misir ve yok olan kavimlerde vardi darwin sadece onlari düsüncelerini birdaha yazip kitap haline getirdi ve masonik devletlerinde desdeginle büyük bir ilgi gördü malesef.Zaten Darwin kendi teorisinin bir gün cöke bilcegini yazmis ve anlamis ama kibir ve gurur ve sapik inanc onu ve ona inanlari yok etti sonunda.Cünkü ewrimle her konuyu anlatamadi ,kendiside bilmekdeydiki,deney yaptigi hayvanlarda ve pitkilerde hep Yaradilisi ispat eden mucizeleri gördü ama nedense bunu anlatmakdan geri kaldi,Allah bilir belki dis ve ic güclerden cekinmiste ola bilir cünkü gercekleri görmemek imkansiz gibi bir sey ,yinede en iyisini Allah bilir.
Bu savas aslinda herseyin Allah tarafindan yaradildigina Inanlarin ve buna karsi savasanlarin kavgasidir,ilk insandan simdiye dek sürmekte bu savas ama su son 15 yilda evrim yavas yavas cökmeye basladi cünkü tesadüfe dayanan bu teori demek istedigi canlilarin bir birinden davam türemesidir ,yani bir sekil den veya bir hücreden baska hücreler olusmus bunuda nasil yapmis sorsan kendileride bilmiyorlar ama inaniyorlar ,ilk yaradilisi hic bir zaman anlatamadilar ,hep dedikleri hücrelerin bir araya geldikleri ve ondan sonra canlilarin türedigi ve bir delil olmadan ve bilimsel kaniti olmadan bunu savunmakdalar ve ilk nasil ve hangi sekil tam basladigini bilmemekle beraber ve son yillarda paktilar is olacak gibi degil simdikte yok mutasyonla ondan sonra yok kristal ve son olarakta ewrimin güclü savunucusu olan Richard Dawkins denilen sözde bilim adami yok ilk hücreleri uzaylilar yapdi ve dünyaya pirakti ve sonrasinda hayvanlar ve bitkiler sonrada insanlart türedi dedi ,artik care kalmadi ne yapsin cahil ,Allah kabul etmemek icin sapitdikca sapitmaya pasladi birde bir tv kanalinda bir evrimciye sordular ilk hücreler nasil basladi adam tam 17 saniye tavani izledi ve soruyu cevapsiz birakti veya tam anlatami ,,simdik hala bu teoriyi savunmak cok aptalca olacak ama iste malesef hala bizim ülkemizde okullrda temel bir ders olarak okutulmaktadir ,insan üzülüyar bizim genclerimizin resmen beyni yikaniyor bunuda aptalca sekillerde yapiyorlar bu gidise dur demin zamani geldi ve coktan geciyor bile,simdik bazi prof,ilim adamlari artik hayvandan türedik demiyorlar sadece mahluk veya isimsiz bir canli diyorlar ee bir kere yenildiler ,isi yokusa sürmekde inatcilar ,bazilarida sadece tarih verir yok milyar yillar önce veya kacamak cevaplar ,ülkemizde su son zamanlarda tv kanallarinda cikan cahil prof bilimciler hala darwinin savunmasini yaparlar elde bir kanit bile olmadan ama az kaldi eger hepimiz bu sapik teoriye karsi elbirligiyle savasirsak bu konu bu ülkede okutulmaz birdaha belki sadec tarih olan bir konu olarak anlatilir ,beraber harekat etmeliyiz insallah
yani yikilmasi an meselesidir insallah.Bu sapik teoriyi savunmak artik utanc verici oldu okullarda,cünkü her yüz yilda bir Allahi Yarratigini savunan insanlar cikar masallah, ve onlara karsi savasan insalarda türer buda dünya imtihanidir kim dogru yolu secerse kurtulusa erenlerdir insallah,ama kim sapik seylerin arkasindan gider ve onu savunursa onlar kayp edenlerdir.Nekadarda ugrassalar ewrim teorisi cökmeye mahkumdur insallah,cükü herseyi sesadüfe ve gercek olmayan deillerle savunmak cok cahilce,darwini savunan cogu bilim adamlarida artik kabul ediyor dogrularu onlarda diyor tesadüfen hic bir varligin olamayacagini ,yani herseyin bir yardani oldugunu cugu bilim adalarida aslinda kapul ediyor ama net kelimelerle anlatmaya cekiniyorlar,simdik evrimin dogurdugu ideolijiler hangileri birazda onlarin üzerinde duralim cünkü cok vahim bir konudur. Ilk basta Komminism,Fasizm,kapitalism,emperyalism,veya sadece insani ön pilanda tutan düsünün bir dini olmayan bir halk ve kültürü kalmayan bir halk ve dini bir hice sayan görüsler punlar,ve buna bezer ufak tefek ideoller türemistir,bunlarin hepsi ama hepsi Dine karsi ve Dini kabul etmeyen Ideolijilerdir,belki ilk bastan tam belli etmezler ama gercek yüzleri zamanla ortaya cikmakdatir cünkü bilindigi gibi 1. dünya savasinin gercek nedeni Komminism,Fasizm,kapitalism,emperyalism di bunu destekleyen olaylar gelisti dünyada,her yerde kan ve zulüm yapildi bu ideollerin arkasina siginarak insanlari dinden uzaklastirip bir ideoleji batagina soktular.,2.dünya savasindada Komminism,Fasizm,kapitalism,emperyalism ayni görüsle kan ve zulum ortami oldu toplaminda 350 milyon dan fazla insanin ölmesine ve milyonlarca insanin sakat ve ülkesiz ayni zamandada kimliksiz ve cocuklarin özürlü kalmasina neden oldu bunlar ap acik görünmekde ve bütün dikdator generallarin kendi yazmis olduklari kataplarda kendi