Subscribe

siir ekle

trsohbet.name Hos geldiniz sitemize katkıda şiir eklemek ve googlede yanınlanmasını istiyorsanız üye olmanız gereklidir. üye olmanız 1 dakıka almıyacaktır artı nasıl şiir atılır resimli anlatım koyacagız sıte yapım asamasında sıtemize ziyaret ettiginiz için tesekür ederiz.

şiir veya fıkra veya hikay ekleyebilirsiniz onun hariçinde s*x alakalı konular eklenmez eklemek için tıklayınız >>> içerik ekle


Nasıl Anlatsam
Aziz’lerin mamur ettiği şehir,
Mamur-atül-aziz’de,
Sıcak bir haziran günü,
Takvim yaprağına düşen.
Anamın gönlü bir gonca gül,
Babamın yüreği şen…

Harput’un boz bayır eteklerinde,
Kenger yiyip,ışgın soyan,
Çelik çomak oynayıp koşan,..
Karadeniz’in hırçın dalgarında,
Hamsi yiyip,haçan çılgınlaşan…
Duygularla hasbihal olup,
Şiirlerle sevişen…

Günün biirinde şiirkolik’le tanışıp,
Biraz daha harman olup pişen.
Toroslar’ın kekik nanesini,
Ciğerlerine çekip hayatla yoğuşan.
Akdeniz’le birlikte sevdalanıp,
Akdeniz’le birlikte coşan…

Ege’nin sergüşest maviliğinde,
Deli dolu biraz daha asileşen,
ve o…
Asi yaşamla kıyasıya boğuşan,
Bir tuhaf sevdalı,
Bir garip gakkoş’um ben..

55 yorum to “siir ekle”

  1. Anonim Says:

    süper 20 yılönceye gittim

  2. mustafa caymaz Says:

    GÖZÜMÜN NURU

    Doğduğunda yetimdin
    Baba şefkati görmedin
    Çocuklar sarılırken babalarına
    Gözümün nuru ne hissettin?

    Yıllar geldi geçti
    Bir kez olsun sarılmadın babana
    Hastalanıp yattın da
    Gözümün nuru kim sabahladı başında?

    Altı yaşına basmıştın, öksüz kaldın
    Anneler evlatlarını öpüp koklarken
    Sen annesiz, sessiz…
    Gözümün nuru ne hissettin?

    Annesizlik zordur herkes bilir
    Boynu bükük olur öksüzün
    Yatağına her girdiğinde
    Gözümün nuru ne hissettin?

    Allah sahiplendi seni bırakmadı kimseye
    Çocuklar taşlarken bile Taif’te
    Avuçlarını açtın dua ettin Rabbine
    Gözümün nuru en sevdiğinden ayrılırken ne hissettin?

    Ümmetin için aşkla yanarken
    Şefkatinle âleme bakarken
    Veda hutbesinde son nasihati yaparken
    Gözümün nuru, gözümün nuru ne hissettin?

  3. Necla Maraşlı Says:

    DUT AĞAÇLARI

    Ben şimdi bir kilise mumunun karşısında
    Güneşin doğuşunu diliyorum
    Saçlarımın sanem duruşlarını eğirirken
    İnançlarımın sunağına

    Bütünlükten düştüm
    Tezat uçurumunda kırıldı bacağım
    Topal çıktım yüksek tepelere
    Kanatsız yakınlaştım kiliselere

    Moshos’um ben
    Tımarhane adasından
    Ayios Dimitrios Ta Salina’ya kaçtım sonra
    Ay
    Ve
    Su
    Ay
    Ve
    Su
    Güzel bir kokuyum şurada
    Şurada bir korsan
    Savrulup duruyorum
    Dut ağacı dallarından
    Dut ağacı dallarına

    Dengemdir deli aklımda uzayan bu sessizlik
    Bir tarafımı diğer tarafımdan duymaya
    Göğsümdeki bu oyuk
    Bir çan sesinden kalma

    Ben şimdi bir kilise mumunun karşısında
    Güneşin doğuşunu diliyorum
    Ve şahadetini
    Memelerimin ucunu
    Ve göbeğimin kabarığını sırlayan
    Aramızdaki aynanın
    Seni kokladığıma

    Gözümün damlalarında uzayan
    Kırık ışıkları camların
    Binlerce soyunağından geçirip dünyanın topal bacağımı
    Sözün tanrısına geldim

    Ben şimdi bir tek şey
    Ben şimdi bir tek şey
    Geceden
    Ak bir eğiliş istiyorum.

    Necla Maraşlı

  4. belgin Says:

    annemmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmmm benide allllllllll yanına sensizlik zor

  5. belgin Says:

    annemmmmmmmmmmm bıraktın yaralı ceylan gibi bir basıma

  6. mustafa caymaz Says:

    ZAMANI KOLLUYORUM

    Zamanı kolluyorum her an,
    Geçen günler ömürden,
    Düşündükçe donuyor içimdeki kan,
    Sana olan düşkünlüğümden.

    Yıllar geldi geçti hep yalan oldu,
    Sayılı günler tez geçermiş diyorlar,
    Sana olan hasretimden rengim sararıp soldu,
    Seven sevdiğine kavuşucunca açarmış diyorlar.

    Bırak açmasam da olur senin yanında.
    ***
    Zamanı kolluyorum geçen günler ömürden,
    Düşündükçe donuyorum sevgiliye düşkünlüğümden,
    Yıllar geçti yalan oldu, sayılı günler talan oldu,
    Sana olan hasretimden rengim sararıp soldu.

    Ey güzeller güzel Nebi layık olmak sana sana,
    Sen ümmetin için yandın, bizler layık olamadık sana.
    ***
    Beni hasır olarak serin ayağının altına.
    Her bastığında üzerime; ruhum semaya açılır.
    Senin ayağının tozu cennetten daha tatlıdır.

    Ey güzeller güzeli efendim,
    Layık olabilmek mümkün mü sana,
    Sen ki ümmetin için şevkle yandın,
    Bizler layık olamadık sana.

    Kılavuz belli anlayan yok,
    Gelse de görse o Nebi hâlimizi,
    Şefaati hangimiz hak ettik diyebiliriz?
    Bizim için üzülmesin o gül kokulu efendimiz.
    ***
    Yıllar geçti yalan oldu, sayılı günler talan oldu,
    Sana olan hasretimden rengim sararıp soldu.
    Ey güzeller güzel Nebi layık olmak sana sana,
    Sen ümmetin için yandın, bizler layık olamadık sana.

  7. mustafa caymaz Says:

    KABİRDE YÜZLEŞME

    Bütün yaşantım koca bir balonmuş,
    Ta ki patlayınca anladım.
    Yediklerim, yaptıklarım hepsi yalanmış;
    Ta ki kabre konulunca anladım.

    Hani evlatlarım, eşim, dostum nerede?
    Hepsi bırakıp gittiler beni bu karanlık yerde,
    Kim bir mum yakacak şimdi?
    Bu kabirde her yer karanlık, zindan gibi.

    Kaldım şimdi kabirde tek başıma,
    Feryadım karıştı gözyaşıma,
    Korkuyorum korkuyorum huzuruna varmaya,
    MEDET! MEDET YA RASÜLALLAH!
    ***
    Bütün yaşantım koca bir balonmuş,
    Ta ki patlayınca anladım.
    Yediklerim, yaptıklarım hepsi yalanmış;
    Ta ki kabre konulunca anladım.

    Hani evlatlarım, eşim, dostum nerde?
    Beni bırakıp gittiler bu karanlık yerde…
    ***
    Ah… çekmek nafile biliyorum.
    Dönüş var mı acaba geçmişe?
    Sorgu melekleri gelmeden,
    Kim tutar elimi kurtarır kabirden?

    Hayatım film şeridi gibi geldi karşıma,
    Ne ahmak adammışım be!
    Her gün binlerce kişi ölürken,
    Bana da bir gün sıranın geleceğini bilmeden.
    ***
    Ah… çekmek nafile biliyorum.
    Dönüş var mı acaba geçmişe?
    Sorgu melekleri gelmeden önce,
    Kim tutar elimi benim kabirde?

    Hani evlatlarım, eşim, dostum nerde?
    Beni bırakıp gittiler bu karanlık yerde…

  8. Yakup Icik Says:

    Duyğularım sə ndə hə bsdə

    Duyğularım sə ndə hə bsdə ,
    Hisslə rim sə nə qandallı,
    Dilimdə hə srə t nə ğmə si,
    İçimdə də rd növbə lə ri…

    Baxışların öldürücü,
    Eşqin qan davası sonsuz.
    Otağım soyuq, boğucu,
    Gecə lə r qaldım mə n yalnız.

    Hə r gün yazıram sə nə mə n,
    Taleyimdə n gileyliyə m.
    Göndə rdiyim namə lə rdə
    Bir ürə k, bir ox çə kirə m.

    Duyğulara qə m qatmayaq,
    Sevirə m mə n, inan, sə ni,
    Misraların arasında
    Sevgin mə hv edibdir mə ni…

    (Şeir : yakup icik)
    (tə rcümə : Sima Ə nnağı, Azə rbaycan)

  9. Sobe Says:

    SOBE

    Hiçbir yerdeydim sen geldiğinde bana hiçbir yerden. Hani elimi tutmuştun ya, hani kaçırmıştın beni kendimden. Hani sen vardın bir de seni takip eden peşinden. Hani kaçmıştık her şeyimizden.
    Evlerimizin ışıklarının loş hüznünden açıp kapılarımızı yürüdük, bakir bahçelerin bizi bekleyen alacakaranlığında sobelemek için birbirimizi. Yürüdük gizli bahçemize, öpmek için masum bir yalanı “Sobe” diyen dudaklarımızla…
    Üstlerimizde kirli elbiseler, yorgun ayakkabılar ayaklarımızda, bacaklarımızda diken yırtıkları, dudaklarımızda sobeyle kilitlediğimiz yürek sesi, başkalarını almadık oyunumuza, bir biz bildik bahçemizi, bir de bahçemiz bizi.
    Birbirimizi sobeleyerek yaşadık bu saklambaç oyununda. Hep saklandık, sonra hep yakalandık birbirimize. “Sobe” dedik yalnız duvarlarımıza elimizi vurarak ‘gördüm seni’ birlikte oynadığımız kaçışlarda. “Bir, iki, üç” diye sayarken peş peşe zamanı, kolumuz alnımızda gözlerimiz kapalı, yalnız duvarlarımıza dayadık başımızı, düşündük hep “nerede şimdi?”
    Nerede olsan da fark etmezdi ki, aynı oyunun içinde sobeleyecektim seni, belki de benden önce sen beni…
    Ben hep sana yakalanmak istedim, seni sobelemek, seni düşünmek. Gözlerimi kapatıp zamanı sayarken… Çünkü bu oyun en güzel seninle oynanırdı. Çünkü bu oyunda oynamak istediğin bendim…
    Şimdi düşünüyorum da ne bekliyorduk ki hayattan da sobelerimi çaldın dudaklarımdan.
    Işığından ayrılan sessiz gölgem seni çağırdığında ardımdan, yalnız duvarlarıma değil sana yaslanmak istiyordu alnım. O an var ya, tutsaydın gölgemin karanlığından, sobelerim sobelerinde kalırdım…
    Ne bekliyorduk ki hayattan.

    Necla Maraşlı

    (Kitap: Beni Ne Ölümler İstedi de Vermedim)

  10. Zül-Karneyn Says:

    Kiyamet

    Bilene ömür kisa olur
    gercekler insana dokunur
    neden diye hic sormaz kendisine
    düsmüs zaten dünyanin derdine
    calisiyor gece gündüz durmadan
    ölümü yasar hic hatirlamadan
    bakan gözler görmez
    icindeki nefis hic ölmez
    isiten kulak duymaz
    bir kerede olsa kurani acip okumaz
    dünya kime kalmis bir hatirlasa insan
    gercekler elbet yakalar insani olursun pisman
    Allah insana kiralik vermis bu bedeni
    akil vermis iyi anlamasi icin kendini
    ama zamanla unutmus kendi benligini
    her yerde zulüm her yerde fitne fesat
    neydi acaba yaratilistaki maksat

    Allah melekleri ve insanlari kendisine ibadet etsindiye yaratti
    bizi dünya dedigimiz evrene birakti
    ne oldu bize nerde kaldi din ve iman
    herseyi unuttuk bir anda
    oku bakalim ne yaziyor Kuranda

    Insanlar niye yasar niye ölür
    bir nefes kadar kisadir bu ömür
    bu dünya fani ahiret baki anlasana
    kiyamet yaklasiyor bir baksana
    Adem den türemis insanoglu
    Kuran gösteriyor bize gercek yolu
    gelecek elbet yalanlarin sonu
    o zaman görecek herkes hakikati
    saklanacak yer kalmadi ne dogu nede bati
    uyan artik ac kalp gözünü
    unutma Allaha verdigin sözünü
    nediyor bize Kuran bir dinle
    sana namazda yön olsun kible
    kiyamat gününü cekiyorum iple

    Allah melekleri ve insanlari kendisine ibadet etsindiye yaratti
    bizi dünya dedigimiz evrene birakti
    ne oldu bize nerde kaldi din ve iman
    herseyi unuttuk bir anda
    oku bakalim ne yaziyor Kuranda

    Dünya hayati cok kisa ahiret hayati ise sonsuz
    böyle kidisin senin icin olumsuz
    karardi bir an gecen gündüzün
    inanmayanlari kaplar bir hüzün
    inan Allaha kara cikmayacak yüzün
    hayira kos hic durmadan
    zorlu olsada bu yollar
    gercegi sonunda anlayacak insanlar
    kiyamet günü korkudan donacaklar
    Allaha son bir sans diye yalvaracaklar
    ama is isten kecmistir
    dünya hayiti sona ermistir
    kim nereyi hak etmisse oraya girmistir
    o yüzden gec olmadan dogru yolu bul
    Allaha inan ol sende bir kul

    Allah melekleri ve insanlari kendisine ibadet etsindiye yaratti
    bizi dünya dedigimiz evrene birakti
    ne oldu bize nerde kaldi din ve iman
    herseyi unuttuk bir anda
    oku bakalim ne yaziyor Kuranda

  11. Zül-Karneyn Says:

    Kurtar Yarab

    Aya kalkip yürüdügümde
    celme takiyor bana her özgürlügümde
    ellerimi actim semaya
    yalvardim beni yaradana
    kul olduk insanligi satanlara
    icimden yine bir feryat seli koptu
    esgiden sevenlerim coktu
    zor günlerimde hic birisi yanimda yoktu
    savastim tek basima bu alemde
    sildiler hayellerimi tek kalemde
    düsüne vuran cok olur derler
    ben düsünce yüzüme bakip güldüler
    genc yasimda isyankar ettiler beni
    cikamassam bu yoldan yakarim bu bedeni

    acilarim hic dinmesede
    göz yaslarimi hic silemesemde
    dualar bitmez dillerimde
    yazdigim anilarim ellerimde

    Dertlerim ve cillerim yoldas oldular bana
    günahkar bir kul oldum Allahima
    ben yanlizken kelmedi kimse yanima
    girdiler benim kanima
    acimadilar hic gencligime vurdular yerden yere
    akan gözyaslarima bile aldirmadilar bir kere
    karanlik odalarda isik aradim
    bos hayellerle kendimi avuttum
    ben bu hayatta anilarimi unuttum
    nereye kideyim kime dert yanayim bilmem
    nakadarda istesemde kacip gidemem
    geride kalan anilarimi silemem

    acilarim hic dinmesede
    göz yaslarimi hic silemesemde
    dualar bitmez dillerimde
    yazdigim anilarim ellerimde