düsünceleri Darwinden esenlenerek uyguladiklarini söylüyorlar hepsi ayni görüsü savundurlar yani üstünlük be dünyada rant yapmak icin döküldü pukadar kan ve sanki bir magrifetmis gibi anlatmak cok cahilce ve sapikca ,insanlardan huzuru neseyi ve öz güvenceyi almisdir bu sapik inanc zamanimizda hala devlet politikasi olan bu ideolijiler hala kan ve zulüm yapmakta dünyanin neresine giderseniz gidin mutsuz ve korkan insanlar coktur ,cünkü mu sapik mantigi destekleyen cok yazar ,sair ,medya ,bilim ve politikacilar oldu mesala ünlü yazar Charls Darwin,Karl Marx ,Richard Dawkins ,Roger Lewin ve bunlar gibi daha nice leri var bu sapik inanci savunmuslardir ve hala cogu yazarlar dis ve ic bu teoriyi savunmakdalar,devlet admalri ve diktator generallar mesala Adolf Hitler,Josef Starlin,Lenin,Moa ve buna benzer sapik düsüncede olan insanlar malesef cok apdalca bir teoriyi savunmakdan geri kalmiyorlar,ülkemizde hala bu diktatorlarin arkasinda yürüyen genclik var bunlar genelikle okullarda ögretiliyor bizim ülkemizde var bazi bilim adami sifadinda gezinip bunlara benzeyen cahiller,yani bu Ideolijinin girdigi ülke,devlet veya kitalar hep zulüm ve kan görmüsdür ve hala görmekde ne yazikki insanlar Allahi kabul etmemek icin bu ideoleji arkasina siginip dine karsi savasirlar,bizim ülkemizde savasin bitmeme nedenide bu Ideolejilerdir malesef mesale Pkk Kommunist bir örgütlenme ve yandas ögütlerde ayni hepsi bu egitimden gecerler sözde esitlik isdeyen bu mantik hep kan ve siddete dayali iste du teoriye inanlarin beyni yikaniliyor ve neyaptigini bilmeyen bir insan oluyor ,ülkemizde bilhassa ünüvesitede okutulan konular hep sapik teoriyi savunulardir ve dinden uzak ,kütürden yoksun ve ahlaki degeri olmayan bir halk istiyor bu ewrim teorisi.,cünkü bu mantik diyorki ,Tes ve Anti tes ve sonucunda Sentes sonra bir daha Tes ona karsi yenikten bir Anti tes daha ve bu sistem bir sark gibi dönmekde yani kavga ve siddetin sonu gelmez demek istiyorlar ama bunu bizim anlayacagimiz dilde degilde karmasik bir dilde söylüyorlar haa cünkü eher benim söyledigim gibi söyleseler zaten herkes anlaycak neyin ne oldugunu o zamanda hersey huzur ve güzellik olacak ama amac seytana asker olmak gibi bir sey ve kavganin ne basi belli nede sonu cünkü bu sapik mantik bunu istiyor ,kimse anlamasin kimse sormasin ama durmadan kavga halinde olsunlar bunu bilin nezaman ki Din geri plana itildiginde hemen kavga ve siddet ortami doguyor yani cünkü din 3 ve ya 4 cü plana atildginda ve irk dil ve millet sayacagimiz katogoriler ön veya ilk plana alindiginda gördükki gavga ve siddet ortami doguyor cünkü evrim teorisi bunu istiyor zaten yani insalar irg ayrimi ve dil ayrimi gibi siddete dayali yazilarindan anlaya biliriz ve öylede oldu tabiki sadece onun yazdigi kitaplar olmadi baska ewrim teorisi savuna kisilerin kitaplarida sebeb oldu bu cehalete ama insallah bu sapik inanc bu yüz yilda tamamen cökecek ve sonu geldi insallah .
Insallah baska konularida baska bir zaman da yakindan inceleriz ,hatam olduysa Hakkinizi helal ediniz insallah,
sagilarimla selamlar,
bendeniz Zül-Karneyn
Kurban Bayrami
Kurban Bayrami
Bugün Kurban Bayrami
Kuran okunur Aksamlari
Öpülür büyüklerin Elleri
Unutdurur Dert ve Kavgalari
Baristirir Küs Kalanlari
Bugün Kurban Bayrami
Kurban Namazina Gidilir
Kurban Kurban gibi Kesilir
Kesmeden önce Euzü Besmele Cekilir
Kendinden Önce Komsuna Verilir
Garip,Yetim kim varsa hepsine Yedirilir
sonrda Allaha hamd ile Sükür edilir
Hz.Ibrahim adak adamis Hz.Ismaili
Allah Bir Kurban ile göndermis Cebraili
Allah Allah diye getirmisler Tek Biri
Allah kabul etmis dua eden Dilleri
Allah diyerek kesmis Kurnabani Elleri
Bayram,Bayram gibi Kutlanir
Düsmaninda olsa Selami Alinir
Allah icin Barisilir
Kalblerde Allah sevgisi Ekilir
Buda Allahin bir Farzidir
Hersey Allahdan Sevilir
Allah bizi bizden daha iyi Bilir
Peygamberimizi örnek Alalim
Allah icin Kurban Bakalim
Kalblerde yanmayan sevgiyi Yakalim
Herkese nese ve sevgiyle Bakalim
Gönüllere Allah askini Asiyalim
Zül-Karneyn Osmanli
Kasım 29th, 2009 at 08:23Evrim teorisi ve Yalanlari
Evrim teorisi söz konusu olduğunda pek çok kişi, bunun, bilimsel bir mesele olduğunu ve bilim adamları kadar bilgi sahibi olmayanların Darwinizm’i anlamalarının imkansız, üzerinde tartışmalarının da yersiz olduğunu zanneder. Nitekim Darwinistler de bu yanlış düşünceyi teşvik etmek için, Latince kelimeler ve halkın geneli tarafından bilinmeyen bilimsel terimler kullanır, karmaşık anlatımlar yapar, sık sık demagojiye başvurur ve içi boş sloganlar kullanarak bilimsel bir konudan bahsediyorlarmış izlenimi uyandırırlar.