    Bosa akan terler
    kolumu kanadimi kiran eller
    bu kaderime bilmem ne derler
    sadece insan gibi yasmakdi hayelim
    simdik günahlarla yanmakta bu bedenim
    benide kendisi gibi etti bu bozuk düzen
    sorsam kimdi beni böyle üzen
    artik icimde sadece intikam melegi
    hic acimadan vurdular gücük bebegi
    alin bu canim sizin olsun
    alinda doymayan gözleriniz doysun
    yeterki cekin elinizi günahsiz kullardan
    elbet bir gün sorulacak bunun hesabi sizden
    sökemessiniz imanimizi kalbimizden
    duman olur ruhum benden ucar
    elimden bir melek beni tutar
    Allahim sen bizleri bu zalimlerin elinden kurtar

    acilarim hic dinmesede
    göz yaslarimi hic silemesemde
    dualar bitmez dillerimde
    yazdigim anilarim ellerimde

    yazar :Zül-Karneyn

  12. Zül-Karneyn Says:

    Bozuk Düzen

    Biktim artik bu dert bu cilelerden
    cok gördüm sevibde sonra terk edip gidenlerden
    gönlüm yoruldu bu yalanci savastan
    insanlar zaten kayp etmis bastan
    Adem ve Havva yemisler yasak agactan
    sonumuz belli olmus zaten ezzelden
    dünya sarsiliyor zerzeleden
    gülen ve aglayanlar bir arada
    asil gercekler yaziyor kuranda
    ne okuyan var nede anlayan herkesin akli iki karis havada
    insan insani ezermi
    mecbur olmassa bir dilenci gibi sokaklarda gezermi
    közler kör olmus gönüller zalim
    ne dünüm var nede yarinim
    gece gündüz bu halimize aglarim

    bakin su bozuk düzene
    güvenmez artik kimse kendi sözüne
    akil fikir dayanmaz bu hale
    kimse almaz Kurani kale

    Yürüyoruz his düsünmeden bu alemde
    siliyoruz bütün gercekleri bir kalemde
    insanliga deger veren kalmamis bu dünyada
    bizler sanki uyuyoruz hale bir rüyada
    elbet bizlerde uyanacagiz bu derin uykudan
    o zaman hesap sorulacak insanoglundan
    yasarken hic hesap etmedik
    hic birbirimizi sevmedik
    kan ve cile verdik
    öfkeylen kalkan zararla oturur derler
    hani nerde insanoglu hani nerde bir birini sevenler
    arkamizdan kuyu kazipda biz siz deniz derler
    uyan ey insanoglu vakit daraldi
    tek kalan bizi Yaradandi

    bakin su bozuk düzene
    güvenmez artik kimse kendi sözüne
    akil fikir dayanmaz bu hale
    kimse almaz Kurani kale

    Kiyamet kopunca anlariz
    kendimizi cehennemde yakariz
    gercekleri bir sir gibi saklariz
    bir sey olmamis gibi yüz yüze bakariz
    anlamak cok zor bu insanoglunu
    hic düsünmez ezzelden beri sonunu
    yasamak artik cok zor geliyor
    para hirsi kaplamis kalpleri
    can dayanmaz ölmek istiyor
    zaten kimse ölümü düsünmüyor
    ahiretten kime söz etmiyor
    sanki hersey bos misali
    kafarlarini sok muslar kuma
    göründe bekliyin kiyamet kopacak cuma

    bakin su bozuk düzene
    güvenmez artik kimse kendi sözüne
    akil fikir dayanmaz bu hale
    kimsel almaz Kurani kale

    yazar:Zül-Karneyn

  13. Zül-Karneyn Says:

    Bosa gecen Yillar

    Tarihde gizli benim hayatim
    bilmem hangi anilarimi anlatayayim
    hangi kavgalarimi sayayim
    günler seneler nede cabuk geldi gecti
    bir rüzgar misali akti gitti gönlümden
    ben bir kenarda beklerken anilarim geciyor önümden
    zaman gelir gülerdim zaman gelir aglardim
    aksamlari ay ve yildizlara bakardim
    icimdeki yarayi söylemez hep saklardim
    bazen düsünür bazende üzülür
    hayata sarilmak deyildi hic niyetim
    Allah ne verdiyse derdim kismetim
    Allaha hic isyan degil hep sükür ederdim
    hep dogru bildigim yoldan giderdim

    geride kaldi esgi günler
    yalan oldu bütün sözler
    yaslandi artik gönüller

    Para ve söhret cekmedi ilgimi
    Allah esirgemez kimseden rahmatini
    ne yapsanda degistiremesin yazilan kaderini
    hayata gözünü kapatmadan heseyi birak
    uyumadan her gece kendini bir hesaba cek
    ne oldum degil ne olacagim de
    Allah verir sana bol bereket
    sen yeterki sabir et
    simdikten ahiret gününü iyi hesap et
    dogrulari görüp yanlislari terk et
    zaman su gibi akip geciyor
    amellerin teker teker yaziliyor
    hesap günü hepsine teker teker bakiliyor
    o yüzden yasadigin her saniyeyi iyi harca
    bak insanoglu oy yüzden yaniyor yillarca

    geride kaldi esgi günler
    yalan oldu bütün sözler
    yaslandi artik gönüller

    Bir günlük dünya icin harcama bu ömrü
    giden yillari geri ceviremessin
    bosa harcadigin ömrü bil sende cekeceksin
    Allah bilir belki sende cehenneme gideceksin
    bu dünya kime kalmis ki bir bak
    es günler geride kaldi anilarini yak
    Kurani duvara degil kalbine tak
    sana belki hersey bir anlam ifade etmez
    insan olmak icin sadece beden yetmez
    Allah kendisine ibadet etmeyini sevmez
    gecmisinle övünme gelecegin icinde üzülme
    esgi günler geride kaldi umutunu kesme yarindan
    sen yeterki kul olmayi iste Allahdan

    geride kaldi esgi günler
    yalan oldu bütün sözler
    yaslandi artik gönüller

    Yaazr:zül-Karneyn

  14. Zül-Karneyn Says:

    Islam

    Hayata gözünü actin bilmeden
    hep agladin hic gülmeden
    sen ölürsün kiyameti görmeden
    dönüyor dünya hic durmadan
    ay ve yildizlar hep bir arada
    anlamazmisin hala herseyi Allahdir yaradan
    bak son Peygamber cikti magradan
    melekler var saginda solunda sen görmesende
    yazarlar herseyi sen bilmesende
    tutunacak bir dalin olsun
    islam olmadan sen hic yoksun
    hava karardi aksam oldu ay cikti
    bu yalanci dünyada bedenin senden bikti
    rüzgar eser yapraklar ucar havada
    rahmet kapisi sadece Allahda
    seni senden daha iyi bilendir O dünyada
    ruhun ve bedenin uyumakta uzun bir rüyada

    düsün gündüz gece
    dogrulari bul sece sece
    Kurani ögren hece hece

    Havada kuslar denizde baliklar
    at üstünde savasan ordular
    sadece islamiyet icin kostular
    gel görde simdiki ümmeti ne halde
    hersey yalan hepsi sahte
    ac kapali olan gözlerini bak semaya
    kapilma sende yalanci dünyaya
    unutmaki hesapi sorulacak senden
    belki utanacaksin kendinden
    gel gör hakikati sende saril Allahin ipine
    duy ve kulak ver Kuranin Allah Allah diyen sesine
    sende bir tas at su naletli seytani gözüne
    ezzelden beri bize düsman olan
    kandirdi bizi hep yalan dolan
    hersey fani tek Allahdir baki kalan
    sonunda hersey bitecek cünkü bu dünya bir yalan

    düsün gündüz gece
    dogrulari bul sece sece
    Kurani ögren hece hece

    Fitne ve fesatdir bizi bizden ayiran
    para ve san söhret icin kendini satan
    degersiz seyler icin göz yasi döken
    bir hic ugruna ölen
    asil islamdir insani insan yapan
    sehitlerdir Allah icin toprakta yatan
    herseyi yoktan var etti yüce Yaradan
    iste budur gercek sözler
    ama gör olmus yalan gözler
    mahser günü yenikten dirilecek bütün ölüler
    teker teker varilacak Allahin huzuruna
    bakilacak amelindeki durumuna
    o yüzden dikkat et namazina niyazina
    ayrilma hic bizaman hak yolundan
    yazilsin herseyin sagindan
    calis cabala Allah icin
    kalmasin kimseye bir nefretin ve kinin
    Islam olsun ahirette dinin

    düsün gündüz gece
    dogrulari bul sece sece
    Kurani ögren hece hece

  15. Zül-Karneyn Says:

    Insan

    Neden hep yanlis yoldan giderler
    insani insan Yapan degerler
    dünya tersine dönmüs tersine akiyor seller
    bize bu bedeni veren Allah almasinada bilir
    bunu bilmeyen sonunda kendini bitirir
    anlamaz bosa kürek cektigini
    unutmus yaratilis gayesini
    tanimaz olur kendi benligini
    yasar bu dünyada bir kör mecnun gibi
    sadece kendine bakar
    cok sikistimi kendini satar
    cikmaz sokaklarda kendini yakar

    isik olsun sana bu sözler
    bedenin Namazi özler
    artik gercekleri görsün gözler
    cok derine batmadan geri dön
    olsun sana kible bir yön

    Bizler ruhlar aleminde yasarken
    Allaha sen bizim Rabbimizsin derken
    basta Ademin yolunu izlerken
    ne olduda bize degistik
    neden günah kuyusuna girdik
    aslimiza dönelim bize yaradani bilelim
    yanlis yoldan degil hak yolundan yürüyelim
    kendimizi aldatmayi birakalim dogruyu söyleyelim
    gercekler eninde sonunda zaten bizi bulacak
    Allaha ibadet edini Allah kurtaracak
    isyan edenide bu dünya yutacak
    ölüm ansizin seni yakalar
    gök yüzünde ucan kargalar
    seni senden alan yalanlar
    nedir gözünü böyle kör eden
    sana kiralik verildi bu beden

    isik olsun sana bu sözler
    bedenin Namazi özler
    artik gercekleri görsün gözler
    cok derine batmadan geri dön
    olsun sana kible bir yön

    Sonunu kimse bilemez
    hatalar icinde olupda ben dogruyum diyemez
    Allahi bilen günahlarin arkasindan gidemez
    her yokusun bir inisi vardir
    her basin bir sonu vardir
    unutma insani insan yapan sabirdir
    icindeki nefsi yen
    kimseye kaldiramacagi kadar yüklememis Yaradan
    son Peygamber cikti Nur dagindan
    bizlere Allahin sözlerin anlatiyor Kurandan
    sende ac kulaklarin dinle
    her sabah kalkma kinle
    Allah hepimize versin hidayet
    Allah bilir koptu kopacak kiyamet

    isik olsun sana bu sözler
    bedenin Namazi özler
    artik gercekleri görsün gözler
    cok derine batmadan geri dön
    olsun sana kible bir yön

  16. Zül-Karneyn Says:

    Son Peygamber

    Günes ve yildizlar bir arada
    3 gün 3 gece bekler magrada
    garip bir ses gelir anlamasada
    dünya dönmüyor durdu sanki
    karanlik cöktü bu evrene
    kimseler yok dön bak cevrene
    yanliz kaldik bu alemde
    yeni bir ufuk acildi sayende
    artik saklanmak günah oldu bize
    nurun sacildi gönlümüze
    seni bekledi bu gözler
    hasret bitti geldi artik son Peygamber

    isik oldun gönlümüze
    rahmet yagdi üzerimize
    Kurani verdin ellerimize
    sevgi asiladin kalbimize

    Herseyi yazdin sil basdan
    her sözün gelir Allahdan
    basladi cileli yillar
    sakli kalmayacak artik sirlar
    sana bu sevgi hic bitmeyecek gecsede asirlar
    bir sel gibi akiyor ümmetin
    sen gönlümüzde yasiyorsun hic ölmedin
    düsmanlarina karsi bile bitmedi merhametin
    günahlarimiza cektin bir perde
    herkes seni bekler medinede
    sen bizim icin bir yasam
    hasretim bitmiyor senin icin gece gündüz aglasam
    sana kavusmak ister bu can
    sensiz akmiyor damarimdaki kan
    seni anlatiyor bize Kuran

    isik oldun gönlümüze
    rahmet yagdi üzerimize
    Kurani verdin ellerimize
    sevgi asiladin kalbimize

    Melekler bile zikir eder ismini
    kelimeler yetmez seni anlatmaya
    selamlar olsun Muhammed Mustafaya
    sükür gerek seni bize getirene
    bir ay gibi dogdun üzerimize
    nur sacdin karanlik gönlümüze
    sana bu can olsun feda
    gözlerimiz seni bekler bu yolda
    imam oldun bütün Peygamberlere Miracda
    öksüz kaldik sen gidince
    hasret biter elbet cennete girince
    akla sen gelirsin Allah Allah deyince
    kalbler dayanmaz bu aciya
    merhem oldun sen kanayan yaraya
    selamlar olsun Muhammed Mustafaya

    isik oldun gönlümüze
    rahmet yagdi üzerimize
    Kurani verdin ellerimize
    sevgi asiladin kalbimize

    yazar:zül-Karneyn

  17. Zül-Karneyn Says:

    Kalb Gözü

    Kendime hakim olamuyorum
    kimseye söyliyemem cok utaniyorum
    yanlisi görüp yinede hata isliyorum
    her hatadan sonra yeni bir güne umutla bakiyorum
    kafamda sorular ve cevaplar takili kaliyor
    beni gün ve gün acimadan yakiyor
    belki uzak diyarlara gitmem lazim
    yeni bir sayfa acmam gerek
    yoksa bu halde ne kisim var nede yazim
    her gün eriyorum yavas yavas
    icimde bir kipirti bir telas
    ölsemde bu ugurda bitmeyecek bu savas

    izin ver acilsin kalp gözün
    Allah Allah olsun her sözün
    Yaradan yoktan yaratti
    yalanlar günesini kararti

    Her yerde kendimi ariyorum
    sanki kayp olmusum bu dünyada
    gercekleri anlatsamda insanlara
    aldirmam bu cileli halime
    calisirim gece gündüz demeden dersime
    ben böyleyim dünya dönsede tersine
    var olan coktu ama onu gören közler yoktu
    her canli ölümü görecekse
    neden hale bosa gürek cekmek deyiz
    neden hala yanlislarin arkasindsan kosmaktdayiz
    sonunda hepimiz Yaradanin huzuruna varacagiz
    gelin din kardeslerim el ele verelim
    bizden olmayanlarida sevelim
    düsene vurmak deyil amacimiz
    herkese acik olsun sevgi kapimiz

    izin ver acilsin kalp gözün
    Allah Allah olsun her sözün
    Yaradan yoktan yaratti
    yalanlar günesini kararti

    Gercekleri yalanlarla örtmek dogru deyil
    insanlari aldatmak kendini iki kurusa satmak
    elbet yalan sözler sahibini bulur
    gerceklere deger vermessen zaman gelir unutulur
    ne kadarda ugrasanda bosa gider
    unutma her yalanin sonu günahla biter
    ölümü hatirladikca korkasin
    sende elbet bir gün öleceksin
    sahte sözlere kendini inandirma
    nefes alip verirken
    cehenneme girerken Allaha yalvaracaksin
    son bir sans daha ver diyeceksin
    merak etme yanliz degilsin orda
    inandigin insanlardan cehennemde coktu
    zaman doldu sesini duyan artik yoktu

    izin ver acilsin kalp gözün
    Allah Allah olsun her sözün
    Yaradan yoktan yaratti
    yalanlar günesini kararti

  18. Zül-Karneyn Says:

    Sehir

    Yagmur yayiyor bu aksam sehire
    icimden acilmak geliyor firtinali denize
    kulak verin rüzgarin sesine
    bende kapildim bu sehrin yeline
    dört mevsim her yerde
    bazen kar bazende yagmur arada sirada günes acar
    insani hic acimadan harcar
    yagmurdan önce gelen kara buluttur
    bu sehirde insan hersesyini unutur
    sende yok olma bu dünyada
    kalk uyan artik rüyadan
    anlamasan bile seni yutar
    zaman gec olmadan kendini kurtar

    isiklar sönüyor yine
    göz yaslarimi döktüm bu sehire
    uzak durma sende katil bize
    bu sehirde gelecek elbet bir gün dize

    Hayel kurmak yasak bu sehirde
    herseyini kayp edersin ne avucda kalir nede elde
    rüzgarin önünde bir yaprak gibi ucarsin
    hayellerini yasamadan yakarsin
    sevgi beklersin insanlardan
    kimse unyandirmaz seni bu kötü rüyadan
    umudunu kesersin yalanci dünyadan
    bos sokaklarda adim adim gezersin
    göz yaslarini gördükce gülersin
    bende gectim bu yollardan
    biktim artik yalan hayeller kurmaktan
    hersey baslamadan biter
    seni seviyoruz diyenler teker teker gider
    yanliz birakir insani bu sehir
    suyundan bile icilmez olmus zehir

    isiklar sönüyor yine
    göz yaslarimi düktüm bu sehire
    uzak durma sende katil bize
    bu sehirde gelecek elbet bir gün dize

    Feryat basti yine icimi
    tutan yokki bos kalan elimi
    esgi anilarim gelir bazen aklima
    neler geldi bu sehirde basima
    yasarken öldürdüler beni
    gülerken aglatdilar beni
    herseyim varken yok ettiler beni
    sakin güvenmeyin bu sehire
    insani yutuyor yavas yavas
    kurtulmak icin savas savas
    kim mutlu olmus ki zaten bak bir cevrene
    bozuk düzen hakim olmus sanki bütün evrene
    kurtar bizi Yarap
    bu sehirde olduk biz harap
    kara bulutlar cöktü üzerime
    gec kaldim dönemem artik özüme

    isiklar sönüyor yine
    göz yaslarimi döktüm bu sehire
    uzak durma sende katil bize
    bu sehirde gelecek elbet bir gün dize

    yazar:zül-Karneyn

  19. Zül-Karneyn Says:

    Yabanci

    Yollara düstü bu ayaklar
    geride kaldi bütün yalanlar
    sonunda sevenlerim bana yabanci kaldilar
    yeni bir ufka acildi bu gönül
    ne zaman ve nerde yakalar bu ölüm
    sonunda geldim bir dört yola verdim biraz mola
    nereye gitsem diye sorudum kendime
    bir an caresizlik güstü gönlüme
    geriye dönemem artik
    yabanciyim ben esgi günlerime
    nereye gitsem diye düsündüm durdum
    yildizlarda anlamaz benim bu halimden
    yorgunluk cöktü üstüme
    isik oldu günes gündüzüme
    sebeb oldu yollar ölümüme

    yürü gönlüm uzaklara
    düsme sakin tuzaklara
    aldirma sana yabanci bakanlara

    Yürüyorum uzun ince bir yolda
    varamadim hala yolun sonuda
    susdum cikmadi agzimdan bir hece
    yürüdüm yeni umutlara
    aldirmadim bana tuzak kuranlara
    yollar siralanmis önüme
    kapildim rüzgarin yönüne
    durmaz bu ayaklar gider gönlünce
    aksam olur yine isiklar sönünce
    günler gelir bes bese
    yollar bitmez yürürüm gündüz gece
    sabret ayaklarim az kaldi
    dayan gönlüm dayan
    zaten yok senin icin aglayan

    yürü gönlüm uzaklara
    düsme sakin tuzaklara
    aldirma sana yabanci bakanlara

    Yeni bir sayfa actim kendime
    yagmur yagar üzerime
    siril siklap oldum yine aldirmam
    yollar zor gelsede mum gibi sönmem
    yoluma devam eder geriye asla dönmem
    herkes yapanci oldu bana
    taniyamadim bir an kimseyi
    hor görmeyin üstümdeki yirtik elbiseyi
    cok uzun bir yoldan geldim
    geldigim yerde hep ezildim
    bir yudum sevgiyi cok özledim
    icimdeki yarayi hep gizledim
    hor görmeyin yabanciyi
    sadece sizin deyil gülmek
    kaderimde yazilmis bir yabanci olarak ölmek

    yürü gönlüm uzaklara
    düsme sakin tuzaklara
    aldirma sana yabanci bakanlara

  20. Zül-Karneyn Says:

    Musalla Tasi

    Hayat beni benden alip gidiyor
    felek bana her ayaga kalkip yürüdügümde celme takiyor
    kader degil senin hasretin beni yakiyor
    bilmiyorum bana böyle ne oluyor
    sordum seni benden ellere
    isyankar oldum senin sevdigim günlerime
    beddua ettim seviyorum deyipte gidenlere
    yalan hersey yalan oldu gitti
    icimdeki sevgi alevi yanmiyor söndü
    tek seni benden ayiran ölümdü
    hala hatirlarmisin eski günleri bilmem
    sensiz mutlu oluyorum diyemem
    ben ölürümde senden baskasini sevemem
    asiklar kervani geciyor önümden
    senin hayelin koptu gönlümden
    korkuyorum sensiz ölümden
    zehir bile olsa icerdim elinden

    ayirdilar seni benden
    kurtulamiyorum artik derten kederden
    sevenlerin sonu hep ayni mi olacak
    musalla tasimda mecun oldu yazacak
    yine sevenlerin göz yasi akacak

    Neden niye beni terk edip gittin
    beni böyle ucurumlara attin
    beni karanlik aksamlara biraktin
    hayellerimi yasayamadan yaktin
    herseyi unuttum ama seni unutamadim
    herseyi yaktim ama senin fotarafini yakamadim
    yanlizligi sen gidince anladim
    ölmek kurtulus degil benim icin
    neydi öfken neydi kinin
    neydi seni benden ayiran
    kimdi aramiza giren
    söyle kimdi beni ucurumlara iten
    yarali gönlüme batan bu tiken
    hancerledin beni haince arkamdan
    senin yalanci sevgindir beni böyle aglatan
    acirim senin icin yanan bu gönlüme
    inanmam birdaha asiklarin sözüne

    ayirdilar seni benden
    kurtulamiyorum artik derten kederden
    sevenlerin sonu hep ayni mi olacak
    musalla tasimda mecun oldu yazacak
    yine sevenlerin göz yasi akacak

    Asik olmak nekarda zormus bilemedim
    seni sonkez görmeden gidemedim
    benim degil ellerin olsanda
    feryat dolu aglayisimi duymasanda
    yinede seni seviyorum
    seni musalla tasima bekliyorum
    cünkü ben sensiz ölüme gidiyorum
    derman kalmadi artik bende
    biktim artik yalanci hayattan
    gözlerimde yas kalmadi aglamaktan
    ne sevenim var nede soranim
    nede bas ucumda bir aglayanim
    ben bu aciya dayanamam
    sana bir yabanci gibi bakamam
    senin üzerinde bir beyaz gelinlik
    benimde üzerimde beyaz bir kefen
    sana mutluluklar dilerim
    sen sevmesende ben seni hala severim
    kafama bir kursun sikar giderim

    ayirdilar seni benden
    kurtulamiyorum artik derten kederden
    sevenlerin sonu hep ayni mi olacak
    musalla tasimda mecun oldu yazacak
    yine sevenlerin göz yasi akacak

    yazar:Zül-Karneyn

  21. Zül-Karneyn Says:

    Yalanci Dostlar

    Hersey yalanmis anlayamadim
    bu dünya yalanmis birakamadim
    her dafasinda kendimi aldatmisim farkina varamadim
    gözümü kör etmis yalan sözler
    benim gibi garipler hic gülmezler
    yetim kalan bir cocuk gibi kaldim ortada
    yuvasini kayp etmis bir kus gibi ucarim yokluga
    yürürüm arkama pakmadan sonsuzluga
    kirildim beni benden alan dostlara
    haram ettim beni aglatanlara
    darildim ümütlerimi calanlara
    inanmam artik dostlara

    kiymet nedir bilmeyene
    seviyorum deyipde sevmeyene
    düsene el vermeyenlere
    tövbe bir daha inanmam

    Sevinirsin bir dost kapisi acilinca
    anlamassin seni senden calinca
    bir bakarsinki herseyin elinden alinmis
    iste beni böyle feryat ettiren dostlara
    haram olsun bütün ümitlerimi calanlara
    güvendigim daglara kar yagdi
    bütün anilarimi sormadan yakti
    yalanci dostlarin eline düsürdü beni bu hayat
    kimsede degil sadece bende kapahat
    kör ettim gözlerimi tutdum yalan elleri
    sonunda bos kaldi ellerim hani nerde sevenlerim
    düstünmü bir kere vuran cok olur
    paran varsa dostunda cok olur

    kiymet nedir bilmeyene
    seviyorum deyipde sevmeyene
    düsene el vermeyenlere
    tövbe bir daha inanmam

    Hersey para olmus bu dünyada
    boynu bükük garipler yürür yolda
    para diye tapanlara
    insanligi iki kurusa satanlara
    dost diye kapimizi actik
    kalbimiz temiz hep güvendik
    sonunda hep kaybeden yine bizler olduk
    inanmam artik birdaha beni sevenlere
    seni seviyorum diyenlere
    tek basimada kalsamda inanmam
    savasirim yanliz basima
    birdaha güvenmem dostlarima
    sonunda kurtuldum sükür Allahima

    kiymet nedir bilmeyene
    seviyorum deyipde sevmeyene
    düsene el vermeyenlere
    tövbe bir daha inanmam

  22. Zül-Karneyn Says:

    Hak yolunda yürümek

    Günahlar Bataginda aci ceker bu bedenim
    her namazdan sonra semaya acilir ellerim
    hesap soracak Yaradan bosa gecen günlerim
    cehennem atesinden beni kurtaracak olan iyi amellerim
    her gecenin sabahinda bir umutla baslarim hayata
    benim bu halime Melekler bile aglamakta
    bu bedenim günahlar icinde yanmakta
    bir an kurtulmakdir niyetim
    böyle bitmemeli benim kaderim
    bazen suskun bazende bir rüzgar gibi eserim
    aklima gelir iyi ameller islerim
    nekadar aci olsadsa gercekler
    zaman icinde kayp olan kavimler
    günah bataginda yanan bedenler
    hic susmasin Allah Allah diyen sesler

    Geceler karartsada gündüzümü
    hak yolunda tüketirim son gücümü
    göze almisim zaten Allah icin ölümü
    kör ettim yalanlara gözümü

    Tövbe gerek Müslümana
    yardim eder Allah garip Kullarina
    o zaman cennetin kapisi acilir insana
    herseyi yoktan var eden
    dogrulari gören yinede yanlislari izleyen
    bilmezki aci ceker bu beden
    mezara götürecegi sadece 3 metre bir kefen
    Allahin yaratma sanati sonzus bir mucize
    hidayet versin Allah bu kör olan kalbimize
    kurani vermis Hz.Muhammed s.a.v elimize
    Allah kelami kelsin diye dilimize
    yanlislara karsi savasmak dogrular icinde ölmek gerek
    huzuru mahserde Allah sana hakkini verecek
    Allahin rizasini gazanmak isteyen cihat edecek

    Geceler karartsada gündüzümü
    hak yolunda tüketirim son gücümü
    göze almisim zaten Allah icin ölümü
    kör ettim yalanlara gözümü

    Elbet bir gün Kiyamet kopacak buna inanmayanlar olsada
    Kurani Kerim Ademoglunu uyarsada
    Allahin izniyle yer yerinden oynayacak
    inanmayanlar korkudan gücük dilini yutacak
    sadece iman edenler kurtulacak
    Allah inanmayanlari cehennemde yakacak
    sen sen ol hak yolunda yürü
    aksam oldu belki göremessin gündüzü
    ölmeden önce gel Islama
    dört elle saril Kurana
    akil yetmez Allahin Nuruna
    Allah acir yarattigi kuluna
    son ver günahlar icinde gecen günlerine
    gel sende katil Hz.Muhammedin Ümmetine

    Geceler karartsada gündüzümü
    hak yolunda tüketirim son gücümü
    göze almisim zaten Allah icin ölümü
    kör ettim yalanlara gözümü

    yazar:Zül-Karneyn

  23. Zül-Karneyn Says:

    Es Deli Rüzgar

    Kahr olsada bu hayatim
    acima gencligime vur bu sineme
    alismisim zaten cileye dertlerime
    gülsemde dönemem esgi günlerime
    döndüm durdum cevremde
    yanliz kaldim bu alemde
    yazdim hayatimi bir kalemde
    garip bir kul yatiyor bu kefende
    zaten dogdugum günden beri
    sanki kim yasatti beni
    cileler dostum olmus dönemem artik geri

    es deli rüzgar es
    nasil geldiysen öyle es
    ses verin bu feryatlarima
    bakmayin akan gözyaslarima
    es deli rüzgar es

    Boynu bükük
    dertlerim bu dünyadan büyük
    mutluluk nedir bilmem
    hep aglar hic gülmem
    nedense hic sevilmem
    kimsesiz kaldim tek basima
    terk etti hep sevenlerim
    geride kalan bana dertlerim ve cilelerim
    yikilan ümütlerim bos kaldi yine ellerim
    herkes güler keyfine bakar
    garipler bir köse basinda aglar
    bizim bu halimizden kim anlar
    utansin beni benden alanlar

    es deli rüzgar es
    nasil geldiysen öyle es
    ses verin bu feryatlarima
    bakmayin akan gözyaslarima
    es deli rüzgar es

    Aldirmam artik dertlere cileye
    zaten kimseler aldirmaz bilmem niye
    muhtac kalmisim sevilmeye
    tek kalsamda bu dünyada hic gülmeyen
    tek kalsamda hic sevilmeyen
    herkes icin dönen bu dünya ama benim icin dönmeyen
    ne olsada düstük bir kere vurmayin beni yerden yere
    kurban ettiler beni bu yalanci dünyaya
    haram oldu sanki bana gülmek
    dilenirim yaradandan ölmeyi
    unutmusum zaten gülmeyi
    ses verin bu feryatlarima
    bakmayin akan gözyaslarima
    hayel kurmak bile oldu haram
    ben bu aciya daha dayanamam
    Alem dört köse olmus gülmekten
    bende biktim artik her gün ölmekten

    es deli rüzgar es
    nasil geldiysen öyle es
    ses verin bu feryatlarima
    bakmayin akan gözyaslarima
    es deli rüzgar es

  24. Zül-Karneyn Says:

    Cekilin Basimdan

    Cekilin basimdan gitin ne olur
    ben kendi halime kendim yanarim
    istemem elimden kimse tutmasin
    gelmesin kimse halimi sormasin
    benim icin kimse aglamasin
    yanliz basima kalir kendim aglarim
    sormayin aramayin beni
    herseyimi kapy ettim dönemem artik geri
    birakin beni tek kalayim
    neden niye diye kendime sorayim
    ölsemde derdime kimse derman olmasin
    kayp olsamda bu alemde
    aramayin sormayin bir daha beni
    yolumu ben kendim ararim
    üzülmeyin kirilsada kollarim

    birakin beni kendime
    kulak vermeyin cileli sözlerime
    derman olmayin dertlerime