Oysa Darwinizm’in temel iddiası tamamen bilim dışıdır ve bu iddiadaki mantık sefaleti, ilkokul çağındaki çocukların dahi anlayabileceği kadar açıktır. Sözde ilkel dünya ortamında, çamurlu bir su birikintisinin içinde, nasıl olduğu asla açıklanamayan bir şekilde ilk hücre meydana gelmiş, daha sonra tesadüfler bu hücreden hayvanları, bitkileri, insanları ve medeniyetleri meydana getirmiştir. Yani tüm insanlık ve medeniyet, bütün bitki ve hayvan alemi, sözde, bol miktarda çamur, uzun zaman ve bol bol tesadüfün eseridir.
Açıkça bir mantık çöküntüsü içinde olan Darwinistlere göre, her biri şuursuz olan bu maddeler, akıl ve vicdan sahibi, düşünen, seven, merhamet eden, muhakeme yeteneğine sahip, tablolar ve heykeller yapan, senfoniler besteleyen, romanlar yazan, gökdelenler inşa eden, atom reaktörleri kuran, hastalıkların sebebini bulan ve şifaya vesile olacak ilaçlar üreten, siyaseti yönlendiren insanları meydana getirmiştir. Yeterince zaman geçince, çamurlu suyun içinden tesadüfler sonucunda, aslanlar, kaplanlar, tavşanlar, geyikler, filler, kediler, köpekler, kelebekler, sinekler, timsahlar, balıklar, kuşlar çıkmıştır.
Yine aynı çamurdan, birbirinden farklı koku ve lezzetleriyle çeşit çeşit meyveler ve sebzeler, portakallar, çilekler, muzlar, elmalar, üzümler, domatesler, biberler; eşsiz görünümleriyle çiçekler ve diğer bitkiler çıkmıştır. Kısaca, Charles Darwin’den bugüne sayısız evrimci makalede, kitapta, filmde, gazete haberlerinde, dergi yazılarında, televizyon programlarında anlatılan masal, bataklığın içinden tesadüfen ortaya çıkan canlılığın senaryosundan ibarettir. Yani, siz bir Darwiniste ‘Bu medeniyet nasıl oluştu? ‘, ‘Bu kadar farklı canlı türü nasıl meydana geldi? ‘, ‘İnsan nasıl var oldu? ‘ gibi sorular yönelttiğinizde, size vereceği cevabın özü şudur: Tesadüfler, bir bataklığın içinden tüm bu sayılanları, zaman içinde meydana getirdi.
Kuşkusuz böyle bir hikayeye inanabilmek için ya akıl zayıflığı içinde olmak ya da kavrama ve düşünme yeteneğinden tamamen yoksun olmak gerekir. Ama asıl şaşırtıcı olan, böylesine akıl ve mantık dışı bir teorinin yıllar boyunca destek görmesi, bilimsellik kılıfı altına gizlenerek sürekli telkin edilmesidir.
19. yüzyılın ilkel koşulları altında ortaya atılan evrim teorisinin, gelişen bilim ve teknolojinin bulgularıyla geçersizliği ispatlanmış, Darwin’in iddialarının hiçbir gerçekliği olmadığı görülmüştür. Evrim sürecinin mekanizmaları olarak öne sürülen doğal seleksiyon ve mutasyonların, Darwinistlerin ön gördüğü gibi bir etkisi olmadığı, yani yeni canlı türleri meydana getirmelerinin imkansız olduğu anlaşılmıştır.
Darwinizm’e asıl darbeyi vuran ise fosil bulguları olmuştur. Darwin’in iddiasına göre, bütün farklı canlı türleri sözde tek bir ilkel atadan meydana gelmişti. Bu iddianın ispatlanabilmesi içinse, canlı tarihinin önemli bir belgesi olan fosil kayıtlarında, bu sözde ilkel atayı ve bu hayali atadan türlerin nasıl geliştiğini gösteren izler olmalıydı. Örneğin, eğer tüm memeliler evrimcilerin iddia ettiği gibi sürüngenlerden türemişlerse, mutlaka yarı sürüngen yarı memeli bir canlıya ait fosilin bulunması gerekiyordu. Yapılan araştırmalarda, pek çok canlı türüne ait, milyonlarca fosil elde edildi. Ancak canlı türleri arasında geçiş olduğunu gösteren bir tane dahi fosil bulunamadı. Bulunan tüm fosiller, canlıların sahip oldukları tüm özelliklerle eksiksiz olarak bir anda ortaya çıktıklarını, yani yaratıldıklarını göstermekteydi.