    Sizene dertlerimden sizene acilarimdan
    dertlerimi kendim sararim
    bos sokaklarda yanliz aglarim
    birakin yanliz kalayim
    kullara kulluk etmem kulluk edenide sevmem
    ben kendi yolumu kendim ararim
    girdim cikmaz sokaklara
    birakma beni Yarap kullarin eline
    muhtacim tek senin sevgine
    her yanim düsman olsada
    istemem elimden tutani
    yikilsamda cileden istemem bu halime aglayani

    birakin beni kendime
    kulak vermeyin cileli sözlerime
    derman olmayin dertlerime

    Insafsiz kullara birakma beni Allahim
    icimdeki kederleri kendime saklarim
    ates olur dertlerim kindimi yakarim
    cekilin basimda gitin ne olur
    bir söz söylemeyin bana
    üzülmeyin sakin bu halime
    alir basimi giderim uzaklara
    birakma beni insafsiz kullara
    ben kindime yeterim
    cilelerim arkadasim olmus severim
    kelmeyin sakin yanima
    kimseye degil sadece güvenirim Allahima
    karismayin benim cileli dünyama

    birakin beni kendime
    kulak vermeyin cileli sözlerime
    derman olmayin dertlerime

    yazar:Zül-Karneyn

  25. Zül-Karneyn Says:

    Sevene sevme denilmez

    Hata benim Günah benim
    yoldasim olmus dertlerim
    zor geliyor sensiz gecen günlerim
    terk etti hep sevenlerim
    sevene sevme denilmez
    aglayana bakip gülünmez
    gercekten seven birakip gitmez
    atma beni firtinali denize
    kapilmisim zaten rüzgarin yeline
    düstüm bir zalimin eline
    oda beni yerden yere vuruyor
    yasli gözlerim her yerde seni ariyor
    senin icin bak bir can ölüyor

    ilk görüste asik oldum sana
    neden gelmessin yanima
    saygi duy bu garip askima

    Ilk bakis ilk heycan
    sevmeyi bilmessen beni nasil anlayacan
    beni anlamak icin gözümün icini bakacan
    yürürüm gündüz gece yagmurun altinda
    unutamadim seni eski anilarimiz hale aklimda
    bir duva oldun dilimde
    sevgini atamadim sakli kaldi kalbimde
    kolay degil herseyi bir anda silip gitmek
    kolay olmuyor sensiz bu hayatta gülmek
    mutlu oldunmu sonunda eserinle
    öldürdün beni kendi elinle
    yine sana kirgin deyilim
    cünkü senin icin bir avare deyliyim

    ilk görüste asik oldum sana
    neden gelmessin yanima
    saygi duy bu garip askima

    Benim degil ellerin oldun
    sana olan askimi hice saydin
    rüzgarin önüne bir yaprak gibi attin
    daglara taslara vursam kendimi
    söndüremez kimse sana olan sevgimi
    kim tutacak simdik bos kalan ellerimi
    geri verin ne olur calmayin benden güzel günlerimi
    zaten kayp ettem herseyimi sen gidince
    vurdun sineme hic acimadan gönlüce
    dünya dönmüyor sen olmayina bana
    icinde hicmi sevgi kalmamis
    bu dünyada gercek sevmek yalanmis
    mecnun degilmiydi leylasin icin kör olan
    simdik ise hersey yalan dolan
    herkes gülerken ben aglayan
    az kaldi gönlüm sen dayan

    ilk görüste asik oldum sana
    neden gelmessin yanima
    saygi duy bu garip askima

  26. Zül-Karneyn Says:

    Göz Yaslarim

    Dertlerimle bas basayim
    cöllerde gezen bir avareyim
    beni soranlara öldü deyin
    ne olur bu garip askima gülmeyin
    sevmek ne kadarda zormus bilemedim
    seni görmeden ölemedim
    alir basimi giderim uzaklara
    kimseler gelmesin kimseler sormasin
    ben zaten kayp etmisim ezzelden
    artik yoruldum tutun ellerimden
    bir yildiz kaydi gök yüzünden
    ben seni sevdim dönmem sözümden

    ben bende deyilim
    ben senzis neyleyim
    aci bu askima izin ver gideyim

    Sevenlere soramadim
    mecnun olmusum bilemedim
    sevgine inandim birakip gidemedim
    sen sözünü tutamadin
    beni boynu bükük biraktin
    sirtimda bicak darbesi
    yikildi gönlümün sevda kalesi
    beni hic sevmemisin anlayamadim
    sevgim kör etmis gözlerimi
    gelde duy bu feryatlarimi
    neden niye hic acimadinmi bana
    gittin arkana dönüp bakmadan
    hayati zehir ettin sen bana
    askimdan ölüyorum su halime bir baksana

    ben bende deyilim
    ben senzis neyleyim
    aci bu askima izin ver gideyim

    Gitmem lazim böyle olmuyor
    göz yaslarim dinmiyor
    kime yanayim kime anlatayim bu askimi
    yildizlarda kayar durmaz yerinde
    gidiyorum bir mechule resmin hale ellerimde
    sevmeyen sevenin halinden anlamaz
    gercek sevmeyen bu aciya dayanamaz
    ne söylesem ne yapsam
    seni birakip nereye kacsam
    aska yenildim
    sevdim ama hic sevilmedim
    günesin batisini izliyorum baska diyarlarda
    senzis yasamak cok üzüyor beni
    ben bende deyilim dönemem artik geri
    ne soran var nede arayan
    dayan gönlüm dayan
    tek ben miyim aski icin aglayan

    ben bende deyilim
    ben senzis neyleyim
    aci bu askima izin ver gideyim

    yazar:Zül-Karneyn

  27. Zül-Karneyn Says:

    Elveda

    Yalanci Baharlara kaldi benim askim
    silinimiyor anlimdaki kara yizim
    askimdan beyaz oldu siyah sacim
    aska yenildim
    hep sevdim ama hic sevilmedim
    seni gölgenden bile kiskandim
    herseyimi feda etmistim senin yolunda
    ölümü bile göze almistim ugrunda
    neden pirakip gittin sen beni
    bu kadar zormu bana geri dönmen
    senden baskasini ben sevemem
    sen olmassan yasiyorum diyemem

    Sen orada ben burada
    yem olduk kurta kusa
    ayirdi kader ikimizi
    duymuyormusun feryat dolu sesimi

    Elveda sevdigim elveda herkese
    gidiyorum bu aksam bu sehirden
    gönlüm kirildi derinden
    tutmak isterdim son defa elinden
    artik hersey bosa
    gönlüm koptu bu diyardan
    tat alamiyorum bu yalanci bahardan
    yollar uzak kalir sana
    isik olmaz günesin bana
    aldirmazlar aski icin aglayana
    dünyam sanki bir anda bosaldi
    bu aci dolu kalbim sana derinden darildi
    canimi almak isterim beni Yaradan affetse
    bu keder bu ciller ah beni bir terk etse
    benim gibi deli mecnunu bir kez sevse
    hayellerim bile feryat etmekte bu halime
    ates düstü bir gez gönlüme

    Sen orada ben burada
    yem olduk kurta kusa
    ayirdi kader ikimizi
    duymuyormusun feryat dolu sesimi

    Sevmek sonuda mecnun olmak demekmis
    bu askin bu sevdan beni kendine esir etmis
    beni sonunda boynu bükük birakmis
    bu kadar zalim bukadar duygusuz olmaz bir insan
    beni bir anlasan yanima gelip su halime bir baksan
    sucum sevmekmis bilemedim
    seni son defa görmeden gidemedim
    her seven benim gibi aglarmi
    her seven sevdiginin arkasindan bakarmi
    inanmak istemiyorum görmök istemiyorum
    sen dönmessen bana ölmek istiyorum
    bu aksam bu sehirden gidiyorum
    yürürüm yagmurun altinda
    merak etme ölüm haberimi alirsin yakinda

    Sen orada ben burada
    yem olduk kurta kusa
    ayirdi kader ikimizi
    duymuyormusun feryat dolu sesimi

  28. Zül-Karneyn Says:

    Osmanli Ordusu

    Osmanli Ordusu kusanmis geliyor
    havada sessiz bir rüzgar esiyor
    at üstünde saha kalkmis Fatih
    sürmüs atini denize
    kulak verin bu yigit Ordunun sesine
    kapilmasin sakin kimse bu Ordunun yeline
    sultanlar sultani kanuni
    kilavuz etmis Kurani kendisine
    korku tanimaz düsman bilmez
    garipleri korur hic ezmez
    sana karsi kimse kilic kaldirmaz
    bu orduyu bizans bile durduramaz
    Ey sanli Ordu ey sanli asker
    kim sana hancer vuracakmis sasarim
    sen benim icimde bir ask hep göz yaslarim

    Osmanli Ordusu geliyor
    askerlerin hazir olda seni bekliyor
    at üstünde cin setine kadar variyor
    bu göz bu kalb senin icn agliyor

    Zaman geldi artik cik ortaya
    namini sal yine dünyaya
    dünya sana yine muhtac
    sen olmyanica bu gönlüm gezer kacak
    elinde tutdugun bu ulu sancak
    nerdesin Osmanli gözüm yollarda seni bekler
    seni bulmak icin ayagima batsada tikenler
    seni bilen seni taniyan
    yillardir icimdeki hasretdir aglayan
    ilac ol bu kanayan yarama
    bin sükür gerek bu Orduyu Yaradana
    dilimde sanki bir siir bir dua oldun
    diliren seni Allahdan
    cikarim gizemli karanliktan

    Osmanli Ordusu geliyor
    askerlerin hazir olda seni bekliyor
    at üstünde cin setine kadar variyor
    bu göz bu kalb senin icin agliyor

    Peygamber bile Övmüs bu Orduyu
    nam salmis dört cihana güzel huyu
    kara bulut gibi cök düsmanin üzerine
    Allah güzellik vermis senin yüzüne
    kapilmayin hemen hüzüne
    elbet bir gün bu ordu gelecek
    bütün acilar gözyaslari dinecek
    Allahdan hak yerini bulacak
    kuslar bile sevincten alcak alcak ucacak
    cicekler bile göz olup sana bakacak
    nerdesin Osmanli gelde dindir bu hasreti
    gelde sevindir bu siiri yazan sahsiyeti

    Osmanli Ordusu geliyor
    askerlerin hazir olda seni bekliyor
    at üstünde cin setine kadar variyor
    bu göz bu kalb senin icin agliyor

  29. Zül-Karneyn Says:

    Islamiyet dünyaya Hakim olcak

    Dünyayi bir anda var eden Allah
    bir andada yok etmesinide bilir
    güzel olan hersey Allahdan sevilir
    güc ve kudret sahibi olan
    insanoglunun icinde fitne fesat yalan dolan
    günahlar icinde bir yaprak gibi solan
    dogrular varken yanlislari izleyen
    varmi günahdan korkup ayibini gizleyen
    kendini kayp etmis yolunu bilmeyen
    kime kalmiski bu yalan dünya
    hersey yalan bütünü bir rüya
    islami ara, cölde kalan mecnun misali
    sevmeyi bilmeyen gönülden yarali
    küfre karsi savas
    hemen korkup yapma telas

    su testisi su yolunda kirilir
    islam olmayinca bu can sikilir
    cihad eden hemen zindana tikilir
    senu kurtaracak din islamdir

    Aslinda bizler aciz bir kuluz
    islam olmassa biz bu evrende yokuz
    sende kurtar kendini bu alemden
    sil bütün kötülükleri kalbinden
    bazen aglar bazende gülersin sevincinden
    uzak dur seytanin kahbe yelinden
    karamsar olma sende biliyorsun
    elbet bir gün islamiyet dünyaya hakim olcak
    heryeri bir anda güzellik sevinc kaplayacak
    islamin nur isigi seninde kalbini aydinlatsin
    bütün evrende Ezan-i Muhammediye duyacaksin
    dilinden Allah kelami
    gönlünde Allah selami
    bilenler bilmeyenlere söylesin
    hepimiz din kardesiyiz
    kavaga düvüs kin ve nefretle degil
    sevgi sefkat ile gönülleri fet edecegiz

    su testisi su yolunda kirilir
    islam olmayinca bu can sikilir
    cihad eden hemen zindana tikilir
    senu kurtaracak din islamdir

    Bir birimizi Allah rizasi icn gönülden sevecegiz
    kanayan yaralar akan kanlar
    bir hic ugruna giden canlar
    sonara erecek hepsi islam hakim olunca
    korkma sakin az kaldi dayan
    senin ceddindir romayi yakan
    ufukta zafer vad etmis yaradan
    islam gelince bülbül olup ucacaksin havadan
    sakin ümidini yitirme
    bu yalan dünya cicn kendini bitirme
    güzel günler bizi bekler
    sen yeterki sabir et Allahu Ekber

    su testisi su yolunda kirilir
    islam olmayinca bu can sikilir
    cihad eden hemen zindana tikilir
    senu kurtaracak din islamdir

  30. Zül-Karneyn Says:

    Insanlarin Atasi Adem

    Ol dedi ve oldu Adem
    insanlarin atasi madem
    neden bosa aramaktayiz
    neden yanlis sorulardayiz
    dogrular varken yine batila gitmek
    her insanin heykelini dikmek
    sapkin inanclari savunmak neden
    konusurlar hep bilmeden
    nerden geldigimiz belli zaten
    buna inanmayanlardir beni böyle kahr eden
    putlarin dili sesi kulagi akli yokken
    buna hale inananlar cokken
    kiramazlar aci dolu gönlümü
    her nefis tatacaktir ölümü

    Dile gelecek her söz
    atese dönüsdü yanan kös
    elbet hakikat ortaya cikacak
    inmayanlarida gurur ve kibir yakacak

    Asirlardir yikilmadi bu sapik inanc
    nedense gercekler aci olur insana duy utanc
    uyanin ey Ademogullari anlatin gercekleri
    susmayin sakin bana bir bakin
    insan olarak bir insan gibi takin
    yalan dolan sözleri hemen yakin
    Allahin sonzus yaradma gücü belli olmuyormu
    yoksa gercekler kaninami dokunuyor
    bilin bu sapkin inanc her devirde yok oluryor
    basimizda yine bela nedense gitmedi hala
    zamani geldi insallah Yaradan yartmis masallah
    insani putlastirmak nekadar cahil bir olay
    bunu anlamak cok zor deyil aslinda kolay
    bedenin sana kiralik verildi
    islam karsisinda her yalan yenildi
    teker teker tüm putlar yikildi

    Dile gelecek her söz
    atese dönüsdü yanan kös
    elbet hakikat ortaya cikacak
    inmayanlarida gurur ve kibir yakacak

    Ben bu gidisi böyle izleyemem
    evet heykel dikme dogru diyemem
    gercekleri kimseden gizleyemem
    Yaradan bizlere imtihan dünyasi kurdu
    bunu böyle bilmek ve öyle anlamak belki zordu
    ama sapitmak bizde yoktu
    savasirim tek basima kimseler olmasada
    beni ömür boyu zindana tiksalarda
    dönmem davamdan ayet okumakdan
    yikilmam bu sapik inanca
    ayaga kalkarim yikilnca
    evet ey insanoglu türedik Adem ve Havvadan
    pikmadikmi hala yalan dolandan
    bir ayet söyleyeyim size Kurandan
    Allah birdir,Allah tekdir esi benzeri yoktur,
    düsünen icin gercek ve anlamli coktur
    ahirette aglayan gözler
    sonu gelmeycek inan bu dava icin ölenler
    bende ölmek isterim hak yolunda
    bil islam kazanak eninde sonunda

    Dile gelecek her söz
    atese dönüsdü yanan kös
    elbet hakikat ortaya cikacak
    inmayanlarida gurur ve kibir yakacak

  31. Zül-Karneyn Says:

    Yuvazis Kuslar

    Elimde bir kalem yazar
    bu gönlüm garip garip bakar
    gözümden yine yaslar akar
    yagan kar taneleri beyaz beyaz
    durma sair yaz gönlünce yaz
    zaten kim anlamiski senin bu halini
    kara bulut ufku sarmis dünyani
    cökmüs yine bir hüzün icime
    isyankar degilim kaderime
    amacim sadece kederimi dile getirmek
    yalan sözleri kendimce silmek
    zamani geldiginde mechule gitmek
    sormayin sakin kimdi neden
    ölüyorum hasretden aci ceker bu beden

    yuvazis kus misali gönlüm
    ucuyor belli degil yönüm
    gidiyorum uzaklara aldirmam tuzaklara
    isyanim beni böyle aglatanlara

    Yaz geldi gecti haberim olmadan
    hayellerimi calmislar bana sormadan
    sorarim kendime nereye gidersin
    gün ve gün aci cekersin
    seni böyle isyankar yazdiran
    herkes gülerken seni aglatan
    ne sen sor nede ben anlatayim
    izin ver sonu gelmeyen mechule gideyim
    hayeli olmayan bir insan düsün
    hep karanlik bir zindan yokki gündüzün
    beni anlatmaya kelimeler yetmez
    cile ve dertlerim arkadasim olmus beni terk etmez
    bizim gibi gariplerin cilelerin zaten hic bitmez
    yazmakdan baska carem kalmadi
    ölürken bile careler ilac olmadi

    yuvazis kus misali gönlüm
    ucuyor belli degil yönüm
    gidiyorum uzaklara aldirmam tuzaklara
    isyanim beni böyle aglatanlara

    Acimayin hic gencligime vurun sineme
    zaten zindan gibi kanlik cöktü gönlüme
    umudunu yitirmis bir mecnun var
    bem beyaz üzerime yagan kar
    en sevdigim firtinali aksamlar bile esmez oldu
    acan cicekler bile bana bakarak soldu
    dert kar etmez bu yarali gönlüme
    es deli rüzgar es bagrima
    yok et beni sonum ol küle cevir hayatimi
    unutmusum ezzelden yasamanin anlami
    göremedim hic günesin sabahini
    hayatim hep karanlik geceler
    hüzün dolu kalemimde bitmeyen heceler
    gidiyorum artik duramam burda
    zaten yem olmusuz kurda kusa

    yuvazis kus misali gönlüm
    ucuyor belli degil yönüm
    gidiyorum uzaklara aldirmam tuzaklara
    isyanim beni böyle aglatanlara

  32. Zül-Karneyn Says:

    Sevgili siir sevenler ve siir yazarlar,Bu konu cok okunup ve buna karsi savasmamizi gerektiriyor ,yoksa okullarda hala okutulur ve genclerimiz yok olur ve din,kültür ve ahlak dan yoksun olarak yetisir ve yetisiyorda onlarin istedigide bu zaten ve hep kargasa ve siddet ortami yaratmak amac kendi düzenlerini kurmak tabiki sadece ülkemizde degil dünyda bir egemenlik kurmak icin adamlar icimize kadar girmisler biz anlamsakta yavas yavas sizdilar icimize ve hala girmekteler yetistirdikleri insanlari icimize sokup bize ayirmaya kadar savasiyorlar iste busavasin tek nedeni bunlarin sapik görüsleri genclerimiz anlamasada bunlarin cizdigi yola giriyorlar ve kavga basliyor artik bu gidise dur demenin zamani geldi ve geciyor,konuyu biraz düsünmeniz ve her yerde her evde iyi anlatmamiz lazimki bu konu tamamen cökmesi icin yoksa herkes saklanip ve kendini düsünürse bu teori daha cok can yakacak ve bir ülke yokluga sürünür degerlerimizi iyi korumamiz lazim bunun icin yazimi biraz düzeltip ve cogaltip,ilk basdan ayni ola bilir ama cok vahim durumdayiz su an aldirmazsak ilgilenmezsek yarin bizim cocuklarimizda ayni hayataya düse bilir el birligiyle savasmaliyiz o yüzden bir defa daha yayinladim yazimi ve sonuna kadar iyi okunmasini isterim ve sorulariniz varsa bu konu hakkinda bana yaziniz lütfen saygilarimla selamlarim ,simdikten iyi okumalar.

    Insanlarin Atasi Adem

    Ol dedi ve oldu Adem
    insanlarin atasi madem
    neden bosa aramaktayiz
    neden yanlis sorulardayiz
    dogrular varken yine batila gitmek
    her insanin heykelini dikmek
    sapkin inanclari savunmak neden
    konusurlar hep bilmeden
    nerden geldigimiz belli zaten
    buna inanmayanlardir beni böyle kahr eden
    putlarin dili sesi kulagi ve akli yokken
    buna hale inananlar cokken
    kiramazlar aci dolu gönlümü
    her nefis tatacaktir ölümü

    Dile gelecek her söz
    atese dönüsdü yanan kös
    elbet hakikat ortaya cikacak
    inanmayanlarida gurur ve kibir yakacak

    Asirlardir yikilmadi bu sapik inanc
    nedense gercekler aci olur insana sende duy utanc
    uyanin ey Ademogullari anlatin gercekleri
    susmayin sakin bana bir bakin
    insan olarak bir insan gibi takin
    yalan dolan sözleri hemen yakin
    Allahin sonzus yaradma gücü belli olmuyormu
    yoksa gercekler kaninami dokunuyor
    bilin bu sapkin inanc her devirde yok oluryor
    basimizda yine bela nedense gitmedi hala
    zamani geldi insallah Yaradan yartmis masallah
    insani putlastirmak nekadar cahil bir olay
    bunu anlamak cok zor deyil aslinda kolay
    bedenin sana kiralik verildi
    islam karsisinda her yalan yenildi
    teker teker tüm putlar yikildi

    Dile gelecek her söz
    atese dönüsdü yanan kös
    elbet hakikat ortaya cikacak
    inanmayanlarida gurur ve kibir yakacak

    Ben bu gidisi böyle izleyemem
    evet heykel dikme dogru diyemem
    gercekleri kimseden gizleyemem
    Yaradan bizlere imtihan dünyasi kurdu
    bunu böyle bilmek ve öyle anlamak belki zordu
    ama sapitmak bizde yoktu
    savasirim tek basima kimseler olmasada
    beni ömür boyu zindana tiksalarda
    dönmem davamdan ayet okumakdan
    yikilmam bu sapik inanca
    ayaga kalkarim yikilnca
    evet ey insanoglu türedik Adem ve Havvadan
    pikmadikmi hala yalan dolandan
    bir ayet söyleyeyim size Kurandan
    Allah birdir,Allah tekdir esi benzeri yoktur,
    düsünen icin gercek ve anlami coktur
    ahirette aglayan gözler
    sonu gelmeycek inan bu dava icin ölenler
    bende ölmek isterim hak yolunda
    bil islam kazanacak eninde sonunda

    Dile gelecek her söz
    atese dönüsdü yanan kös
    elbet hakikat ortaya cikacak
    inanmayanlarida gurur ve kibir yakacak