Bu gerçek karşısında evrimciler, çeşitli yalanlara başvurdular. Paleontolojinin yüz karası olarak kabul edilen fosil sahtekarlıkları yaptılar. Soyu tükenmiş bazı canlılara ait fosiller üzerinde oynamalar yaparak, çeşitli senaryolar öne sürerek insanları aldatmaya çalıştılar. Bu senaryoların en ünlülerinden biri ‘atın evrimi’ hikayesidir. Bu senaryo, Hindistan, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da değişik zamanlarda yaşamış, farklı türlerdeki canlılara ait fosillerin evrimcilerin hayal güçleri doğrultusunda küçükten büyüğe doğru dizilmesiyle oluşturulan şemalarla ortaya atılmıştır. Değişik araştırmacıların öne sürdükleri 20′den fazla değişik atın evrimi şeması vardır. Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları hakkında evrimciler arasında da görüş birliği yoktur. Bu sıralamalardaki tek ortak nokta, 55 milyon yıl önceki Eosen döneminde (54 – 37 milyon yıl) yaşamış Eohippus (Hyracotherium) adlı köpek benzeri bir canlının sözde atın ilk atası olduğuna inanılmasıdır. Oysa atın milyonlarca yıl önce yok olmuş atası olarak sunulan Eohippus, halen Afrika’da yaşayan ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği olmayan Hyrax isimli hayvanın hemen hemen aynısıdır. Üstelik, Eohippus ile aynı katmanda, günümüzde yaşayan at cinslerinin de (Equus nevadensis ve Equus occidentalis) fosillerinin bulunduğu tespit edilmiştir. (Francis Hitching, The Neck of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong, New York: Ticknor and Fields, 1982, s.30-31) Bu, günümüzdeki at ile onun sözde atasının aynı zamanda yaşadığını göstermektedir ki, atın evrimi denen sürecin hiçbir zaman yaşanmadığının kanıtıdır.
Evrimciler tarafından ortaya atılan ‘at serisinin’ uğradığı akıbet, kuşların, balıkların, sürüngenlerin ve memelilerin, kısaca tüm canlı türlerinin, hayali ortak ataları ve sözde evrimsel soy ağaçları için de geçerlidir. Bugüne kadar, herhangi bir canlı türünün atası olarak gösterilen fosillerin tamamının, ya soyu tükenmiş bir canlıya ait olduğu anlaşılmış ya da evrimcilerin fosil üzerinde oynama yaptıkları ortaya çıkmıştır.
Darwinizm, dünya tarihinin en kapsamlı ve en hayret verici aldatmacası olarak tarihe geçmiştir. Milyarlarca insanın adeta hipnoza girmiş gibi bu aldatmacaya kapılmış olması, tüm mantık dışı iddialarına rağmen Darwinizm’den etkilenmesi ise aslında mucizevi bir durumdur. Bugüne kadar evrim teorisine dünya genelinde verilen destek ve bu masalın böylesine kabul görmesi, şeytanın insanlığa bir oyunudur. Şeytan, büyük bir kitleyi Darwinizm’i öne sürerek yönlendirmektedir.
Çok yakın tarihe kadar, kimse şeytanın bu oyununu bozmaya, insanlara gerçeği göstermeye cesaret edememiştir. Ancak içinde bulunduğumuz yüzyılda şeytanın bu oyunu, artık tamamen bozulmuştur. Bu aldatmacanın cevabı çok detaylı olarak anlatılmış, toplumlar bu konuda tam anlamıyla bilinçlenmiştir. Allah’ın izniyle, Darwinizm’in çöküşü, durdurulması mümkün olmayan bir noktaya gelmiştir. Nitekim, Darwinist dünya imparatorluğunda yaşanan paniğin asıl sebebi de budur.
Evet dünyadaki gelisen cogu olumzuluklar hep tek bir nedeni var buda Allahi inkar etmekdir,insanlari cogu Allahin inkar etmek icin bu Sapik Ewrim teorisi savunurlar,
bunada Bilim derler.Insanlari yanlis bir yola sokmak icin elinden geleni yaparlar,ve sonucunda bu Evrim teorisinden dogan ideolojiler hep Dine karsi olmuslardir,yani Dini kabul etmez bu Sapik inanc o yüzdende milyonlarca insan kat edildi,cünkü bu teorinin arkasina siginarak hep insanlari kullandilar.Ama artik insallah bu teorininde sonu geldi ve gelmeside lazim.
Saygilarimla selamlar
Zül-Karneyn Osmanli
Aralık 1st, 2009 at 05:42Zannetme senden başkasını sevdim
Evham yapıp havalara girdim
Yükseklerde ucmam tek başıma
Neler hissediyorum hasretinle ölürken
O unuttugumuz günlerin üzüntüsü icimde
Ne olduysa bana aşkımdan oldu
Esaret icinde beklerken seni
Canan sen halimi anlamazmısın
O unuttugumuz günlerin üzüntüsü icimde
NECO İLE ZEYNOYA MUTLULUKLAR DİLEKERİMLE
Aralık 9th, 2009 at 00:18ÖZNUR&KENAN ARSLANOGLU
EVRİM TEORİSİ,19.YÜZYILIN BİLİM SEVİYESİNİ YANSITAN KÖHNE BİR TEORİDİR
Geçmiş asırların ilkel teknolojisi ve kısıtlı bilimsel verileriyle ortaya atılmış pek çok varsayım, bugünün gelişen ve ilerleyen bilimi sayesinde artık tamamen çökmüştür. Darwin’in köhne teorisi de bunlardan biridir.