    isim: Charles Darwin
    dogum yeri: ingiltere
    dogum: 12.02 1809
    ölüm tarihi:19.04.1882
    Bundan 150 yıl kadar önce Charles Darwin canlılığın nasıl oluştuğu konusunda ortaya mantıksız bir teori attı. Bu teori, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir hikayeden ibaretti. Herşeyin tesadüfen meydana geldiği yanılgısına kapılan Darwin, cansız maddelerin tesadüfen bir araya gelip bir canlı hücresi oluşturduklarını, sonra da bu hücreden diğer canlıların kendi kendine oluştuğunu iddia etmişti. Yani etrafınızda gördüğünüz tüm hayvanların kedilerin, köpeklerin, kuşların, balıkların, tavşanların, karıncaların ve tüm bitkilerin birbirlerinden oluştuklarını sanıyordu. Üstelik, insanlarla maymunların da aynı canlıdan meydana geldiğini söylemişti. Sizin de artık çok iyi bildiğiniz gibi, Darwin’in ve evrimi savunan diğer kişilerin bu iddiaları gerçek değildir. Evrim teorisi bilime her yönden aykırıdır. O dönemin teknolojisindeki gerilik nedeniyle teorinin iddialarına bilimsel olarak yeterli bir cevap verilememiş ve teori bir süre kabul görmüştür. Ama günümüzün teknolojisiyle yıllardır sürdürülen bilimsel araştırmalar, evrim teorisinin bir yalandan ibaret olduğunu, yeryüzünde evrim diye bir olayın yaşanmadığını ispatlamıştır. Bunu idda eden ve bolca kitap yazan kisinin hayatida cok kizemli ve soru isaratleriyle dolu bir hayatini yakindan ele alalim .Kendisi varlikli bir aileden gelen ve babasi bir dinsiz bir Doktor ken ama Annesi inancliydi,yatili okula giderken dersleri kötü oldugundan ders yardimi almakdaydi,gücük yasda ilgisini ceken evrim ,abisinin evde kurdugu kücük ve zamanin kisik teklenojisiyle hayvanlar üzerinde arastirmaya basladilar,ve bir zaman sonra abisi gibi üniversteye medizin okumak icin basladi ama bir zaman sonra ilgisini kayp edince ve okulda derslerde geri kalinca babasi onu manastir sayilan bir okula yazdirdi ve orada okumaya basladi ama ilgisi hep evrim le ilgili konular oldu .Sonunda okulu zar zor bitirerek okuldan cikti ama derslerde basariziz oldugu icin ve ilgisini sadece evrim teorisi cekdiginden ,devam okumadi.Bu aradada eski yunan eski misir ve eski sümerliler teorileri ilgisinide cok cekmisdi ve ilgiyle takip eddi .Evrimi baska üniverstelerde arstirmaya basladi ve kendisine yandas bulmaya amacladi ,tabiki bunda babasinin dinsiz ve dedesininde ayni sekilde olmasi darwini bu yola sanki itmeye zorladi,ve zamanin yetersiz teknolejisiyle gercekleri tam anlayamamisdi bunun üzerine Kanarya adalarina kitmeyi planladi ve ispanyolca ögrenmeye basladi ve 1831 in kis aylarinda yola cikti 1832 in birinci ayinda amerikan bir adasina vardi Salvador da Bahia ve orda arastirmaya basladi ilk basta bitgisel deneyler ve hayvanlar üzerinde arastirmasini yapti ve sene 1832 ci 9 cu ayinda bir fosil ögreni bulmusdu,o da bir kafa tasi sadece tam ne olarak bilinmedi bir fosil örnegini ingiltereye getirdi ve insalara yavasdan yavasdan evrimi anlatmaya basladi tek bir örnkelen kendisi bile tam emin olmayarak evrimi anlatmaya calisdi.Sene1835 kadar amarika kitasini karis karis arastirmaya basladi ve 1835 son aylarinda pasifik okyonusunda Tahiti-ye vardi,.tabiki bu aradada misyoner masonlarla tanismisdi ve hep bilgi alis versindelerdi.Sonunda 1836 da hic birsey elde edemeden ingiltereye geri dönmeye karar verdi. Hemen hemen tüm yer tabakalarini kazarak fosil umuduyla kazmisdi ve yüzlerce isci calisdi ona ramen bir tane bile ewrimi destekleyen bir fosil bulamadi sadece yaninda hayvan iskeleti ve bitkisel dokular almisdi ,ama buldugu sadece zamanin hayvanlari yani asirlar önce yasiyan ve simdiki zamanin Hayvanlarina ayni benezrlikleri tasiyan örnek fosil bulmusdu.Evet ingilterede taninan birisi olmusdu zaten ve mason lar tarafinda desteklenen bir adam haline gelmisdi,ve 1837 de ilk evrim teorisini toplamaya calisdi ,konulari bir biriyle baglamaya ve isbatsiz delillerle kitabini yazmaya basladi.’Bu arada kücük kücük makaleler yazdi buda cok ilgi cekti ve hayran kitlsi artmaya basladi.Evet Darwin 1839 kusinesi ile evlendi ve iki cocugu oldu ,tabiki insanin nasil var olusugunu anlamamkla kalan darwin ,herseyi tesadüflerle anlatmaya basladi,1842 de Londona tasindilar ama hep Hastalik sorunlari baslamisti ,vucudu agrilarla kivranmakdaydi,ve toplaminda 8 cocugu olmusdu.Artik sadece Ewrimle ilgilene bilirdi 1844 de 230 sayfalik bir kitap cikardi Ewrimi anlatan ama hep hastaliklarla savasan ikide bir Kursa kiden yani terapi gören insan haline geldi.hayvanlar ve pitkiler üzerinde durmadan deney yapan darwin bu arada devlet görevlisi olmusdu simdik onun icin daha kolay olacakti evrimi anlatmak ve insanlarin beynini yikamak ve ilk büyük baskisini 1859 da cikardi ve toplaminda 5 tane evrimi anlada baski cikardi. ve 1868 de yalan teorise bir halka daha ekleyerek Insanlarin hasa hasa hayvanda türedigini Anlatan bir kitap cikardi.
    simdik onun Evrim teorisi Devlet tarafindan desteklenen ve kabul gören ve avrupada büyük ilgi gören yalan dolan dolu ’Kitaplari yayildi,ve devletlerin okullarda okutulan bir ders haline geldi ve zamanimizda hala okullarda okutulan ve bizim ülkemizdede okutulan buyalan teori,ve 1875 bir 559 sayfalik bir baski daha cikardi ve ogullari tarafindanda desteklenen ve probagandasi yapilan evrim teorisi artik saglam zeminler bulmusdu dünyada,dünyada kitaplari okunmaya ve derslerde mecburi kilinmaya basladi ,tabiki 8 tane evladi olmasi onun icinde büyük bir avantacdi cünkü Darwinden sonra en büyük brobagandayi yaspacak olan onlardi,ve 40 yili askin ewrimi anlatti ve hic bir gercek delil olmadan bunu savundu tabiki misyoner masonlarin desteklemesinle büyük bir rant sagladi,tabiki bu sapik inanci iski yunan ve iski misir ve sümerlilerden esinleyerkten yazdi kitaplarini, ve cok sayida ödül aldi bu sayede.Sonunda 73 yasinda evinde öldü.
    Ve sahte iskelet ve eksik kemikleride tamir ederek sonucunda bir evrimi anlatan sahte resimlerinle cizdiler cünkü simdik bile hep ellen cizma resimle anlatmaya calisiyorlar gercek bir Fosil yok hic ama bir Yaradicini oldugunu ispatlayan milyonlarca gercek fosil örnekleri var buna ragmen yapmacik deneylerlen insanlari kandirmaya calisdirlar ve cahil insalari kandira bilmislerdi o zamanin kisitli teknolejisi ile savunduklari teoriyi kimse tam cürütememisti birde masonik devletlerin korumasi aldina girmisti bu sapik teori ve kimsenin cesaret edip karsi koyamadigi kisa zamanda büyük zemin buldu .Malesef cahil insanlarin cok olamsindan kaynaklanan bu sorun 19 yüzyiln ilk ceyreginde cok rant sagladi.Insanlari bir tesadüfe dayanan teorisini kabul ettirdi.Simdik gelelim yazdigi bazi Kitablari biraz anlatmaya ,mesela bir yazisinda demis Darwin;neden hic erwrimi destekleyen fosili bulamamaktayiz eger fosil yoksa buda demektirki benim teorim yanlistir veya su aldinda ve yer yüzünde yasayan hayvanlar var bir saldiri oldugunda kendini nasil sakliyor da düsmani onu fark edemiyor ( kamofilas) dedigimiz sey yapabiliyor bunu kelimelerle anlatamadi bunlarin tesadüflerle anlayatamacagini yazmis kitabinda ve dünyada ki bu mucize sistem nasil olupata hic bozulmadigini anlayamadigini da kitapinda yazmis ve tesadüflerle olmayacagini anlatmis. Insanin Ruh yaspisini hic anlatamadi ve nasil bir sey oldugunu anlayamadi ve hayvandaki ve insandaki göz yapisini tam olarak bilemedi cünkü zamanin kisitli teknelojisiyle bunlari cözmesi imkansizdi ve DNA yida tam bilmeyerek kitaplarini yazdi buna benzer mucize olaylarin hic anlatamadi kitabinda,zaten adam yazmis bu teori cökücek diye neden bu inat hala anlamis degilim ,gercek cok acik ortada önce bir insan kendi bedenine bir baksin ve incelsin ,tesadüfen ortaya gele bilirmi bu beden veya hayvanlarda ve bitkilerde ayni sekilde tesadüfen ortaya hic bir sey cikmaz,düsünün bu ülkeyi bu hale getiren insanlar tesadüfen olmuslar ,hayret dogrusu buna inanmak veya savunmak .Birde insan irklari üzerinde üstünlük oldugunu yazdi yani beyaz ve siyah irkler kendisinin beyaz oldugundan birazda mecbur kaldi beyaz irki üstün görmede ve avrupali irklarinda beyaz oldugundan sonuc belli olmusdu zaten, ve o yüzyilda sencileri köle olarak satin veya kulandilar bunuda bir güzellik gibi yaptilar hic cekinmeden insanlari pazarladilar ,bunu da hep Darwinin kitaplarindan esenlenerek yaptilar ,ama asil karsi oldugu nokta dindi ,dine karsi olan yazilari hayli coktu,ve dinin zararli ve uydurma oldugunu yazdi kitaplarinda ve islamiyeti ve türkleri karaliyan yazilari cikti.Örnek olarak Türklerin barbar ve geri kalmis bir irk oldugunu yazdi amac burda Türkiyeyi bir yok edilmesi bir devlet olarak göstermesidir,adam osmanliyi gücük bir imparatorluk olarak nitelendirdi.Malesef simdiki zamanda ben türküm ve evrim teorisi savunan bir bilim adamiyim diyen cok cahiller var,hic bir gercek kaynagi olmayan teoriyi savunmak nekadarda cahilce ve sapikca cükü 150 yildan beri hep bir arayis icinde oldular ama hic netice alamadan.Okullarda hic gercek bir fosil göremessiniz ewrimi destekleyen,mantik almiyor eger bir fosil veya baska bir sey yoksa nasil oluyorda düynya buna inaniyor tabiki bunda dinsizlik cok büyük bir rol oynuyor.Birkere devlet kanunu olmus bu Ewrim teorisi buna karsi olan ya hemen susuduruluyor veyda okullardan atiliyor ,buna benzer örnekler sayabilirim.Asirlardir bitmeyen bu sapik inanc eski yunan iski misir ve yok olan kavimlerde vardi darwin sadece onlari düsüncelerini birdaha yazip kitap haline getirdi ve masonik devletlerinde desdeginle büyük bir ilgi gördü malesef.Zaten Darwin kendi teorisinin bir gün cöke bilcegini yazmis ve anlamis ama kibir ve gurur ve sapik inanc onu ve ona inanlari yok etti sonunda.Cünkü ewrimle her konuyu anlatamadi ,kendiside bilmekdeydiki,deney yaptigi hayvanlarda ve pitkilerde hep Yaradilisi ispat eden mucizeleri gördü ama nedense bunu anlatmakdan geri kaldi,Allah bilir belki dis ve ic güclerden cekinmiste ola bilir cünkü gercekleri görmemek imkansiz gibi bir sey ,yinede en iyisini Allah bilir.
    Bu savas aslinda herseyin Allah tarafindan yaradildigina Inanlarin ve buna karsi savasanlarin kavgasidir,ilk insandan simdiye dek sürmekte bu savas ama su son 15 yilda evrim yavas yavas cökmeye basladi cünkü tesadüfe dayanan bu teori demek istedigi canlilarin bir birinden davam türemesidir ,yani bir sekil den veya bir hücreden baska hücreler olusmus bunuda nasil yapmis sorsan kendileride bilmiyorlar ama inaniyorlar ,ilk yaradilisi hic bir zaman anlatamadilar ,hep dedikleri hücrelerin bir araya geldikleri ve ondan sonra canlilarin türedigi ve bir delil olmadan ve bilimsel kaniti olmadan bunu savunmakdalar ve ilk nasil ve hangi sekil tam basladigini bilmemekle beraber ve son yillarda paktilar is olacak gibi degil simdikte yok mutasyonla ondan sonra yok kristal ve son olarakta ewrimin güclü savunucusu olan Richard Dawkins denilen sözde bilim adami yok ilk hücreleri uzaylilar yapdi ve dünyaya pirakti ve sonrasinda hayvanlar ve bitkiler sonrada insanlart türedi dedi ,artik care kalmadi ne yapsin cahil ,Allah kabul etmemek icin sapitdikca sapitmaya pasladi birde bir tv kanalinda bir evrimciye sordular ilk hücreler nasil basladi adam tam 17 saniye tavani izledi ve soruyu cevapsiz birakti veya tam anlatami ,,simdik hala bu teoriyi savunmak cok aptalca olacak ama iste malesef hala bizim ülkemizde okullrda temel bir ders olarak okutulmaktadir ,insan üzülüyar bizim genclerimizin resmen beyni yikaniyor bunuda aptalca sekillerde yapiyorlar bu gidise dur demin zamani geldi ve coktan geciyor bile,simdik bazi prof,ilim adamlari artik hayvandan türedik demiyorlar sadece mahluk veya isimsiz bir canli diyorlar ee bir kere yenildiler ,isi yokusa sürmekde inatcilar ,bazilarida sadece tarih verir yok milyar yillar önce veya kacamak cevaplar ,ülkemizde su son zamanlarda tv kanallarinda cikan cahil prof bilimciler hala darwinin savunmasini yaparlar elde bir kanit bile olmadan ama az kaldi eger hepimiz bu sapik teoriye karsi elbirligiyle savasirsak bu konu bu ülkede okutulmaz birdaha belki sadec tarih olan bir konu olarak anlatilir ,beraber harekat etmeliyiz insallah
    yani yikilmasi an meselesidir insallah.Bu sapik teoriyi savunmak artik utanc verici oldu okullarda,cünkü her yüz yilda bir Allahi Yarratigini savunan insanlar cikar masallah, ve onlara karsi savasan insalarda türer buda dünya imtihanidir kim dogru yolu secerse kurtulusa erenlerdir insallah,ama kim sapik seylerin arkasindan gider ve onu savunursa onlar kayp edenlerdir.Nekadarda ugrassalar ewrim teorisi cökmeye mahkumdur insallah,cükü herseyi sesadüfe ve gercek olmayan deillerle savunmak cok cahilce,darwini savunan cogu bilim adamlarida artik kabul ediyor dogrularu onlarda diyor tesadüfen hic bir varligin olamayacagini ,yani herseyin bir yardani oldugunu cugu bilim adalarida aslinda kapul ediyor ama net kelimelerle anlatmaya cekiniyorlar,simdik evrimin dogurdugu ideolijiler hangileri birazda onlarin üzerinde duralim cünkü cok vahim bir konudur. Ilk basta Komminism,Fasizm,kapitalism,emperyalism,veya sadece insani ön pilanda tutan düsünün bir dini olmayan bir halk ve kültürü kalmayan bir halk ve dini bir hice sayan görüsler punlar,ve buna bezer ufak tefek ideoller türemistir,bunlarin hepsi ama hepsi Dine karsi ve Dini kabul etmeyen Ideolijilerdir,belki ilk bastan tam belli etmezler ama gercek yüzleri zamanla ortaya cikmakdatir cünkü bilindigi gibi 1. dünya savasinin gercek nedeni Komminism,Fasizm,kapitalism,emperyalism di bunu destekleyen olaylar gelisti dünyada,her yerde kan ve zulüm yapildi bu ideollerin arkasina siginarak insanlari dinden uzaklastirip bir ideoleji batagina soktular.,2.dünya savasindada Komminism,Fasizm,kapitalism,emperyalism ayni görüsle kan ve zulum ortami oldu toplaminda 350 milyon dan fazla insanin ölmesine ve milyonlarca insanin sakat ve ülkesiz ayni zamandada kimliksiz ve cocuklarin özürlü kalmasina neden oldu bunlar ap acik görünmekde ve bütün dikdator generallarin kendi yazmis olduklari kataplarda kendi düsünceleri Darwinden esenlenerek uyguladiklarini söylüyorlar hepsi ayni görüsü savundurlar yani üstünlük be dünyada rant yapmak icin döküldü pukadar kan ve sanki bir magrifetmis gibi anlatmak cok cahilce ve sapikca ,insanlardan huzuru neseyi ve öz güvenceyi almisdir bu sapik inanc zamanimizda hala devlet politikasi olan bu ideolijiler hala kan ve zulüm yapmakta dünyanin neresine giderseniz gidin mutsuz ve korkan insanlar coktur ,cünkü mu sapik mantigi destekleyen cok yazar ,sair ,medya ,bilim ve politikacilar oldu mesala ünlü yazar Charls Darwin,Karl Marx ,Richard Dawkins ,Roger Lewin ve bunlar gibi daha nice leri var bu sapik inanci savunmuslardir ve hala cogu yazarlar dis ve ic bu teoriyi savunmakdalar,devlet admalri ve diktator generallar mesala Adolf Hitler,Josef Starlin,Lenin,Moa ve buna benzer sapik düsüncede olan insanlar malesef cok apdalca bir teoriyi savunmakdan geri kalmiyorlar,ülkemizde hala bu diktatorlarin arkasinda yürüyen genclik var bunlar genelikle okullarda ögretiliyor bizim ülkemizde var bazi bilim adami sifadinda gezinip bunlara benzeyen cahiller,yani bu Ideolijinin girdigi ülke,devlet veya kitalar hep zulüm ve kan görmüsdür ve hala görmekde ne yazikki insanlar Allahi kabul etmemek icin bu ideoleji arkasina siginip dine karsi savasirlar,bizim ülkemizde savasin bitmeme nedenide bu Ideolejilerdir malesef mesale Pkk Kommunist bir örgütlenme ve yandas ögütlerde ayni hepsi bu egitimden gecerler sözde esitlik isdeyen bu mantik hep kan ve siddete dayali iste du teoriye inanlarin beyni yikaniliyor ve neyaptigini bilmeyen bir insan oluyor ,ülkemizde bilhassa ünüvesitede okutulan konular hep sapik teoriyi savunulardir ve dinden uzak ,kütürden yoksun ve ahlaki degeri olmayan bir halk istiyor bu ewrim teorisi.,cünkü bu mantik diyorki ,Tes ve Anti tes ve sonucunda Sentes sonra bir daha Tes ona karsi yenikten bir Anti tes daha ve bu sistem bir sark gibi dönmekde yani kavga ve siddetin sonu gelmez demek istiyorlar ama bunu bizim anlayacagimiz dilde degilde karmasik bir dilde söylüyorlar haa cünkü eher benim söyledigim gibi söyleseler zaten herkes anlaycak neyin ne oldugunu o zamanda hersey huzur ve güzellik olacak ama amac seytana asker olmak gibi bir sey ve kavganin ne basi belli nede sonu cünkü bu sapik mantik bunu istiyor ,kimse anlamasin kimse sormasin ama durmadan kavga halinde olsunlar bunu bilin nezaman ki Din geri plana itildiginde hemen kavga ve siddet ortami doguyor yani cünkü din 3 ve ya 4 cü plana atildginda ve irk dil ve millet sayacagimiz katogoriler ön veya ilk plana alindiginda gördükki gavga ve siddet ortami doguyor cünkü evrim teorisi bunu istiyor zaten yani insalar irg ayrimi ve dil ayrimi gibi siddete dayali yazilarindan anlaya biliriz ve öylede oldu tabiki sadece onun yazdigi kitaplar olmadi baska ewrim teorisi savuna kisilerin kitaplarida sebeb oldu bu cehalete ama insallah bu sapik inanc bu yüz yilda tamamen cökecek ve sonu geldi insallah .
    Insallah baska konularida baska bir zaman da yakindan inceleriz ,hatam olduysa Hakkinizi helal ediniz insallah,
    sagilarimla selamlar,
    bendeniz Zül-Karneyn

  33. Zül-Karneyn Osmanli Says:

    Kurban Bayrami

    Kurban Bayrami

    Bugün Kurban Bayrami
    Kuran okunur Aksamlari
    Öpülür büyüklerin Elleri
    Unutdurur Dert ve Kavgalari
    Baristirir Küs Kalanlari
    Bugün Kurban Bayrami

    Kurban Namazina Gidilir
    Kurban Kurban gibi Kesilir
    Kesmeden önce Euzü Besmele Cekilir
    Kendinden Önce Komsuna Verilir
    Garip,Yetim kim varsa hepsine Yedirilir
    sonrda Allaha hamd ile Sükür edilir

    Hz.Ibrahim adak adamis Hz.Ismaili
    Allah Bir Kurban ile göndermis Cebraili
    Allah Allah diye getirmisler Tek Biri
    Allah kabul etmis dua eden Dilleri
    Allah diyerek kesmis Kurnabani Elleri

    Bayram,Bayram gibi Kutlanir
    Düsmaninda olsa Selami Alinir
    Allah icin Barisilir
    Kalblerde Allah sevgisi Ekilir
    Buda Allahin bir Farzidir
    Hersey Allahdan Sevilir
    Allah bizi bizden daha iyi Bilir

    Peygamberimizi örnek Alalim
    Allah icin Kurban Bakalim
    Kalblerde yanmayan sevgiyi Yakalim
    Herkese nese ve sevgiyle Bakalim
    Gönüllere Allah askini Asiyalim

    Zül-Karneyn Osmanli

  34. Zül-Karneyn Osmanli Says:

    Evrim teorisi ve Yalanlari

    Evrim teorisi söz konusu olduğunda pek çok kişi, bunun, bilimsel bir mesele olduğunu ve bilim adamları kadar bilgi sahibi olmayanların Darwinizm’i anlamalarının imkansız, üzerinde tartışmalarının da yersiz olduğunu zanneder. Nitekim Darwinistler de bu yanlış düşünceyi teşvik etmek için, Latince kelimeler ve halkın geneli tarafından bilinmeyen bilimsel terimler kullanır, karmaşık anlatımlar yapar, sık sık demagojiye başvurur ve içi boş sloganlar kullanarak bilimsel bir konudan bahsediyorlarmış izlenimi uyandırırlar.

    Oysa Darwinizm’in temel iddiası tamamen bilim dışıdır ve bu iddiadaki mantık sefaleti, ilkokul çağındaki çocukların dahi anlayabileceği kadar açıktır. Sözde ilkel dünya ortamında, çamurlu bir su birikintisinin içinde, nasıl olduğu asla açıklanamayan bir şekilde ilk hücre meydana gelmiş, daha sonra tesadüfler bu hücreden hayvanları, bitkileri, insanları ve medeniyetleri meydana getirmiştir. Yani tüm insanlık ve medeniyet, bütün bitki ve hayvan alemi, sözde, bol miktarda çamur, uzun zaman ve bol bol tesadüfün eseridir.

    Açıkça bir mantık çöküntüsü içinde olan Darwinistlere göre, her biri şuursuz olan bu maddeler, akıl ve vicdan sahibi, düşünen, seven, merhamet eden, muhakeme yeteneğine sahip, tablolar ve heykeller yapan, senfoniler besteleyen, romanlar yazan, gökdelenler inşa eden, atom reaktörleri kuran, hastalıkların sebebini bulan ve şifaya vesile olacak ilaçlar üreten, siyaseti yönlendiren insanları meydana getirmiştir. Yeterince zaman geçince, çamurlu suyun içinden tesadüfler sonucunda, aslanlar, kaplanlar, tavşanlar, geyikler, filler, kediler, köpekler, kelebekler, sinekler, timsahlar, balıklar, kuşlar çıkmıştır.

    Yine aynı çamurdan, birbirinden farklı koku ve lezzetleriyle çeşit çeşit meyveler ve sebzeler, portakallar, çilekler, muzlar, elmalar, üzümler, domatesler, biberler; eşsiz görünümleriyle çiçekler ve diğer bitkiler çıkmıştır. Kısaca, Charles Darwin’den bugüne sayısız evrimci makalede, kitapta, filmde, gazete haberlerinde, dergi yazılarında, televizyon programlarında anlatılan masal, bataklığın içinden tesadüfen ortaya çıkan canlılığın senaryosundan ibarettir. Yani, siz bir Darwiniste ‘Bu medeniyet nasıl oluştu? ‘, ‘Bu kadar farklı canlı türü nasıl meydana geldi? ‘, ‘İnsan nasıl var oldu? ‘ gibi sorular yönelttiğinizde, size vereceği cevabın özü şudur: Tesadüfler, bir bataklığın içinden tüm bu sayılanları, zaman içinde meydana getirdi.

    Kuşkusuz böyle bir hikayeye inanabilmek için ya akıl zayıflığı içinde olmak ya da kavrama ve düşünme yeteneğinden tamamen yoksun olmak gerekir. Ama asıl şaşırtıcı olan, böylesine akıl ve mantık dışı bir teorinin yıllar boyunca destek görmesi, bilimsellik kılıfı altına gizlenerek sürekli telkin edilmesidir.

    19. yüzyılın ilkel koşulları altında ortaya atılan evrim teorisinin, gelişen bilim ve teknolojinin bulgularıyla geçersizliği ispatlanmış, Darwin’in iddialarının hiçbir gerçekliği olmadığı görülmüştür. Evrim sürecinin mekanizmaları olarak öne sürülen doğal seleksiyon ve mutasyonların, Darwinistlerin ön gördüğü gibi bir etkisi olmadığı, yani yeni canlı türleri meydana getirmelerinin imkansız olduğu anlaşılmıştır.

    Darwinizm’e asıl darbeyi vuran ise fosil bulguları olmuştur. Darwin’in iddiasına göre, bütün farklı canlı türleri sözde tek bir ilkel atadan meydana gelmişti. Bu iddianın ispatlanabilmesi içinse, canlı tarihinin önemli bir belgesi olan fosil kayıtlarında, bu sözde ilkel atayı ve bu hayali atadan türlerin nasıl geliştiğini gösteren izler olmalıydı. Örneğin, eğer tüm memeliler evrimcilerin iddia ettiği gibi sürüngenlerden türemişlerse, mutlaka yarı sürüngen yarı memeli bir canlıya ait fosilin bulunması gerekiyordu. Yapılan araştırmalarda, pek çok canlı türüne ait, milyonlarca fosil elde edildi. Ancak canlı türleri arasında geçiş olduğunu gösteren bir tane dahi fosil bulunamadı. Bulunan tüm fosiller, canlıların sahip oldukları tüm özelliklerle eksiksiz olarak bir anda ortaya çıktıklarını, yani yaratıldıklarını göstermekteydi.

    Bu gerçek karşısında evrimciler, çeşitli yalanlara başvurdular. Paleontolojinin yüz karası olarak kabul edilen fosil sahtekarlıkları yaptılar. Soyu tükenmiş bazı canlılara ait fosiller üzerinde oynamalar yaparak, çeşitli senaryolar öne sürerek insanları aldatmaya çalıştılar. Bu senaryoların en ünlülerinden biri ‘atın evrimi’ hikayesidir. Bu senaryo, Hindistan, Güney Amerika, Kuzey Amerika ve Avrupa’da değişik zamanlarda yaşamış, farklı türlerdeki canlılara ait fosillerin evrimcilerin hayal güçleri doğrultusunda küçükten büyüğe doğru dizilmesiyle oluşturulan şemalarla ortaya atılmıştır. Değişik araştırmacıların öne sürdükleri 20′den fazla değişik atın evrimi şeması vardır. Hepsi de birbirinden farklı olan bu soy ağaçları hakkında evrimciler arasında da görüş birliği yoktur. Bu sıralamalardaki tek ortak nokta, 55 milyon yıl önceki Eosen döneminde (54 – 37 milyon yıl) yaşamış Eohippus (Hyracotherium) adlı köpek benzeri bir canlının sözde atın ilk atası olduğuna inanılmasıdır. Oysa atın milyonlarca yıl önce yok olmuş atası olarak sunulan Eohippus, halen Afrika’da yaşayan ve atla hiçbir ilgisi ve benzerliği olmayan Hyrax isimli hayvanın hemen hemen aynısıdır. Üstelik, Eohippus ile aynı katmanda, günümüzde yaşayan at cinslerinin de (Equus nevadensis ve Equus occidentalis) fosillerinin bulunduğu tespit edilmiştir. (Francis Hitching, The Neck of the Giraffe: Where Darwin Went Wrong, New York: Ticknor and Fields, 1982, s.30-31) Bu, günümüzdeki at ile onun sözde atasının aynı zamanda yaşadığını göstermektedir ki, atın evrimi denen sürecin hiçbir zaman yaşanmadığının kanıtıdır.

    Evrimciler tarafından ortaya atılan ‘at serisinin’ uğradığı akıbet, kuşların, balıkların, sürüngenlerin ve memelilerin, kısaca tüm canlı türlerinin, hayali ortak ataları ve sözde evrimsel soy ağaçları için de geçerlidir. Bugüne kadar, herhangi bir canlı türünün atası olarak gösterilen fosillerin tamamının, ya soyu tükenmiş bir canlıya ait olduğu anlaşılmış ya da evrimcilerin fosil üzerinde oynama yaptıkları ortaya çıkmıştır.

    Darwinizm, dünya tarihinin en kapsamlı ve en hayret verici aldatmacası olarak tarihe geçmiştir. Milyarlarca insanın adeta hipnoza girmiş gibi bu aldatmacaya kapılmış olması, tüm mantık dışı iddialarına rağmen Darwinizm’den etkilenmesi ise aslında mucizevi bir durumdur. Bugüne kadar evrim teorisine dünya genelinde verilen destek ve bu masalın böylesine kabul görmesi, şeytanın insanlığa bir oyunudur. Şeytan, büyük bir kitleyi Darwinizm’i öne sürerek yönlendirmektedir.

    Çok yakın tarihe kadar, kimse şeytanın bu oyununu bozmaya, insanlara gerçeği göstermeye cesaret edememiştir. Ancak içinde bulunduğumuz yüzyılda şeytanın bu oyunu, artık tamamen bozulmuştur. Bu aldatmacanın cevabı çok detaylı olarak anlatılmış, toplumlar bu konuda tam anlamıyla bilinçlenmiştir. Allah’ın izniyle, Darwinizm’in çöküşü, durdurulması mümkün olmayan bir noktaya gelmiştir. Nitekim, Darwinist dünya imparatorluğunda yaşanan paniğin asıl sebebi de budur.

    Evet dünyadaki gelisen cogu olumzuluklar hep tek bir nedeni var buda Allahi inkar etmekdir,insanlari cogu Allahin inkar etmek icin bu Sapik Ewrim teorisi savunurlar,
    bunada Bilim derler.Insanlari yanlis bir yola sokmak icin elinden geleni yaparlar,ve sonucunda bu Evrim teorisinden dogan ideolojiler hep Dine karsi olmuslardir,yani Dini kabul etmez bu Sapik inanc o yüzdende milyonlarca insan kat edildi,cünkü bu teorinin arkasina siginarak hep insanlari kullandilar.Ama artik insallah bu teorininde sonu geldi ve gelmeside lazim.
    Saygilarimla selamlar

    Zül-Karneyn Osmanli

  35. kenan Says:

    Zannetme senden başkasını sevdim
    Evham yapıp havalara girdim
    Yükseklerde ucmam tek başıma
    Neler hissediyorum hasretinle ölürken
    O unuttugumuz günlerin üzüntüsü icimde

    Ne olduysa bana aşkımdan oldu
    Esaret icinde beklerken seni
    Canan sen halimi anlamazmısın
    O unuttugumuz günlerin üzüntüsü icimde

    NECO İLE ZEYNOYA MUTLULUKLAR DİLEKERİMLE
    ÖZNUR&KENAN ARSLANOGLU

  36. Zül-Karneyn Osmanli Says:

    EVRİM TEORİSİ,19.YÜZYILIN BİLİM SEVİYESİNİ YANSITAN KÖHNE BİR TEORİDİR

    Geçmiş asırların ilkel teknolojisi ve kısıtlı bilimsel verileriyle ortaya atılmış pek çok varsayım, bugünün gelişen ve ilerleyen bilimi sayesinde artık tamamen çökmüştür. Darwin’in köhne teorisi de bunlardan biridir.
    Darwin dönemi, her türlü teknik araç ve gereçten mahrum bulunulan, bugün kullandığımız en basit teknolojik aletlerin bile varolmadığı ve ilkel şartların hakim olduğu bir dönemdir. Darwin’in teorisini ortaya attığı yıllarda (1859) o zamanın bilim adamlarının çalışma ortamları basit birer atelye seviyesinde idi. Araştırmacılar; pergel, pusula, termometre benzeri basit araçlar kullanarak doğada olup biteni anlamaya çalışıyorlardı. Elektron mikroskobu henüz icat edilmemişti. Hatta değil elektron mikroskobu, insanlık henüz buzdolabı (1938) , telefon (1876) , daktilo (1867) ve hatta tükenmez kalemle (1863) bile tanışmamıştı. Teknolojiden böylesine yoksun bir ortamda çalışan bilim adamları, hayatın hücre seviyesindeki kompleksliği hakkında hiçbir şey bilmiyorlardı. Darwinizm döneminde, bilimsel olanaklar o kadar geri, cahillik o kadar yaygındı ki;

    1. Canlı hücre, içi su dolu bir torbadan ibaret, basit bir yapı zannediliyordu.
    2. Bilim adamları, hücrenin kompleks yapısından ve DNA’nın varlığından haberdar değillerdi.
    3. Yaşamın devamını mümkün kılan ve her biri mükemmel birer tasarımın eseri olan moleküler mekanizmalar tanınmıyordu.
    4. Yaşamın, ciltler dolusu ansiklopediyi dolduracak miktarda bilgiye dayandığı bilinmiyordu.
    5. Anormal doğan bebekler, annelerinin doğum sırasında kapıldığı korkuların sonucu zannediliyordu.
    6. Bir bölgede toprağın sabanla sürülmesinin, o bölgede iklimi değiştireceğine inanılıyordu.
    7. Uzayı renksiz bir sıvı olan eterin kapladığı düşünülüyordu.
    8. Birkaç nesil kolları kesilen insanların, çocuklarının bir süre sonra kolsuz doğacağına inanılıyordu.

    Darwinizm’in ortaya çıktığı bu ilkel bilim ortamı, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlanan bilimsel bulgularla son buldu. Elektron mikroskobunun ve ışınlı tarama cihazlarının geliştirilmesiyle birlikte, bilim adamları yaşamı çok yakından inceleme imkanı buldular. Hücrenin kompleks yapısının, sahip olduğu hücre zarı, mitekondri gibi sistemlerin tesadüflerle oluşamayacağı anlaşıldı. Yaşamın yüklü miktarda genetik bilgiye ve indirgenemez komplekslikte moleküler mekanizmalara dayandığını ortaya konuldu. Bilim adamları, yaşamın temelinde DNA isimli molekülün bulunduğunu keşfettiler. Bu molekül, dünyanın en gelişmiş veri saklama sistemlerinden daha mükemmel özelliklere sahipti. Hem bedenin yapısına ait bilgiyi saklayabiliyor, hem de bu bilgiyi bir ‘bilgisayar’ gibi işleyebiliyordu. İnsanın tek bir hücresindeki DNA molekülünün, 50 ciltlik ansiklopedi setinin saklayabileceği miktarda bilgiyi saklayabileceği hesaplandı. Modern bilimin deney ve gözlemleri karşısında Darwinizm’in büyük bir yanılgı olduğu ortaya çıktı.

    Biyomatematik alanında yapılan hesaplamalar, yaşamın bu kompleks yapısının tesadüflerle bir araya gelme ihtimalinin ’0′ olduğunu kanıtladı. Mikrobiyoloji, viroloji, genetik, moleküler biyoloji, biyokimya gibi yepyeni bilim dalları, doğada apaçık bir tasarım bulunduğunu ortaya koydu. Paleontoloji bilimi de, fosil kayıtlarında evrim teorisinin varsaydığı ara geçiş formlarından eser bulunmadığını ortaya koyarak Darwinizm’e ölümcül darbeyi vurdu. Türlerin yeryüzünde bulundukları milyonlarca yıl boyunca hiçbir evrimleşme yaşamadıkları ve kusursuz beden yapılarıyla aniden ortaya çıktıkları kanıtlandı.
    Böylece modern bilim, Yüce Allah’ın tüm canlıları yoktan varettiğini doğrulamış oldu.

    Zül-Karneyn Osmanli
    http://kiyametz.blogcu.com

  37. Zül-Karneyn Osmanli Says:

    Darwinist ,Materialist düsüncenin Sonu

    Deccali sistem olan masonluk, dünya çapında kendince sinsi bir oyun oynamıştır. Müslümanları, Hıristiyanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Hıristiyanları da Müslümanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Samimi dindarları birbirine düşürüp, iki dindar kesimi karşı karşıya getirip, onları birbirinden şüphelenen, birbiriyle mücadele eden iki karşı grup gibi göstermiştir. Deccal, bunu yaparken, her iki tarafın samimi dindar kesimini bu yolla ezmeyi, onların güçlerini kırmayı amaçlamıştır. Bu, deccalin, İMAN EDENLERE KARŞI FİKRİ MÜCADELESİNDE, TELKİN GÜCÜYLE, SİNSİCE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BİR KOMPLODUR.

    Masonlar, bu sinsi oyunun bir parçası olarak, Hıristiyanlara diğer inananlarla mücadeleyi, şevk ve heyecanla yapılan kutsal bir mücadele görünümünde göstermiş ve böylelikle Hıristiyanları da bu mücadelenin içine sokmuştur. Hıristiyanlar, bu sinsi oyun sonucunda, , deccal sistemi ile mücadele edeceklerine Müslümanlarla mücadeleye yönelmişlerdir. Deccal ise; Allah’a, Peygamberlere, cennet ve cehheneme gönülden inanan insanları birbirine düşürürken, aynı anda kendi şeytani faaliyetlerini devam ettirmek için fırsat bulmuştur. İnsanlar deccali sistemin etkisiyle Allah inancından uzaklaşmışlar, ATEİZM TÜM DÜNYAYA YAYILMIŞTIR. Deccal, her iki dinin de taraftarlarını baskı altına alıp, Darwinizm, faşizm, komünizm gibi Allah inancına karşı zulüm sistemlerini süratle geliştirmiştir. İki dinin taraftarları birbirleriyle suni bir kuşku içine düşmüşken, masonluk, bu komplo neticesinde gitgide güçlenme imkanı bulmuştur.