Darwin dönemi, her türlü teknik araç ve gereçten mahrum bulunulan, bugün kullandığımız en basit teknolojik aletlerin bile varolmadığı ve ilkel şartların hakim olduğu bir dönemdir. Darwin’in teorisini ortaya attığı yıllarda (1859) o zamanın bilim adamlarının çalışma ortamları basit birer atelye seviyesinde idi. Araştırmacılar; pergel, pusula, termometre benzeri basit araçlar kullanarak doğada olup biteni anlamaya çalışıyorlardı. Elektron mikroskobu henüz icat edilmemişti. Hatta değil elektron mikroskobu, insanlık henüz buzdolabı (1938) , telefon (1876) , daktilo (1867) ve hatta tükenmez kalemle (1863) bile tanışmamıştı. Teknolojiden böylesine yoksun bir ortamda çalışan bilim adamları, hayatın hücre seviyesindeki kompleksliği hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı. Darwinizm döneminde, bilimsel olanaklar o kadar geri, cahillik o kadar yaygındı ki;
1. Canlı hücre, içi su dolu bir torbadan ibaret, basit bir yapı zannediliyordu.
2. Bilim adamları, hücrenin kompleks yapısından ve DNA’nın varlığından haberdar değillerdi.
3. Yaşamın devamını mümkün kılan ve her biri mükemmel birer tasarımın eseri olan moleküler mekanizmalar tanınmıyordu.
4. Yaşamın, ciltler dolusu ansiklopediyi dolduracak miktarda bilgiye dayandığı bilinmiyordu.
5. Anormal doğan bebekler, annelerinin doğum sırasında kapıldığı korkuların sonucu zannediliyordu.
6. Bir bölgede toprağın sabanla sürülmesinin, o bölgede iklimi değiştireceğine inanılıyordu.
7. Uzayı renksiz bir sıvı olan eterin kapladığı düşünülüyordu.
8. Birkaç nesil kolları kesilen insanların, çocuklarının bir süre sonra kolsuz doğacağına inanılıyordu.
Darwinizm’in ortaya çıktığı bu ilkel bilim ortamı, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlanan bilimsel bulgularla son buldu. Elektron mikroskobunun ve ışınlı tarama cihazlarının geliştirilmesiyle birlikte, bilim adamları yaşamı çok yakından inceleme imkanı buldular. Hücrenin kompleks yapısının, sahip olduğu hücre zarı, mitekondri gibi sistemlerin tesadüflerle oluşamayacağı anlaşıldı. Yaşamın yüklü miktarda genetik bilgiye ve indirgenemez komplekslikte moleküler mekanizmalara dayandığını ortaya konuldu. Bilim adamları, yaşamın temelinde DNA isimli molekülün bulunduğunu keşfettiler. Bu molekül, dünyanın en gelişmiş veri saklama sistemlerinden daha mükemmel özelliklere sahipti. Hem bedenin yapısına ait bilgiyi saklayabiliyor, hem de bu bilgiyi bir ‘bilgisayar’ gibi işleyebiliyordu. İnsanın tek bir hücresindeki DNA molekülünün, 50 ciltlik ansiklopedi setinin saklayabileceği miktarda bilgiyi saklayabileceği hesaplandı. Modern bilimin deney ve gözlemleri karşısında Darwinizm’in büyük bir yanılgı olduğu ortaya çıktı.
Biyomatematik alanında yapılan hesaplamalar, yaşamın bu kompleks yapısının tesadüflerle bir araya gelme ihtimalinin ’0′ olduğunu kanıtladı. Mikrobiyoloji, viroloji, genetik, moleküler biyoloji, biyokimya gibi yepyeni bilim dalları, doğada apaçık bir tasarım bulunduğunu ortaya koydu. Paleontoloji bilimi de, fosil kayıtlarında evrim teorisinin varsaydığı ara geçiş formlarından eser bulunmadığını ortaya koyarak Darwinizm’e ölümcül darbeyi vurdu. Türlerin yeryüzünde bulundukları milyonlarca yıl boyunca hiçbir evrimleşme yaşamadıkları ve kusursuz beden yapılarıyla aniden ortaya çıktıkları kanıtlandı.
Böylece modern bilim, Yüce Allah’ın tüm canlıları yoktan varettiğini doğrulamış oldu.
Zül-Karneyn Osmanli
Aralık 13th, 2009 at 15:55http://kiyametz.blogcu.com
Darwinist ,Materialist düsüncenin Sonu
Deccali sistem olan masonluk, dünya çapında kendince sinsi bir oyun oynamıştır. Müslümanları, Hıristiyanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Hıristiyanları da Müslümanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Samimi dindarları birbirine düşürüp, iki dindar kesimi karşı karşıya getirip, onları birbirinden şüphelenen, birbiriyle mücadele eden iki karşı grup gibi göstermiştir. Deccal, bunu yaparken, her iki tarafın samimi dindar kesimini bu yolla ezmeyi, onların güçlerini kırmayı amaçlamıştır. Bu, deccalin, İMAN EDENLERE KARŞI FİKRİ MÜCADELESİNDE, TELKİN GÜCÜYLE, SİNSİCE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BİR KOMPLODUR.
Masonlar, bu sinsi oyunun bir parçası olarak, Hıristiyanlara diğer inananlarla mücadeleyi, şevk ve heyecanla yapılan kutsal bir mücadele görünümünde göstermiş ve böylelikle Hıristiyanları da bu mücadelenin içine sokmuştur. Hıristiyanlar, bu sinsi oyun sonucunda, , deccal sistemi ile mücadele edeceklerine Müslümanlarla mücadeleye yönelmişlerdir. Deccal ise; Allah’a, Peygamberlere, cennet ve cehheneme gönülden inanan insanları birbirine düşürürken, aynı anda kendi şeytani faaliyetlerini devam ettirmek için fırsat bulmuştur. İnsanlar deccali sistemin etkisiyle Allah inancından uzaklaşmışlar, ATEİZM TÜM DÜNYAYA YAYILMIŞTIR. Deccal, her iki dinin de taraftarlarını baskı altına alıp, Darwinizm, faşizm, komünizm gibi Allah inancına karşı zulüm sistemlerini süratle geliştirmiştir. İki dinin taraftarları birbirleriyle suni bir kuşku içine düşmüşken, masonluk, bu komplo neticesinde gitgide güçlenme imkanı bulmuştur.