    Deccalin sinsi oyunu neticesinde, Darwinizm’in etkisiyle dünyaya bir dönem hakim olmuş olan komünist ve faşist ideolojiler, MİLYONLARCA İNSANIN KATLİNE SEBEP OLMUŞTUR. Şu anda NE ABD’DE, NE RUSYA’DA, NE DE ÇİN’DE DARWİNİZM ALEYHİNE HİÇKİMSE KONUŞAMAMAKTADIR. DEVLETLERİN FELSEFELERİ DARWİNİZM, MATERYALİZM ÜZERİNE KURULUDUR. Bunu yürüten de MASONLUKTUR. Şu an dünyada hakim olan sistem, Allah inancını hiçbir şekilde savunamamaktadır. Dünyanın neredeyse hiçbir yerinde “tüm varlıkları Allah yarattı” denememektedir. Bu sinsi hakimiyet neticesinde kitleler halinde bütün dindarlar ezilmekte, horlanmakta ve onlara karşı KATLİAM UYGULANMAKTADIR. Deccalin bu oyunu neticesinde, kitleler felakete sürüklenmiş, DÜNYADA 350 MİLYONDAN FAZLA İNSAN ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR.

    Zül-Karneyn Osmanli
    http://kiyametz.blogcu.com

  38. Zül-Karneyn Osmanli Says:

    Darwinist ,Materialist

    Deccali sistem olan masonluk, dünya çapında kendince sinsi bir oyun oynamıştır. Müslümanları, Hıristiyanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Hıristiyanları da Müslümanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Samimi dindarları birbirine düşürüp, iki dindar kesimi karşı karşıya getirip, onları birbirinden şüphelenen, birbiriyle mücadele eden iki karşı grup gibi göstermiştir. Deccal, bunu yaparken, her iki tarafın samimi dindar kesimini bu yolla ezmeyi, onların güçlerini kırmayı amaçlamıştır. Bu, deccalin, İMAN EDENLERE KARŞI FİKRİ MÜCADELESİNDE, TELKİN GÜCÜYLE, SİNSİCE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BİR KOMPLODUR.

    Masonlar, bu sinsi oyunun bir parçası olarak, Hıristiyanlara diğer inananlarla mücadeleyi, şevk ve heyecanla yapılan kutsal bir mücadele görünümünde göstermiş ve böylelikle Hıristiyanları da bu mücadelenin içine sokmuştur. Hıristiyanlar, bu sinsi oyun sonucunda, , deccal sistemi ile mücadele edeceklerine Müslümanlarla mücadeleye yönelmişlerdir. Deccal ise; Allah’a, Peygamberlere, cennet ve cehheneme gönülden inanan insanları birbirine düşürürken, aynı anda kendi şeytani faaliyetlerini devam ettirmek için fırsat bulmuştur. İnsanlar deccali sistemin etkisiyle Allah inancından uzaklaşmışlar, ATEİZM TÜM DÜNYAYA YAYILMIŞTIR. Deccal, her iki dinin de taraftarlarını baskı altına alıp, Darwinizm, faşizm, komünizm gibi Allah inancına karşı zulüm sistemlerini süratle geliştirmiştir. İki dinin taraftarları birbirleriyle suni bir kuşku içine düşmüşken, masonluk, bu komplo neticesinde gitgide güçlenme imkanı bulmuştur.

    Deccalin sinsi oyunu neticesinde, Darwinizm’in etkisiyle dünyaya bir dönem hakim olmuş olan komünist ve faşist ideolojiler, MİLYONLARCA İNSANIN KATLİNE SEBEP OLMUŞTUR. Şu anda NE ABD’DE, NE RUSYA’DA, NE DE ÇİN’DE DARWİNİZM ALEYHİNE HİÇKİMSE KONUŞAMAMAKTADIR. DEVLETLERİN FELSEFELERİ DARWİNİZM, MATERYALİZM ÜZERİNE KURULUDUR. Bunu yürüten de MASONLUKTUR. Şu an dünyada hakim olan sistem, Allah inancını hiçbir şekilde savunamamaktadır. Dünyanın neredeyse hiçbir yerinde “tüm varlıkları Allah yarattı” denememektedir. Bu sinsi hakimiyet neticesinde kitleler halinde bütün dindarlar ezilmekte, horlanmakta ve onlara karşı KATLİAM UYGULANMAKTADIR. Deccalin bu oyunu neticesinde, kitleler felakete sürüklenmiş, DÜNYADA 350 MİLYONDAN FAZLA İNSAN ÖLDÜRÜLMÜŞTÜR.

    Zül-Karneyn Osmanli
    http://kiyametz.blogcu.com

  39. selcan aslan Says:

    bok gibi

  40. kiz7 Says:

    cok gicikti bence ama bilmiyorum siz ne dusunuyorsunuz?
    gitmem lazim bye

  41. kiz7 Says:

    burnumda tütüyorsun
    hic bir zaman sönmüyorsun
    seni ne kadar sevsende
    hic geri glmiyorsun

  42. kiz7 Says:

    Deccali sistem olan masonluk, dünya çapında kendince sinsi bir oyun oynamıştır. Müslümanları, Hıristiyanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Hıristiyanları da Müslümanlara deccal olarak göstermeye çalışmıştır. Samimi dindarları birbirine düşürüp, iki dindar kesimi karşı karşıya getirip, onları birbirinden şüphelenen, birbiriyle mücadele eden iki karşı grup gibi göstermiştir. Deccal, bunu yaparken, her iki tarafın samimi dindar kesimini bu yolla ezmeyi, onların güçlerini kırmayı amaçlamıştır. Bu, deccalin, İMAN EDENLERE KARŞI FİKRİ MÜCADELESİNDE, TELKİN GÜCÜYLE, SİNSİCE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ BİR KOMPLODUR.

  43. Anonim Says:

    xadise seni cok seviyorum

  44. SERAP Says:

    ADAM GİBİ ADAM DURSUN BEDİRHAN

    Selam olsun can dosta benden selam
    Dost ki milletimin sesi vatanımın öz yiğidi
    Ozan ali bedirimin armağanı bize o can
    Adam gibi adam dursun bedirhan

    Avrupalaşmış kör zihniyete inat
    Kültürüme açılan savaşa inat
    Haykırıyor can dost buram buram
    Adam gibi adam dursun bedirhan

    Kalmadı sesime ses bir ozan
    Üç beş çapulcuya kalmış bu meydan
    Bu millete ses olmak koloaymı ulan
    İşte ses işte yürek dursun bedirhan

    Zaman ey zaman öz ruhun yittiği an
    Şöhret uğruna benliğini yitirmişken insan
    Bir yiğit geliyorki yükselerek durmadan
    Özüm gözüm ozan dursun bedirhan

    Ayrım yoktur herkes birdir mizanında
    Sevdaların hası yanar tüter bağrında
    Yolu gönüllerele talip olan bir ozan
    İnsan aşığı gönül adamı dursun bedirhan

    Aydınım diyeceğim çoktur halkıma
    Bu düzen ki çok gider ağrıma
    Bize gelmez böyle felan filan
    Alayına yeter can dursun bedirhan

    O ki kimi zaman vatandır.ayyıldıza ses verir
    O ki kimi zaman ozandır gönülleri titretir
    O ki bu cana can dost olan genç ozan
    O ki adam gibi adam dursun bedirhan

    Dursun BEDİRHAN seni çok seviyoruz…

    ŞİİR: AYDIN KOÇ..
    CAN BEDİRHAN’ANA HİTABEN yazılmıştırrrr

  45. kerim Says:

    YA MUHAMMED DİYE DİYE
    Sular gibi çağlıyorum,
    Ye Muhammed diye diye
    Hasretine ağlıyorum,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Kul tacını taşıyorum,
    Hep sevginle yaşıyorum
    Bin merhale aşıyorum,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Kurtuluşu sende gördüm,
    Düştüm ardına iz sürdüm,
    Şerrin defterini dürdüm,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Hakka aciz bir kul oldum,
    Aşkınla sarardım soldum,
    Şu hayatta huzur buldum,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Hak mizanını koyunca,
    Ümmetim sesin duyunca,
    Koştum bir ömür boyunca,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Kalem olsaydım elinde,
    Kelam olsaydım dilinde,
    Yüzem ümmetin gölünde
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Hakka davet şu ezanda,
    İşim yok şüphede zan’da,
    Hesabım versem mizanda,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Vazgeçtim dünya süsünden,
    Ayrılmam Hak ölçüsünden,
    Geçsem sırat köprüsünden,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Ya Rab! Acı bu kuluna,
    Dileğim var, arz oluna
    Lütfen çıkam Hac yoluna,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Her kul bilir kemalini,
    Mahşerde yüce halini,
    Seyretsem gül cemalini,
    Ya MUHAMMED diye diye.
    Lügattan dert siliyorum,
    Derman sende biliyorum,
    Şefaatın diliyorum,
    YA MUHAMMED DİYE DİYE.

  46. Anonim Says:

    sevdim güzelşiir

  47. crap[azerigirl} Says:

    de nece yasadin dunenki gunu
    bagladin ya acdin hansi duyunu
    sabahki isinin neyedir yonu
    yolunu ozunmu ozgemi secti
    sonra deyeceksen bu dunya hecdi

  48. crap[azerigirl} Says:

    kendine iyi bak derler ve giderler
    seni parcalara ayirip giderler
    en buyuk parcani yanlarina alip giderler

  49. icik yakup Says:

    Kütlesi ağır rüya

    (Lyrik)

    Hatırlamıyorum, hangi bir geceydi gördüğüm bu rüya!
    Muhtemelen kötü bir rüya; bahçemde bir ağaç büyüdü.
    Sonra bütün renklerde çiçekler açtı, yaz gelmeden döktü.

    Benim bahçem bir mezarlık oldu, soldu, soldum sararıp,
    Ve yem – yeşil ağaç kurudu.. sonra yaprakları topladım.
    Sedeften sürahi içine, ellerim renk poleni, hüzünler sarılı.
    Gözlerimdeki amansız yaşlar, bütün renklerin cümbüşü.
    Acı çeken parmaklarım mat renginde paramparça oldu.

    Bir damla gül uyandığımda, hayallerimde kızıl renkte büyüdü
    Buruk bir tebessüm sardı – sarmaladı sarmaşık gibi yüzümü
    Gözlerim salındı dışarı, baktım ki inceden yagmur yağıyordu.

    Bu ne anlama gelebilir? Ah sevgili, buldugum an da sen öldün?

    Yakup İcik

  50. hasre Says:

    suphi diye biri varmış suphi bir gün evde tek başınaymış annesi sobayoı yakıp dışarı çıkmıştı suphi çok sıcaklamış kazağını çıkarmış yaranamamış kalkıp sandelye getirip üstüne çıkmış sobanın üstüne işemiş ve soba sönmüş sonra ev soğumuş

  51. besna kayar Says:

    acı ve hüzün 1 yıdız kadar uzak mutluluk gözbebeklerin kadar yakın

  52. Ceyda Germiyanlı Says:

    Kısa süre önce tanıdığım ve şiirlerini çok beğendiğim Furkan Adil ÖZDEMİR’in bir şiirini paylaşmak istiyorum.

    Ellerimi sevdin?

    Ey sebebim maralım,
    Söyle ellerimi sevdin?
    Kaderim kahve gözlüm
    Söyle ellerimi sevdin?

    Aldırmazdın o sözlere,
    İnanmazdın sütsüzlere,
    Geçmişini göre göre,
    Söyle ellerimi sevdin?

    Keşke bunlar hayal olsa,
    Gül dalında güneş görse,
    Maralım tekrar sevse,
    Söyle ellerimi sevdin?

    Furkan Adil Özdemir

  53. Icik Yakup Says:

    Aşka Amade Arzumuzu Gurur Köreltti

    Ben güneşin batışını kızıl renkte gördüm
    Ayın gökyüzünde, ibrin gibi bana gülüdügünü
    Ben melekleri bulutlardan düşerken gördüm
    Ve garip bir dünyada ruhuma battı özlemler
    Rüzgar usulca sonsuzluğunu konuştuğunda
    Ve o gece dingin bir hava, içimde büyüdü
    Ben çok uzun ayrılığın bu yerlerinde kaldım
    Kapat gözlerini icik, sabah dogana kadar.

    Biz başka bir çağın ihtişamını yaşarken
    Şimdi burada amansız acı hissediyorum
    Biz sonsuz bir yıldızın ışığını takip edip
    Birlikteliğe kenetlenmeliydik oysa; ayrıyız..

    Birlikte gitmek varken uçsuz-bucaksız mutluluğa
    ya da ölüm,e..

    Sanki bütün saatler hala bizi savunuyor gibi
    Ve özlem benim içimde seni yaşatıyor gibi
    Varlığında bana kurşun bir vücut tasarladın
    Senin aşkından başka bir aşkın işlemiyeceği..
    Ve yağmur yağıyor dışarıda bak, sağanak
    İşlıyor tenime, sırılsıklamım boydan boya
    Ben sanki geleceği görebiliyordum hissettiğimle
    Karanlık yeni dünyalar uykuya davet ediyor gibi
    İkinci bir hayat ufukta sınırlanıyor feleğin kollarında
    Bu gurur aşkı köreltti, arzuları gemledi ve aşk bitti!
    (Trier-Almanya)

    Yakup Icik

  54. Brave Says:

    Eyvah.

    Ben o kara kıza kavuşamadım
    Ebruli resmi gözümde eyvah
    Yar diye bağrıma hiç basamadım
    … Hasretin acısı yüzümde eyvah..

    Mevsim bahar iken kırıldı dalım
    Kara’ya bulandı yeşilim al’ım
    Şahinken serçeye döndü bak hal’ım
    Sevda sancısı yüreğimde eyvah..

    Bağrımda eserken ayrılık yeli
    İçime akıyor hüznün seli
    Sen bana veda ettin edeli
    Gözlerimde yaş dinmiyor eyvah..

    Gam oldu yüreğime gülüşün artık
    Hayata küstürdü beni gidişin artık
    Nefrete dönüyor seni sevişim artık
    Boş yere eridim kül oldum eyvah..

    Allahın adıyla yeminler nerde
    Seviyorum deyipde düşürdün derde
    Sanmaki çok erken açıldı perde
    Yalancı rolünde yıldızdın eyvah..

    Yine bir seher vakti kalemim elde
    Kalbim buz tutuyor bedenim çölde
    Acımadan sen beni içinden sil de
    Anılar silinmiyor ğönülden eyvah..

    H.Murat Ates.

  55. Brave Says:

    Zamanı gelsin..

    Zamana inat ettim, yenildikçe mazime
    Anılar ben sustukça güldü hep yüzüme
    Sevmenin bedeli toplanmışken gözüme
    … Damla damla akan hırçın bir sel’sin
    Seni içimde kurutmanın zamanı gelsin..

    Nasıl bir yürekki bu, seveni cezalandırır
    Sevdim deyip acımasızca kandırır
    Seveni sevmeyi bilmeyen dolandırır
    Bedenimde anlamsız esen bir yel’sin
    Seni içimden atmanın zamanı gelsin..

    Ne hayeller, ne hayeller kurmuştum oysa
    Adın Mutluluk idi, mutluluğun adı buysa
    Ben sana köleydim, kölelik askmış neyse
    İçimde bitmeye başlayan bir emel’sin
    Artık sensizliğe alışmanın zamanı gelsin..

    Bagrima basmak istedikçe soğuktun niye
    Niye benim gibi inanmadinki sevgiye
    Gittin ah, gittin ama ağır geldi biraktigin hediye
    Sen bana ne düşman ne dost..artik bi el’sin
    Adına cigi çekmenin gayri zamani gelsin..

    H.Murat Ates.

Yorum Yapın