Deccalin sinsi oyunu neticesinde, Darwinizm’in etkisiyle dünyaya bir dönem hakim olmuş olan komünist ve faşist ideolojiler, MİLYONLARCA İNSANIN KATLİNE SEBEP OLMUŞTUR. Şu anda NE ABD’DE, NE RUSYA’DA, NE DE ÇİN’DE DARWİNİZM ALEYHİNE HİÇKİMSE KONUŞAMAMAKTADIR. DEVLETLERİN FELSEFELERİ DARWİNİZM, MATERYALİZM ÜZERİNE KURULUDUR. Bunu yürüten de MASONLUKTUR. Şu an dünyada hakim olan sistem, Allah inancını hiçbir şekilde savunamamaktadır. Dünyanın neredeyse hiçbir yerinde “tüm varlıkları Allah yarattı” denememektedir. Bu sinsi hakimiyet neticesinde kitleler halinde bütün dindarlar ezilmekte, horlanmakta ve onlara karşı KATLİAM UYGULANMAKTADIR. Deccalin bu oyunu neticesinde, kitleler felakete sürüklenmiş, DÜNYADA 350 MİLYONDAN FAZLA İNSAN ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR.
Zül-Karneyn Osmanli
Aralık 15th, 2009 at 02:11http://kiyametz.blogcu.com
Darwinist ,Materialist
Deccali sistem olan masonluk, dünya çapında kendince sinsi bir oyun oynamıştır. Müslümanları, Hıristiyanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Hıristiyanları da Müslümanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Samimi dindarları birbirine düşürüp, iki dindar kesimi karşı karşıya getirip, onları birbirinden şüphelenen, birbiriyle mücadele eden iki karşı grup gibi göstermiştir. Deccal, bunu yaparken, her iki tarafın samimi dindar kesimini bu yolla ezmeyi, onların güçlerini kırmayı amaçlamıştır. Bu, deccalin, İMAN EDENLERE KARŞI FİKRİ MÜCADELESİNDE, TELKİN GÜCÜYLE, SİNSİCE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BİR KOMPLODUR.
Masonlar, bu sinsi oyunun bir parçası olarak, Hıristiyanlara diğer inananlarla mücadeleyi, şevk ve heyecanla yapılan kutsal bir mücadele görünümünde göstermiş ve böylelikle Hıristiyanları da bu mücadelenin içine sokmuştur. Hıristiyanlar, bu sinsi oyun sonucunda, , deccal sistemi ile mücadele edeceklerine Müslümanlarla mücadeleye yönelmişlerdir. Deccal ise; Allah’a, Peygamberlere, cennet ve cehheneme gönülden inanan insanları birbirine düşürürken, aynı anda kendi şeytani faaliyetlerini devam ettirmek için fırsat bulmuştur. İnsanlar deccali sistemin etkisiyle Allah inancından uzaklaşmışlar, ATEİZM TÜM DÜNYAYA YAYILMIŞTIR. Deccal, her iki dinin de taraftarlarını baskı altına alıp, Darwinizm, faşizm, komünizm gibi Allah inancına karşı zulüm sistemlerini süratle geliştirmiştir. İki dinin taraftarları birbirleriyle suni bir kuşku içine düşmüşken, masonluk, bu komplo neticesinde gitgide güçlenme imkanı bulmuştur.
Deccalin sinsi oyunu neticesinde, Darwinizm’in etkisiyle dünyaya bir dönem hakim olmuş olan komünist ve faşist ideolojiler, MİLYONLARCA İNSANIN KATLİNE SEBEP OLMUŞTUR. Şu anda NE ABD’DE, NE RUSYA’DA, NE DE ÇİN’DE DARWİNİZM ALEYHİNE HİÇKİMSE KONUŞAMAMAKTADIR. DEVLETLERİN FELSEFELERİ DARWİNİZM, MATERYALİZM ÜZERİNE KURULUDUR. Bunu yürüten de MASONLUKTUR. Şu an dünyada hakim olan sistem, Allah inancını hiçbir şekilde savunamamaktadır. Dünyanın neredeyse hiçbir yerinde “tüm varlıkları Allah yarattı” denememektedir. Bu sinsi hakimiyet neticesinde kitleler halinde bütün dindarlar ezilmekte, horlanmakta ve onlara karşı KATLİAM UYGULANMAKTADIR. Deccalin bu oyunu neticesinde, kitleler felakete sürüklenmiş, DÜNYADA 350 MİLYONDAN FAZLA İNSAN ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR.
Zül-Karneyn Osmanli
Aralık 15th, 2009 at 02:12http://kiyametz.blogcu.com
bok gibi
Ocak 3rd, 2010 at 11:09cok gicikti bence ama bilmiyorum siz ne dusunuyorsunuz?
Ocak 14th, 2010 at 14:46gitmem lazim bye
burnumda tütüyorsun
Ocak 14th, 2010 at 14:47hic bir zaman sönmüyorsun
seni ne kadar sevsende
hic geri glmiyorsun
Deccali sistem olan masonluk, dünya çapında kendince sinsi bir oyun oynamıştır. Müslümanları, Hıristiyanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Hıristiyanları da Müslümanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Samimi dindarları birbirine düşürüp, iki dindar kesimi karşı karşıya getirip, onları birbirinden şüphelenen, birbiriyle mücadele eden iki karşı grup gibi göstermiştir. Deccal, bunu yaparken, her iki tarafın samimi dindar kesimini bu yolla ezmeyi, onların güçlerini kırmayı amaçlamıştır. Bu, deccalin, İMAN EDENLERE KARŞI FİKRİ MÜCADELESİNDE, TELKİN GÜCÜYLE, SİNSİCE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BİR KOMPLODUR.
Ocak 14th, 2010 at 14:47xadise seni cok seviyorum
Ocak 24th, 2010 at 13:31ADAM GİBİ ADAM DURSUN BEDİRHAN
Selam olsun can dosta benden selam
Dost ki milletimin sesi vatanımın öz yiğidi
Ozan ali bedirimin armağanı bize o can
Adam gibi adam dursun bedirhan
Avrupalaşmış kör zihniyete inat
Kültürüme açılan savaşa inat
Haykırıyor can dost buram buram
Adam gibi adam dursun bedirhan
Kalmadı sesime ses bir ozan
Üç beş çapulcuya kalmış bu meydan
Bu millete ses olmak koloaymı ulan
İşte ses işte yürek dursun bedirhan
Zaman ey zaman öz ruhun yittiği an
Şöhret uğruna benliğini yitirmişken insan
Bir yiğit geliyorki yükselerek durmadan
Özüm gözüm ozan dursun bedirhan
Ayrım yoktur herkes birdir mizanında
Sevdaların hası yanar tüter bağrında
Yolu gönüllerele talip olan bir ozan
İnsan aşığı gönül adamı dursun bedirhan
Aydınım diyeceğim çoktur halkıma
Bu düzen ki çok gider ağrıma
Bize gelmez böyle felan filan
Alayına yeter can dursun bedirhan
O ki kimi zaman vatandır.ayyıldıza ses verir
O ki kimi zaman ozandır gönülleri titretir
O ki bu cana can dost olan genç ozan
O ki adam gibi adam dursun bedirhan
Dursun BEDİRHAN seni çok seviyoruz…
ŞİİR: AYDIN KOÇ..
Şubat 17th, 2010 at 12:25CAN BEDİRHAN’ANA HİTABEN yazılmıştırrrr
YA MUHAMMED DİYE DİYE
Ağustos 24th, 2010 at 17:20Sular gibi çağlıyorum,
Ye Muhammed diye diye
Hasretine ağlıyorum,
Ya MUHAMMED diye diye.
Kul tacını taşıyorum,
Hep sevginle yaşıyorum
Bin merhale aşıyorum,
Ya MUHAMMED diye diye.
Kurtuluşu sende gördüm,
Düştüm ardına iz sürdüm,
Şerrin defterini dürdüm,
Ya MUHAMMED diye diye.
Hakka aciz bir kul oldum,
Aşkınla sarardım soldum,
Şu hayatta huzur buldum,
Ya MUHAMMED diye diye.
Hak mizanını koyunca,
Ümmetim sesin duyunca,
Koştum bir ömür boyunca,
Ya MUHAMMED diye diye.
Kalem olsaydım elinde,
Kelam olsaydım dilinde,
Yüzem ümmetin gölünde
Ya MUHAMMED diye diye.
Hakka davet şu ezanda,
İşim yok şüphede zan’da,
Hesabım versem mizanda,
Ya MUHAMMED diye diye.
Vazgeçtim dünya süsünden,
Ayrılmam Hak ölçüsünden,
Geçsem sırat köprüsünden,
Ya MUHAMMED diye diye.
Ya Rab! Acı bu kuluna,
Dileğim var, arz oluna
Lütfen çıkam Hac yoluna,
Ya MUHAMMED diye diye.
Her kul bilir kemalini,
Mahşerde yüce halini,
Seyretsem gül cemalini,
Ya MUHAMMED diye diye.
Lügattan dert siliyorum,
Derman sende biliyorum,
Şefaatın diliyorum,
YA MUHAMMED DİYE DİYE.
sevdim güzelşiir
Aralık 16th, 2010 at 15:06de nece yasadin dunenki gunu
Temmuz 23rd, 2011 at 20:52bagladin ya acdin hansi duyunu
sabahki isinin neyedir yonu
yolunu ozunmu ozgemi secti
sonra deyeceksen bu dunya hecdi
kendine iyi bak derler ve giderler
Temmuz 23rd, 2011 at 21:07seni parcalara ayirip giderler
en buyuk parcani yanlarina alip giderler
Kütlesi ağır rüya
(Lyrik)
Hatırlamıyorum, hangi bir geceydi gördüğüm bu rüya!
Muhtemelen kötü bir rüya; bahçemde bir ağaç büyüdü.
Sonra bütün renklerde çiçekler açtı, yaz gelmeden döktü.
Benim bahçem bir mezarlık oldu, soldu, soldum sararıp,
Ve yem – yeşil ağaç kurudu.. sonra yaprakları topladım.
Sedeften sürahi içine, ellerim renk poleni, hüzünler sarılı.
Gözlerimdeki amansız yaşlar, bütün renklerin cümbüşü.
Acı çeken parmaklarım mat renginde paramparça oldu.
Bir damla gül uyandığımda, hayallerimde kızıl renkte büyüdü
Buruk bir tebessüm sardı – sarmaladı sarmaşık gibi yüzümü
Gözlerim salındı dışarı, baktım ki inceden yagmur yağıyordu.
…
Bu ne anlama gelebilir? Ah sevgili, buldugum an da sen öldün?
Yakup İcik
Ağustos 7th, 2011 at 16:33suphi diye biri varmış suphi bir gün evde tek başınaymış annesi sobayoı yakıp dışarı çıkmıştı suphi çok sıcaklamış kazağını çıkarmış yaranamamış kalkıp sandelye getirip üstüne çıkmış sobanın üstüne işemiş ve soba sönmüş sonra ev soğumuş
Kasım 3rd, 2011 at 21:39acı ve hüzün 1 yıdız kadar uzak mutluluk gözbebeklerin kadar yakın
Ocak 10th, 2012 at 13:13Kısa süre önce tanıdığım ve şiirlerini çok beğendiğim Furkan Adil ÖZDEMİR’in bir şiirini paylaşmak istiyorum.
Ellerimi sevdin?
Ey sebebim maralım,
Söyle ellerimi sevdin?
Kaderim kahve gözlüm
Söyle ellerimi sevdin?
Aldırmazdın o sözlere,
İnanmazdın sütsüzlere,
Geçmişini göre göre,
Söyle ellerimi sevdin?
Keşke bunlar hayal olsa,
Gül dalında güneş görse,
Maralım tekrar sevse,
Söyle ellerimi sevdin?
Furkan Adil Özdemir
Ocak 10th, 2012 at 20:09Aşka Amade Arzumuzu Gurur Köreltti
Ben güneşin batışını kızıl renkte gördüm
Ayın gökyüzünde, ibrin gibi bana gülüdügünü
Ben melekleri bulutlardan düşerken gördüm
Ve garip bir dünyada ruhuma battı özlemler
Rüzgar usulca sonsuzluğunu konuştuğunda
Ve o gece dingin bir hava, içimde büyüdü
Ben çok uzun ayrılığın bu yerlerinde kaldım
Kapat gözlerini icik, sabah dogana kadar.
Biz başka bir çağın ihtişamını yaşarken
Şimdi burada amansız acı hissediyorum
Biz sonsuz bir yıldızın ışığını takip edip
Birlikteliğe kenetlenmeliydik oysa; ayrıyız..
Birlikte gitmek varken uçsuz-bucaksız mutluluğa
ya da ölüm,e..
…
Sanki bütün saatler hala bizi savunuyor gibi
Ve özlem benim içimde seni yaşatıyor gibi
Varlığında bana kurşun bir vücut tasarladın
Senin aşkından başka bir aşkın işlemiyeceği..
Ve yağmur yağıyor dışarıda bak, sağanak
İşlıyor tenime, sırılsıklamım boydan boya
Ben sanki geleceği görebiliyordum hissettiğimle
Karanlık yeni dünyalar uykuya davet ediyor gibi
İkinci bir hayat ufukta sınırlanıyor feleğin kollarında
Bu gurur aşkı köreltti, arzuları gemledi ve aşk bitti!
(Trier-Almanya)
Yakup Icik
Şubat 25th, 2012 at 13:38Eyvah.
Ben o kara kıza kavuşamadım
Ebruli resmi gözümde eyvah
Yar diye bağrıma hiç basamadım
… Hasretin acısı yüzümde eyvah..
Mevsim bahar iken kırıldı dalım
Kara’ya bulandı yeşilim al’ım
Şahinken serçeye döndü bak hal’ım
Sevda sancısı yüreğimde eyvah..
Bağrımda eserken ayrılık yeli
İçime akıyor hüznün seli
Sen bana veda ettin edeli
Gözlerimde yaş dinmiyor eyvah..
Gam oldu yüreğime gülüşün artık
Hayata küstürdü beni gidişin artık
Nefrete dönüyor seni sevişim artık
Boş yere eridim kül oldum eyvah..
Allahın adıyla yeminler nerde
Seviyorum deyipde düşürdün derde
Sanmaki çok erken açıldı perde
Yalancı rolünde yıldızdın eyvah..
Yine bir seher vakti kalemim elde
Kalbim buz tutuyor bedenim çölde
Acımadan sen beni içinden sil de
Anılar silinmiyor ğönülden eyvah..
H.Murat Ates.
Mart 21st, 2012 at 03:24Zamanı gelsin..
Zamana inat ettim, yenildikçe mazime
Anılar ben sustukça güldü hep yüzüme
Sevmenin bedeli toplanmışken gözüme
… Damla damla akan hırçın bir sel’sin
Seni içimde kurutmanın zamanı gelsin..
Nasıl bir yürekki bu, seveni cezalandırır
Sevdim deyip acımasızca kandırır
Seveni sevmeyi bilmeyen dolandırır
Bedenimde anlamsız esen bir yel’sin
Seni içimden atmanın zamanı gelsin..
Ne hayeller, ne hayeller kurmuştum oysa
Adın Mutluluk idi, mutluluğun adı buysa
Ben sana köleydim, kölelik askmış neyse
İçimde bitmeye başlayan bir emel’sin
Artık sensizliğe alışmanın zamanı gelsin..
Bagrima basmak istedikçe soğuktun niye
Niye benim gibi inanmadinki sevgiye
Gittin ah, gittin ama ağır geldi biraktigin hediye
Sen bana ne düşman ne dost..artik bi el’sin
Adına cigi çekmenin gayri zamani gelsin..
H.Murat Ates.
Mart 21st, 2012 at 03:25